7. Hukuk Dairesi 2023/3524 E. , 2024/3292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/953 E., 2023/932 K.
DAVA TARİHİ : 09.08.2019
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların ecrimisile yönelik istinaf başvurularının miktar nedeniyle reddine, davalının diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların diğer istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların maliki olduğu dava konu 2443 ve 3876 parsel sayılı taşınmazları davalının işgal ettiğini ve yıllardan beri tarlada tarım yaptığını, sözlü uyarılara ve ... 19. Noterliği aracılığıyla gönderilen 04.10.2018 tarih ve 19876 yevmiye sayılı ihtara rağmen işgalini sonlandırmadığını belirterek, davalı tarafından işgal edilen bölümlerin ve işgal tarihinin tespitini, el atmanın önlenmesini, işgal tarihinden itibaren faizi ile birlikte hesaplanacak ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, pay ve paydaş çoğunluğu bulunmadığından davacıların dava açma ehliyeti olmadığını, taşınmaz paylı olduğundan davacının payına düşen kısma el atılmadığını, davacının taşınmazların kalan kısmında istediği gibi tasarruf edebileceğini, taşınmazların küçük bir kısmı davacılara ait ise de büyük kısmının boş kaldığını ve tasarruf haklarının kısıtlanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2019/235 Esas 2022/6 Karar sayılı kararıyla; davacıların iddialarının yerinde olduğu açıklanarak, davanın kısmen kabulü ile, davalı ...'nun 2443 – 3876 parsel sayılı taşınmazlara el atmasının önlenmesine, davacı tarafın ecrimisil taleplerinin kısmen kabulü ile, 2443 – 3876 parsel sayılı taşınmazlar yönünden toplam 1.049,70 TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 09.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf başvurusunda, el atmanın önlenmesi davası yönünden paydaşın payı oranında değil taşınmazın tümü yönünden karar vermek gerektiğini, yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını, davalının ıslah dilekçesinin usule uygun olmadığını, kararın gerekçesinin bulunmadığını, ecrimisil davası yönünden nispi vekalete hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf başvurusunda, davacılar dışında dava açmamış olan başkaca paydaşlar olduğunu, dava konusu taşınmazların uzun yıllardır kullanıldığını, davacıların işgali yeni öğrendiklerine ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davacıların tüm alan üzerinden dava değeri hesabı talebinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ecrimisil davası hakkında verilen kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne ilişkin kararın yerinde olduğu, yargılama giderlerine ilişkin istinaf sebeplerine gelince, dava değeri davalı tarafından el atılan alanın tamamının dava tarihindeki değeri olduğuna ve bu değerin davacı tarafça harçlandırılmış 1.048.689 TL olduğuna ve el atmanın önlenmesi talebi tümüyle kabul edildiğine göre yargılama giderlerinden harç ve vekâlet ücretinin bu dava değeri üzerinden hesaplanması gerekirken, el atılan alanda davacıların payı oranında belirlenen 236.167,71 TL üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığı belirtilerek, tarafların ecrimisil talebine yönelik istinaf başvurularının miktar yönünden ayrı ayrı reddine, davalı vekilinin el atmanın önlenmesi talebiyle ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, el atmanın önlenmesi davasının kabulü ile; dava konusu 2443 parsel sayılı taşınmazın 24.10.2020 tarihli fen bilirkişisi raporunda "A" harfi ile gösterilen 8.592,79 m2 yüzölçümlü kısmına ve aynı yer 3876 parsel sayılı taşınmazın, 24.10.2020 tarihli fen bilirkişisi raporunda "A" harfi ile gösterilen 12.380,99 m2 yüzölçümlü kısmına yönelik davalı ...'nun el atmasının önlenmesine, taşınmazların boş olarak davacılara teslimine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraflar temyiz başvurularında ayrı ayrı; istinaf başvurularında belirttikleri gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!