7. Hukuk Dairesi 2023/3560 E. , 2024/3072 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
BİRLEŞEN KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2020/45 ESAS
KARAR: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/75 E., 2022/21 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davada sunduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin Kocaeli İli, İzmit İlçesi, ... Köyü, 4 pafta, 705 parselde bulunan taşınmazına gitmek için 3 pafta 709 parselin üst kısmında yol olarak kullanılmak üzere taşınmaz sahipleri ... ve ...'dan 25.06.1987 tarihinde senetle iki kardeşe 300' er TL vererek satın aldığını, şuyulandırma çalışmaları sonucunda ise yol olarak kullanılmak amacıyla satın aldığı parselin ..., 778 ada, 6 parsele dönüştüğünü, satış senedinin düzenlendiği tarih olan 25.06.1987 tarihinden itibaren bu kısmı yol olarak kullanılıp zilyetliğini de sürdürdüğünü, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile taşınmazın değerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının her iki talebinin de zaman aşımına uğradığını, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, kabul anlamında olmamak kaydıyla dava konusu alan şuyulandırma işleminde yol dışında kalarak kesinleştiğini, davacının geçit hakkı talebiyle açılmış olan dava konusu aynı taşınmaza dair her iki davanın da reddedilerek kesinleştiğini, harici senet niteliği itibariyle hukuki geçerlilik taşımadığını, zilyetliliğin söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen arazi satış senedinin incelenmesinde senedin 25.06.1987 tarihinde düzenlendiği ve iş bu davanın ve birleşen davanın 10 yıl geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşılmakla beraber, harici satış ile zilyetliğin teslimi durumunda satıcının zamanaşımı itirazı da hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup davacıların dava konusu taşınmazı yol olarak kullandığı ve zilyetliklerinde olduğu anlaşıldığından birleşen davada zamanaşımı itirazına değer verilmeyerek, tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışına değer verilmeyerek akdin geçersizliği nedeniyle her iki taraf verdiğini sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda talep edebileceğinden bu doğrultuda hesaplama yapan 3'lü heyet bilirkişi raporunda dava konusu senet üzerindeki tutarın 300.000,00 ETL olduğunun kabulü halinde yapılan hesaplamaya itibar edilerek tapu iptal ve tescil yönünden davanın reddine, tazminat talepleri yönünden ...'a yönelik açılan davada 1.096,01 TL'nin dava açma tarihi olan 20.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... mirasçılarından 02.08.2021 tarihli 20190 yevmiye No.lu mirasçılık belgesi doğrultusunda (1/7 şer oranda) alınarak davacıya verilmesine, ölü kişiye dava açılamayacağı ve davacının Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/840 Esas sayılı dosyası ile aynı yere ilişkin geçit hakkı davasını 15.10.2014 tarihinde açtığı ve ...'un vefat etmiş olduğunun bu davada da açıkça anlaşıldığı ve bu davadan sonra açtığı işbu davalarda Sülayman'a yönelik terditli taleplerin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; vekil edeninin taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını ve zilyetliği de devraldığını, 1979 yılından bu yana da zilyetliğini davasız ve aralıksız sürdürdüğünü, bu durumda tapu iptali ve tescili koşullarının gerçekleştiğini, tapu iptali ve tescili istemli davaların kayıt malikine karşı açılacak olması nedeniyle ölü kişiye karşı da açılabileceğini, taşınmazın mülkiyetine yönelik taleplerinin reddi kararının hatalı olduğunu, satış bedelinin uyarlanmasına dair bilirkişi raporlarının da hatalı olmasına rağmen yerel mahkemece hükme esas alındığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemeyeceğinden buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamayacağı, kural olarak harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabileceğinden denkleştirici adalet ilkesi uyarınca uzman bilirkişi raporu ile tespit edilen bedel üzerinden TMK'nun 4 ve TBK'nun 50 nci maddesindeki düzenlemeler de gözönünde bulundurularak harici satış senedindeki bedelin dava tarihine kadar ulaştığı değer saptanmak suretiyle karar verilmiş olmasına, ölü kişiye karşı dava açılamayacağına dair ilkenin tapu iptali ve tescili davalarında da uygulanacak olmasına göre ilk derece mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine yöneliktir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!