7. Hukuk Dairesi 2023/3530 E. , 2024/2498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1079 E., 2023/692 K.
DAVA TARİHİ : 03.02.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/55 E., 2022/321 K.
Taraflar arasındaki muhdesat tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davası ara kararı gereğince dava açtıklarını, davacının 182 ada 289 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, parsel üzerinde yapılan 1 ad. 110 m² taban alanlı tek katlı bina, 1 ad. 150 m² taban alanlı iki katlı bina, bitişiğinde kapalı depolama alanı ile 630 m² beton açık depolama sahasının davacı tarafından inşa edildiğini, daha önce taşınmaz üzerinde
bulunan yığma yapının davacı tarafından yıktırılıp yerine daha büyük tek katlı bina yaptırıldığını, babasının da ölene kadar bu evde kaldığını belirterek muhtesatların davacı tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın derdest olan ortaklığın giderilmesi davasını uzatmak için açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 2+1 yığma ve bitişik hayvan ahırının ortak muris ... tarafından yaptırıldığını, muris babanın evden ayrılmasının ardından davacının yerleştiğini, kendi yaşam koşullarını iyileştirmek için ekleme ve iyileştirmeler yaptığını, davalıların onayını almadan tasarruflarda bulunduğunu, yapılaşmaya gittiğini, davacının muhdesat iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tapuda şerh bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 182 ada 289 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 26/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda 1 No.lu yapı olarak anılan 2 katlı betonarme binanın, 2 No.lu ve 3 No.lu yapılar olarak anılan tek katlı kapalı depoların, 4 No.lu yapı olarak anılan açık alan beton depo sahasının, 6 No.lu yapı olarak anılan tek katlı sundurma binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bilirkişi raporunda 6 No.lu yapı olarak belirtilen 2+1 yığma ve buna bitişik hayvan ahırının tarafların ortak murisleri(baba) ... tarafından yaptırıldığı ve kullanıldığını, davacının murisin yokluğunda söz konusu yapıya yerleştiğini, tamamen kendi yaşam koşullarını iyileştirmek adına diğer hissedarlardan onay almaksızın birtakım eklemeler ve iyileştirmeler yaptığını, davacının evi ve araziyi dilediği gibi kullandığını, davalılardan onay almadan arazi üzerinde tasarruf yaptığı ve yapılaşmaya gittiğini, yapılaşmaların hiçbiri ile ilgili olarak tapuya şerh düşülmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu ancak somut deliller ileri sürmediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen yapılar hakkında herhangi bir tapu kaydı, inşaat yapımına ilişkin sözleşme veya harcamalara ilişkin fatura v.s. sunulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların ortak murislerince yapıldığını iddia ettikleri bilirkişi raporunda 6 numara ile gösterilen yapının, davacı tarafça yıkılarak yeniden mevcut haliyle inşa edildiği; taşınmaz üzerindeki diğer yapılarla ilgili ise davalıların dolaylı ikrarlarının bulunduğu gerekçesiyle davalıların istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarla bu itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhtesatın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” hükmü yer almakta olup tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir.
3. 6100 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin (h) bendine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verir.
4. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
5. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!