7. Hukuk Dairesi 2023/3630 E. , 2024/3254 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2874 E., 2023/1087 K.
DAVA TARİHİ : 21.12.2017
KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, İlk Derece
Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/271 E., 2022/452 K.
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların babaları... ile müvekkilinin kardeş olduklarını, ortak olarak döviz bürosu ve kuyumculuk işi ile iştigal ettiklerini, tarafların doğulu olmaları nedeniyle aralarındaki ticari ilişkinin örfe dayalı olarak yapıldığını, bu sebeple alınan gayrimenkullerin ortak olmasına rağmen davalıların babası adına tapuda tescil edildiğini,...'in vefatı üzerine davalılar ile 27.01.2017 tarihinde ''hisse devir sözleşmesi'' başlıklı bir anlaşma protokolü imzalandığını, söz konusu protokol hükümleri gereğince müvekkilinin kendi üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, ancak davalıların babası adına kayıtlı olan İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mah. ... mevkii 114 ada 12 parselde kayıtlı taşınmazın gerçekte 1/2 hissesinin müvekkiline ait olduğu davalılar tarafından şahitler huzurunda kabul, ikrar ve beyan edildiği halde hissenin devri yükümlülüğünün yerine getirilmediğini belirterek, söz konusu gayrimenkulün 1/2 hissesinin müvekkili adına tesciline, tapu iptal ve tescil taleplerinin kabul görmemesi halinde gayrimenkulün 1/2 hisse değerinin tespit edilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; muris...’in borçları gibi ifade edilen borçların, davacı ile birlikte ortak oldukları ... ve ... Ticareti A.Ş.’nin borçları olup, şirketin müvekkillerinde olan hisselerinin devri hususunda anlaşma sağladıklarını, davacı yanın dava dilekçesinde üzerinde durduğu ve taşınmaz üzerinde hak iddia ettiği 7 nci maddenin sözleşmeye esasen tarafların iradeleri dışında son anda ilave edildiğini, davacı yanın bir kısım edimleri yerine getirmesine rağmen, bir kısım edimleri yerine halen getirmediğini, davacı yanın imzalattığı protokolde ... kendi adına ve diğer müvekkillerine vekaleten imza atmışsa da, düzenlenen vekaletnamelerde kendisine protokolün 7 nci maddesindeki gibi bir düzenleme yapma yetkisi verilmediğini, davacı tarafından müvekkillerinin yanıltıldıklarını, iradelerinin müzayaka altına alınarak imza attırıldığını, protokolün geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların, davalı ...'e verdiği vekaletnamelerde, sadece muristen intikal eden şirketin hisselerinin devri ile ilgili temsil yetkisi tanıdığı, davalılara miras olarak kalan taşınmaz hakkında devir yapılması veya satış hususunda yetki verilmediği görüldüğünden 27.01.2017 tarihli sözleşmenin davalılar için bağlayıcı ve geçerli olmadığı, ayrıca davacılar vekilince davalılar vekili olan Avukat ... tarafından kendilerine gönderilen mail içeriğinde protokolün tarafların iradeleriyle imzalandığının kabul edildiği iddia edilmiş ise de mailde taşınmaz devri hususunda içerik bulunmadığından davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından taşınmaz malikleri olan ..., ..., ve ... hakkında açılan davaların esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise davalının dava tarih itibariyle taşınmaz maliki olmadığı için pasif husumeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tarafların ortaklıkları bulunan şirketin geliri ile alınıp davalıların babası... adına tapuya kaydedildiğini, müvekkili ile...'in mirasçıları arasında 27.01.2017 tarihli inanç sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmede düzenlenen hükümler doğrultusunda dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkili adına tapuda devredilmesi gerektiğini, davalıların iddia ettiği gibi davacının baskı, korku ve hileli davranışlarla 27.01.2017 tarihli inanç