7. Hukuk Dairesi 2023/3456 E. , 2023/4084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/134 E., 2022/520 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki ecrimisil ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 194 ve 203 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalı ... Reformu Genel Müdürlüğünün çizdiği proje doğrultusunda diğer davalı ... Müdürlüğünün 2010 yılından beri taşınmazdan sulama kanalı ve yol geçirmek, kanaldan çıkan harfiyatı dökmek suretiyle yaklaşık 20 dönüme yakın kısmını işgal ettiğini ve davacının taşınmazdan faydalanamadığını, fiili işgalin ... Kayıt Sistemine yansıyan alandan daha fazla olduğunu, davalıların davacıya 2010 yılından itibaren her yıl ürün bedelinin tamamını ödemeyi taahhüt ettiklerini ancak yalnızca kanal geçen 20 dönüm için 2010 yılına ait ürün bedelini ödediklerini ve başkaca herhangi bir ödeme yapmadıklarını belirterek, 2010-2011-2012 yılları için 500.000'er TL ecrimisil bedelinin ve devletçe ödenmesi gereken destekleme primlerinin davalılardan tahsilini talep etmiş, 29.11.2013 tarihli dilekçesi ile talebini 36.349,23 TL olarak güncellemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Reformu Genel Müdürlüğü vekili; kurumun husumeti bulunmadığını, davanın kanallarla ilgili işgali yapan idareye yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; davanın idari yargının görev alanına girdiğini ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların toplulaştırma sahası içinde olduğunu ve toplulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, işlemle davalı kurumun ilgisi olmadığını, toplulaştırma çalışmalarını yapan kurumun TRGM olduğunu, kamu yatırım kesintisi adı altında yapılan kesinti nedeniyle dava konusu taşınmazlarda bu kayıpların oluştuğunu, husumetin TRGM'ye yöneltilmesi gerektiğini, kamunun ortak kullanacağı yerler için %10'a kadar katılım payı kesintileri nedeniyle hak sahiplerine herhangi bir bedel ödenmeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2013 tarihli ve 2012/666 Esas, 2013/853 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile; toplam 25.873,97 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı DSİ Genel Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine, 10.475,26 TL doğrudan gelir desteği alacağının davalı DSİ Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, davalı Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığına yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.02.2019 tarihli ve 2018/3032 Esas, 2019/1589 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamından, dava konusu parsel için muhtelif tarihlerde zarar ziyan tespiti yapılmış olduğu ve tespit edilen rakamlara ilişkin davacı ile davalılardan TRGM arasında karşılıklı sulh anlaşması yapılmış olduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ve Mahkemenin temyize konu olan kararının gerekçesinde zarar ziyan tespit tutanakları ve sulh anlaşmalarına ilişkin belgelerin değerlendirilmediğini, sözü geçen belgelere istinaden davalıya ödeme yapılıp yapılmadığının, ödeme yapılmış ise yapılan ödemelerin ecrimisil bedelinden mahsup edilip edilmeyeceği hususunun mahkemece denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, Kınalıtepe Köyü 203 parsel sayılı taşınmaz için 01.01.2012 – 20.12.2012 dönemi için 9.851,62 TL ecrimisil bedelinin 25.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı DSİ' den alınarak davacıya verilmesine, 194 ve 203 parsel sayılı taşınmazlar için 10.475,26 TL doğrudan gelir desteği alacağının davalı DSİ' den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili, ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyizinde, müvekkili kuruma yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddedildiğini, ancak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyizinde, müvekkili kurumun kuruluş yasasına göre harçtan muaf olduğunu, mahkemece müvekkili kurumun harçtan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, toplulaştırma işleminin usulüne uygun şekilde yapıldığını, müvekkili kurumun usule uygun şekilde ödeme yaptığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazlardan su kanalı geçirilmesi nedeniyle davacının ürün geliri ve destekleme alacağından yoksun kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında imzalanan 203 parsele ilişkin 01.06.2010, 05.11.2011 tarihli, 194 parsele ilişkin 01.06.2010, (2010 yılına ilişkin) 13.06.2012 tarihli zarar ziyan tutanaklarına ve sulh anlaşmalarına göre, idare, davacının 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin zararını tazmin etmiş ve davacı taraf davalı tarafı ibra etmiştir. O halde, mahkemece zararın oluştuğunun kabul edilmesi gereken tarımsal dönem 2012 yılına ilişkindir. Mahkeme, gerekçesinde 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin ibradan söz ettiği halde, bu dönemlere ilişkin talebin kabulü gerektiğine dair gerekçede çelişki oluşturmuştur. Yine 2012 yılında taraflar arasında bir sulh sözleşmesi bulunmadığı halde, taraflar arasında sulh sözleşmesi yapıldığının belirtilmesi, 2012 yılı tarımsal dönemindeki ecrimisilin ve destekleme alacağının hüküm altına alınması gerekirken, 2011 yılı tarımsal dönemi için talebin kabulüne karar verildiğinin yazılması da çelişkili olmuştur.
Bundan ayrı, dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda 2012 tarımsal dönemine ilişkin destekleme alacağı 1.621,75 TL belirlenmiş olmasına ve gerekçenin ikinci paragrafında bu hususa değinilmiş olmasına karşın, hükümde, mahkemenin rapordan ve gerekçeden neden ayrıldığı açıklanmaksızın 10.475,26 TL destekleme alacağının tahsiline karar verilmiş olması çelişki yaratmıştır.
Bunun yanısıra, bilirkişi raporunda 2012 tarımsal dönemine ilişkin ecrimisilin 10.191,58 TL olduğu belirlenmiş olmasına ve gerekçenin ikinci paragrafında bu hususa değinilmiş olmasına karşın, hükümde, gerekçeye ait herhangi bir sebep belirtilmeksizin daha az olan 9.851,62 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş olması doğru değilse de, bu hususta davacı tarafın temyizi bulunmadığından bu yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiştir.
Ayrıca, davanın kısmen kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin talep reddedildiğinden, reddedilen miktar yönünden, temyiz itirazında bulunan davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır.
Belirtilen tüm bu hususlar bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın gerekçesinin ve hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların yukarıda belirtilen temyiz itirazının kabulü ile kararının hüküm fıkrasının (1-B) numaralı bendinde yer alan “10.475,26 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “1.621,75 TL” ibaresinin yazılması,
(6.) bent olarak "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karar düzeltme kanun yolu kapalı olmak üzere,25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!