WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3577 E.  ,  2024/2879 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/194 E., 2023/295 K.
DAVA TARİHİ : 11.03.2021
KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/568 E., 2022/1301 K.

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesine tapu sicil müdürlüğünce re'sen yazılan şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in Siverek ilçesi, ... Mahallesi, 1773 ada 13 numaralı parselde tapuya kayıtlı olan taşınmazın, diğer müvekkili ...'in, aynı yer 14 numaralı parselde tapuya kayıtlı olan taşınmazın maliki olduklarını, müvekkillerinin maliki olduğu bu taşınmazların tapu kaydına ... tarafından müfettişlik talimatı üzerine şerh konulduğunu, müvekkillerinin taşınmazlarını 2018 yılında tapu siciline itimat ederek satın aldıklarını, bu nedenle taşınmazların sicil kaydına davalı tarafından hukuka aykırı olarak konulan şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, hukuki dayanaktan ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde, taşınmazların evveliyatından beri söz edilen şerhlerin yer almadığı, sonradan konulan tüm şerhlerin ise müfettiş raporu doğrultusunda tapuda yapılan tek taraflı işlem ile gerçekleştirildiği, evveliyat kaydında olmayan bir kaydın konulması basit bir yazım hatasının düzeltilmesi olmadığı gibi tapu memurunca bu işlem ilgililerin rızası alınarak da tesis edilmediğinden davanın kabulüne; tek taraflı bir idari işlemle, usulsüz olarak konulan ve asıl olan mülkiyet hakkını sınırlayan dava konusu şerhlerin davacılar lehine terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin aykırı olduğunu, TMK madde 1024 gereğince yolsuz tescil durumunun söz konusu olduğunu, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin bu tescile dayanamayacağını, Tapu Sicil Tüzüğü'nün 52/2 nci maddesi uyarınca tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukuki veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti halinde, bu husus kütüğün beyanlar sütununda resen belirtilebileceğinden şerh konulduğunu, yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadan, yolsuz bir tescil işlemi var mı yok mu ya da haksız bir mülkiyet nakline neden olma ihtimali değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu sicilindeki bir yanlışlığın tapu memuru tarafından düzeltilebilmesi için ilgililerin rızası bulunmadığı takdirde bir mahkeme kararının varlığının şart olması, tapu memurunun ancak basit yazı yanlışlarını tüzük kurallarını da gözeterek kendiliğinden düzeltebileceği, dosya kapsamına göre; davaya konu taşınmazlara ait tapu kaydında taşınmazların evveliyatında bahsi geçen şerhlerin yer almadığı, sonradan konulan şerhlerin ise tapuda yapılan tek taraflı işlem ile gerçekleştirildiği, bu şerhin ilgilisinin rızasına göre yapılmış bir işleme de dayanmadığı anlaşıldığından usulsüz konulan bu şerhlerin terkinine karar verilmesi yerinde olup somut olayda lehine şerh konulmuş bir lehdar mevcut olmadığından davalılar yasal hasım sıfatında olup aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı bulunduğundan davalılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kısmen esastan kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, daha önce tapu kayıtlarında yer almayan şerhin idarece tek taraflı konulduğundan bahisle terkinini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı TMK'nın 840, 1025, 1027 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre evveliyat kaydında olmayan bir kaydın konulması basit bir yazım hatasının düzeltilmesi olmadığı gibi, tapu memurunca bu işlem ilgililerin rızası alınarak da tesis edilmediğinden, Hukuk Genel Kurulunun 06.07.2011 tarihli ve 2011/396 Esas, 2011/463 sayılı Kararında da belirtildiği gibi tek taraflı idari işlem ile usulsüz konulan bu şerhin terkini usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY
Davacılar vekili, müvekkillerine ait bulunan dava konusu 1773 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına ... tarafından müfettişlik raporu üzerine şerh konulduğunu belirterek, rızaları dışında konulan ve mülkiyet haklarını ihlal eden şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın maliki görünen kişinin isminde 21.06.2017 tarih ve 5669 yevmiye numaralı düzeltme işlemi yapıldığını, yapılan işlemin hukuka aykırı yapılmasından dolayı şerh konulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Dava konusu taşınmazların tapu kaydında yer alan şerhte "... Mah. 207 ve 210 parsel No.lu taşınmazların imar uygulaması sonucu oluşan parsellerdeki hisselerin "..." adına kayıtlı bulunduğu, ancak 21.06.2017 tarihli 5669 yevmiye numaralı işlemle bu ismin "... oğlu ..." olarak düzeltildiği, yapılan isim düzeltme işleminin hukuksuz olduğu ve yolsuz tescil bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.

Dava konusu 13 parsel sayılı taşınmazın 11.10.2018 tarihinde davacı ... tarafından satış suretiyle edinildiği; 14 parselin ise davacı ... tarafından 21.12.2018 tarihinde satış yoluyla edinildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, davaya konu şerhin mahkeme kararı veya ilgilisinin rızası olmaksızın tek taraflı bir işlemle konulamayacağı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne ve şerhin terkinine karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi istinaf talebini yargılama giderleri yönünden kabul ederek yeniden kurduğu hükümde şerhin terkinine karar vermiştir.

Davalı taraf kararı temyiz etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davanın kabul gerekçesinde tapu kayıt maliklerinin rızası alınmadan şerh konulmasını hukuka aykırı bulmuş ise de tapu kaydında yazılı dava konusu şerhin içeriğini yeterince tartışmamıştır. Tapuda malik görünen "..." isminin yargılama konusu yapılmadan idari bir işlemle hukuksuz olarak "... oğlu ..." olarak düzeltildiği müfettiş raporuyla belirlenmiştir.

Tapuda malik görünen “...” ile yeni malik görünen "... oğlu ..."in aynı kişiler olmaması halinde mülkiyet hakkının sınırlanmasını aşan, bu davanın konusundan daha önemli bir sonuç olan mülkiyetin kaybedilmesi ihtimali bulunmaktadır.

Hukuka aykırı idari bir işlemle yapılan isim değişikliğiyle malik hanesinin tamamen değişmesi, ... yönünden mülkiyet kaybına neden olacağından, müfettiş raporuyla tedbiren konulan şerhin kaldırılabilmesi için lehine şerh konulan “...” un davada taraf olması ve hakkını savunması için fırsat verilmesi gerekirken, sadece tapu sicil müdürlüğü aleyhine dava açılması ve davanın bu taraflar huzuruyla görülerek şerhin terkinine karar verilmesi hukuka ve usule aykırıdır.

Dava konusu şerh davada taraf olmayan önceki malik ... lehine konulduğundan, davanın ... aleyhine de açılması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmektedir.