7. Hukuk Dairesi 2023/3566 E. , 2024/2611 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/901 E., 2023/838 K.
DAVA TARİHİ : 17.05.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/64 E., 2021/529 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.04.2017 tarihinde Silivri Tapu Müdürlüğünün 8637 yevmiye numaralı işlemi ile davalının halen oturmakta olduğu daireyi satın aldığını, davalının şu anda haksız işgalci konumunda olup müvekkilini ciddi anlamda zarara uğrattığını ileri sürerek davalının el atmasının önlenmesi ve tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gayrimenkulü satın aldığını ancak davalıya evde oturması için rızası ile süre tanıdığını, zımni kira ilişkisi kurulmuş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen bağımsız bölümün içinde bulunduğu binanın keşif esnasında fiilen tamamlandığı, davacının dava konusu İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, 372 ada 6 parsel 5 No.lu bağımsız bölümün maliki olduğu, davacı tarafından Bakırköy .... Noterliğinin 08249 yevmiye numaralı 20.03.2018 tarihli ihtarname çekildiği ve davalıya daireyi boşaltması için 10 günlük süre verildiği, davalının ise dava konusu bağımsız bölümü davacıdan aldığı borç nedeni ile davacıya devrettiğini, borcunun bir kısmını ödediğini ancak kalan borcunu ödeyemediğini, davacı ile aralarında kira ilişkisinin de mevcut olmadığını ve davaya konu bağımsız bölümde kalmaya devam ettiğini beyan ettiği; davalının iddiaları her ne kadar borç nedeni ile yapılan bir devir olduğu ve borcun ödenmesinden sonra dava konusu bağımsız bölümün kendisine yeniden geçeceği yönünde olsa da davacının müdahalenin men'i talebinin mülkiyet hakkına dayalı olduğu ve üstün hak durumunda olduğu, kaldı ki davalı tarafından açılmış herhangi bir tapu iptali ve tescil davasının da mevcut bulunmadığı, davacının davalıya usulüne uygun ihtar ile davalının taşınmazdaki kullanımına rızası olmadığı hususunu ortaya koyduğu gerekçesiyle davacının men'i müdahale talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/80 Esas sayılı dosyasında bu davanın davacısı ... aleyhine İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, 372 ada 6 parsel 5 No.lu bağımsız bölüm, yani bu davaya konu taşınmaz hakkında inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası açtığını, bekletici mesele yapılması gerektiğini,
2. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmamışsa da yapılan devir işleminin gerçek bir satış olmadığı, davalının borçlarına karşılık teminat amaçlı olduğu, borç ödendikten sonra tapunun tekrar müvekkile devredileceği konularında taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığını,
3. Kira sözleşmesinin bulunmaması ve beş yıldan beri kira bedelinin ödenmemesi de taşınmazın davalıya ait olduğunu, teminat amacıyla devredildiğini ispatladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkin olduğu, dava konusu İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, 372 ada 6 parsel sayılı kat mülkiyetli taşınmazdaki mesken nitelikli 5 No.lu bağımsız bölümün davacı adına 06.04.2017 tarihli satış işlemi ile kayıtlı olduğu, Bakırköy .... Noterliğinin 20.03.2018 tarihli ve 08249 yevmiye numaralı ihtarnamesinde davacı tarafından, davalıya daireyi boşaltması için 10 günlük süre verildiği, 22.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu taşınmazın davacı adına tam hisse ile kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı gibi, taşınmazı kullanan davalı ile davacı arasında bu kullanımı haklı kılacak hukuken geçerli bir nedenin bulunmadığı, davacının ihtarname tebliği ile davacının taşınmazı kullanımına muvafakatini geri aldığı, yargılama sürecinde taşınmazın mülkiyetinin ihtilaf konusu edildiği bir dava açılmış olmadığı, istinaf aşamasında Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/80 Esas sayılı dosyası ile inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı açılan tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; HMK'nın 357 nci maddesi uyarınca, istinaf aşamasında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı, ayrıca inançlı işleme dayalı oluşan tescilin baştan itibaren hükümsüz yolsuz tescil niteliği bulunmadığından eldeki dosyada davacının TMK'nın 683 üncü maddesinden kaynaklanan ve iptale kadar geçerli olan mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayanılan bilgi ve belgeler kapsamı itibariyle, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!