7. Hukuk Dairesi 2023/3537 E. , 2024/1499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/356 E., 2023/715 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/186 E., 2022/399 K.
Taraflar arasındaki inanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Rest. ve Kafe İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı... ve Kafe İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Köyü, Kıranlar mevkii, 276 parsel sayılı taşınmaz adına kayıtlı iken bankadan kredi çekilmesi için inançlı işlem gereğince intifa hakkı kendisinde kalacak şekilde 19.11.2014 tarihinde taşınmazın kuru mülkiyetini ... Ltd Şti'ye devrettiğini, taşınmazı satılığa çıkarması üzerine, şirket ortağına ve şirket müdürüne satış işlemlerinde hazır bulunmalarını istediğini, bu isteğinin akabinde davalı şirketin ortağına ve müdürüne ulaşamadığını, akabinde yaptığı araştırmada şirket tarafından taşınmazlarının üzerine aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak çok sayıda haciz konulduğunu öğrendiğini, şirketi inançlı işlemle geri almak üzere davalı şirkete devrettiğini, bankadan çekilen kredilerin ödemesinin tarafından yapıldığını, inançlı temlik işlemi nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 235.184,00 TL bedelle satın alındığını, davacının davasını dilekçe ekinde yer alan protokole dayandırdığını, bu protokol uyarınca 630.000,00 TL'yi ödediğini ispatlaması gerektiğini, davacının tüm kredibilitesini tüketttiği ve nakit akışına muhtaç hale geldiği bir dönemde davalı şirketin yetkilisi ...'a krediyi çıkarması için ricacı olduğunu, ...'ın davacıdan alacaklarına mahsuben şirketi adına taşınmazı almayı kabul ettiğini ve şirketi adına kendi kişisel ilişkilerini kullanarak TEB incirli şubesinden kredi çektiğini, davacının ...'a olan 1.000,000 USD borcuna karşılık çekilen banka kredisi de ...'e ödenmek suretiyle taşınmazın davalı şirkete devredilmesinin kararlaştırıldığını, ...'a olan 1.000,000 USD borcunu ve protokolde de belirtildiği üzere kredi bedeli ve 630.000,00 TL'yi geri ödemesi halinde taşınmazın kendisine iade edileceğini, protokolde 630.000,00 TL yazıldığı halde davacıya 653.000,00 TL ödendiğini, yine davacının borçlu olduğu ...'a da ödeme yaptığını, şahsi borcu olan 1.000.000,00 USD ...'a ödemesi halinde davacının taşınmazı geri alım hakkının olduğunu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı vekili 22.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi sunarak dava konusu protokolün vekil eden şirket yönünden bağlayıcı olmadığını, zira protokoldeki imzanın şirket yetkilisi tarafından atılmadığını, zaten protokolün taşınmaz devri bakımından resmi şekil şartı da taşımadığını; protokol içeriğinin davacı tarafından yerine getirilmediğini açıklayarak cevabını ıslah etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; çekilen kredi sonucu taksitleri müvekkilinin ödediğini, ancak davalı şirket aleyhine yapılan takipler ve hacizler nedeniyle kredi geri ödemelerinin durdurulduğunu, ipoteğe konu borç ve ipoteğe ilişkin icra takibinin davalı şirket yetkilisi ...'ın oğlu ... tarafından temlik alındığını, bu sebeple ipoteğin fekki kararı verilmesinin gerektiğini, ayrıca İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2016/1899 Esas sayılı dosyasındaki takibin hüküm kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasının gerektiğini bildirmiştir.
2. Davalı ... ve Kafe İşletme San. Tic. Ltd. Şti. vekili; protokolün 2014 yılında yapıldığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının bunun gereklerini yerine getirmediğini, davacıya bedelin ödenmesi için birden çok defa izin verildiğini, kredi ödemelerinin kimin tarafından yapıldığının belirlenmediğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyetini 19.11.2014 tarihinde davalı şirkete devrettiği, tarafların 19.11.2014 tarihli taşınmazın iadesine yönelik sözleşme yaptığı, davalı şirket kaşeli ve imzalı belgede dava konusu taşınmazın banka kredisi kullanımı için inanç sözleşmesi kapsamında devredildiğinin belirtildiği, davalı şirketin asli müdahil TEB A.Ş'den 21.11.2014 tarihinde 550.000,00 TL kredi kullandığı, taşınmazın tapu kaydına ipotek tesis edildiği, taşınmazın tapu kaydında birden çok haciz ve icra şerhinin bulunduğu, bunların bir kısmının davaya müdahil olduğu, davalı şirketin davacıya banka kanalı ile gönderdiği bedellere ilişkin dekontlar sunduğu, davacının da ödediği kredi taksitlerine ilişkin dekontlar sunduğu, TEB A.Ş'nin kredi taksitlerinin bir kısmının ödenmemesi nedeniyle İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1899 Esas sayılı dosyasında kredi borçlusu davalı şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, asli müdahil bankanın alacağını daha sonra ...'a temlik ettiği, bilirkişi heyetinin ek raporunda davacının davalıya olan bakiye borcunun 583.497,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacının bu miktarı mahkeme veznesine depo ettiği, taraflar arasındaki inanç ilişkisinin yazılı belge ve taraf beyanları ile ispatlandığı, ipoteğin fekki için ipotek alacaklısı banka ile bu alacağı temlik alan ...'a karşı açılmış bir dava bulunmadığı, ipoteğin sebebi borcun takip dosyasına ödenmediği, ayrıca takibin durdurulması talebinin icra işlemlerine yönelik olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek,
1. Davaya esas teşkil eden protokolün, davalı şirket ... Gıda'nın yetkilisi tarafından imzalanmadığını, geri alıma ilişkin protokolün süreli olduğunu,
2. Davacıya birden fazla kez verilen ihtarlı kesin sürelere uyulmamış olmasının müvekkili yönünden oluşturduğu usuli müktesep hakkın hangi gerekçeyle yok sayıldığının izah edilmediğini,
3. Davacının protokolde yazılı bedeli ve kredi borcunu geri ödemediği gibi, bu borcun dava tarihine kadar olan kısmının da davalı vekil eden şirketçe ödendiğini,
4. Rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını,
5. Dava tarihi itibariyle geri alım bedeli depo edilip nemalandırılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!