sözleşmesini imzalattırdığına ilişkin iddialarını ispat edecek hiçbir delil sunamadıklarını, davalı ...'un sözleşmedeki imzasını bertaraf etmek adına kanunu dolanarak hissesini diğer davalı mirasçılara devretmesinde kötüniyetli olduğunu, davalıların göndermiş olduğu cevabi ihtarnamede sözleşmenin vekaleten ... tarafından imzalandığından haberdar olduklarını ancak kandırıldıklarını ileri sürdüklerini, bu beyanın sözleşmeyi imza aşamasında onayladıklarının açık ikrarı olduğunu, BK'nun hükümlerine göre temsil yetkisinin yazılı olmasının geçerlilik şartı değil, ispat şartı olduğunu, vekalet sözleşmesinin şekle bağlı olmadığını, mahkemece müvekkilinin sözleşmedeki edimlerini ifa ettiğinin araştırılmadığını, davalıların müvekkili aleyhine dava konusu taşınmazın 1/2 hissesini devretmemeleri halinde sebepsiz zenginleşeceklerini, inanç sözleşmesine dayalı işlemlerde yazılı delil başlangıcı bulunmasa dahi inanç sözleşmesinin ikrar, yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesinin olanaklı olduğunu ve davalıların cevabi ihtarnamelerinde bu yönde açık ikrarlarının bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davaya dayanak olarak ibraz ettiği 27.01.2017 tarihli sözleşmeyi davalılardan ...'in kendi adına asaleten diğer davalılar adına ise vekaleten imzaladığı, sözleşmenin 7 nci maddesinde davalıların murisi ile davacının ortak iş yapmalarından kaynaklı elde edilen gelir ile alındığı iddia edilen dava konusu taşınmazın 1/2 payının davacıya devri yönünde düzenleme yapılmış ise de; davalı ...'in diğer mirasçılara vekaleten imzalamış olduğu sözleşmeye ilişkin diğer davalıların taşınmaz devri yönünde işlem yapmak ve sözleşme imzalamak hususunda ...'e yetki verip vekil kıldıklarına dair verdikleri bir vekaletname bulunmadığı, bu nedenle 27.01.2017 tarihli sözleşmenin bu davalılar için bağlayıcı ve geçerli olmadığı, 27.01.2017 tarihli sözleşmenin ... dışındaki diğer davalılar aleyhine yazılı inanç sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği, davalı ...'in de dava tarihinden önce dava konusu taşınmazda yapılan intikal sırasında tapudaki hissesini annesi ...'e devrettiği ve dava tarihi itibariyle tapu maliki olmadığının anlaşılması nedeniyle yerel mahkemece davacının tapu iptal ve tescil talebine ilişkin davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle diğer davalılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 27.01.2017 tarihli inanç sözleşmesini kendi adına asaleten imzaladığı anlaşılan ... yönünden sözleşme geçerli olup, sözleşme hükümleri ...'i bağlayacağından davacının bu davalı yönünden terditli talebi olan alacak davasının belirlenen miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davalı ... ile diğer davalılar hakkında davacının terditli talebine ilişkin olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamış olması yerinde görülmeyerek davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davalı ... aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının esastan reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan alacak davasının esastan reddine, davalı ... aleyhine açılan alacak davasının kısmen kabulü ile, muris...'in mirasçılık belgesi gereğince davalı ...'in 3/16 hissesine tekabül eden 204.262,50 TL'nin dava tarihi olan 21.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin tüm maddelerinin şirket hisselerinin devri ile ilintilenmiş olduğundan 7 nci maddesinin sonradan ilave edildiğinin anlaşıldığını, davacı yanın protokol hükümlerine göre üstlendiği edimleri halen yerine getirmediğinin bizzat kendi dinlettikleri tanık beyanları ile sabit olduğunu, resmi şekilde yapılmayan gayrimenkul satış sözleşmeleri geçersiz olması nedeniyle tarafları bağlamayacağından kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!