WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3609 E.  ,  2024/3147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/515 E., 2023/1021 K.
DAVA TARİHİ : 17.03.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/224 E., 2022/23 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı kardeşi ...'dan satın aldığını ancak davalı şirket tarafından kullanıldığını, şirketin davalı ...'ın kızı dava dışı Aslıhan Kartal adına kurulduğunu ancak fiili olarak şirketi ...'ın işlettiğini, kira bedeli de ödenmediği için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek elatmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazda malik olduğunu, zamanında bankalara olan borçlar nedeniyle taşınmazın haciz yolu ile satışına engel olmak için tapu devrinin muvazaalı olarak yapıldığını, her ne kadar dava konusu taşınmaz muvazaalı olarak taşınmazı devredilmiş ise de müvekkilinin tek başına taşınmazda ticari faaliyet yapmaya devam ettiğini, açılacak davaları önlemek için davacı ile aralarında sembolik tutarlı kira kontratı yaptıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalılardan ... Şirketi arasında celp edilen Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/3679 Esas sayılı takip dosyasında davacının 11.01.2018 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesine dayanıldığı, kira sözleşmesi gereği ödenmeyen kira bedellerine ilişkin icra takibi yapıldığı, takibe itiraz üzerine yapılan Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/465 Esas sayılı dosyasında kira sözleşmesine borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından çekilen 08.01.2018 tarihli ihtarnamede birikmiş kira alacağının talep edildiği, toplanan tüm delillerden davalı ... ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile davacı arasında sözlü olarak yapılmış ve hukuken geçerli bir kira ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin içeriğini yineleyerek, müvekkilinin dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, ... Ltd. Şti’ne çekilen ihtarnameye cevabında, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/67 esas sayılı dosyasına sunulan dava ve cevaba cevap dilekçelerinde, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/3679 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz dilekçesinde, arabuluculuk görüşmelerinde, Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/465 esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinde, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/402 esas sayılı dosyasına kayden açılan tapu iptal ve tescil davasının dava dilekçesinde, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/224 Esas sayılı dosyasına sunmuş oldukları cevap ve ikinci cevap dilekçesinde, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/753 Esas sayılı davasının dava dilekçesi ile davalı ...'ın sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davaya konu taşınmazın davalı ...'a ait olduğu dolayısıyla mülkiyet iddiasında bulunduklarını, taraflar arasında sözlü kira sözleşmesi bulunduğu davalılar tarafından kabul edilmediği gibi yazılı kira sözleşmesi de imzalamadıklarını, müvekkilinin mülkiyetini kabul etmeyen davalıların taşınmazda işgalci olduklarını, mahkeme aksi kanaatte ise sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, mahkemece dava reddedilirken AAÜT 13/4 üncü maddesine aykırı olacak şekilde maktu değil nispi vekalet ücretine hükmedildiğini İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu parselde kayıt maliki olduğu, satın alma yoluyla 2013 yılında mülkiyeti iktisap ettiği, davalılar tarafından kullanıldığı, davacı tarafından Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/3679 Esas sayılı dosyasında 11.01.2018 tarihi kira sözleşmesine dayalı icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/465 Esas sayılı dosyasında takibin kira sözleşmesine dayalı olarak yapıldığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, diğer taraftan davacı tarafından çekilen ihtarnamelerde de kira sözleşmesine dayalı olarak tahliye ve kira alacağının talep edildiği, davalı tarafın da mülkiyet iddiasında bulunarak inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası açtığı ancak harcı karşılanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalının kira ilişkisi bulunduğuna dair savunmanın aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı gibi davacı tarafından keşide edilen ihtarname içeriği ve icra dosyasında düzenlenen ödeme emri içeriği ile de teyit edildiği, haksız kullanımdan söz edilemeyeceği, bu durumda haksız kullanıma dayalı olarak açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında ve yargılama sırasında keşfen belirlenen elatmanın önlenmesine konu taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeri ile talep edilen ecrimisil toplamı üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Somut olayda, davacı dava konusu taşınmazı kardeşi olan davalı ...’den satın alarak kira alacağına dayalı icra takibi başlatmış ise de, davalı icra takibine itiraz dilekçesinde eldeki davanın cevap dilekçesinde ve kira alacağının ödenmesine ilişkin ihtarnameye verdiği cevapta taraflar arasında muvazaalı bir satış olduğunu, kira ilişkisi olmadığını belirterek mülkiyet iddiasında bulunmuştur. Taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi de bulunmamaktadır.

Hâl böyle olunca, davanın tarafları kira ilişkisini inkar ederken mahkemece taraflar arasında kira ilişkisi olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.