7. Hukuk Dairesi 2023/3455 E. , 2023/4081 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/39 E., 2022/231 K.
DAVA TARİHİ : 09.12.2011
KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddi
Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil ve terditli olarak tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın tapu iptal ve tescil talebi yönünden ayrı ayrı reddine, ölü davacı ... mirasçılarının ve davacı ...’nun tazminat davalarının reddine, davacı ... Kuşçu yönünden açılan tazminat davasının kabulü ile 15.775,04 TL tazminatın davalılar ölü ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden bu talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin 1998 yılında yapılan harici satış sözleşmeleri ile dava konusu 1899 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'ya ait paydan yer satın aldıklarını, satın aldıkları yerlere ev ve bahçe yapmak suretiyle o tarihten beri kullandıklarını, fakat harici satışa konu olan payların 22.10.2010 tarihinde resmi şekilde davalı ... Artıkaslan'a devredildiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazda davalı ... Artıkaslan adına kayıtlı payın kısmen iptali ile satış senetleri ve fiili kullanım durumlarına göre davacılar adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde müvekkillerine ait taşınmazların belirlenecek rayiç değerinin vade farkı ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Artıkaslan vekili, haricen satışın geçersiz olduğunu ve müvekkili Bilal Artıkaslan'ın iyi niyetli olarak taşınmazı satın aldığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.11.2012 tarihli ve 2011/493 Esas, 2012/456 sayılı Kararıyla; kayıt maliki Bilal’in taşınmazı tapuda satın almış olması nedeniyle ayni hakkının TMK 1023 üncü maddesi koruması altında olduğu belirtilerek tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacı ...’nin taşınmaz üzerinde bina yaptırmamış olduğu ve davanın tüm paydaşlara yöneltilmemiş olduğu belirtilerek tazminat isteminin de reddine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.02.2017 tarihli ve 2016/20904 Esas, 2017/1102 Karar sayılı kararıyla; davacıların tapu iptali ve tescil isteminin tespit sonrası kesinleşme öncesi gerçekleşen harici satışa ve eklemeli zilyetliğe dayalı olduğu, tapusuz taşınmazın devrinin resmi şekle tabi olmadığını, dava konusu taşınmazın kök parseli olan 35 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı ve vergi kaydına istinaden tespit ve tescilinin yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu edilen bölümlerin tapuya dayalı tespit edilen bölümde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği, tapusuz ve zilyetliğe dayalı tespit edilen bölümde kalmakta ise harici satışın geçerli olduğu, ancak taşınmazın devir borçlusu tarafından Bilal Artıkaslan’a devredildiği göz önüne alındığında davacının muvazaa iddiasının TMK 1023 üncü maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, bundan ayrı olarak terditli alacak istemine ilişkin, her ne kadar davacılar taşınmazın rayiç bedelini talep etmiş ise de, harici satışın hüküm ifade etmemesi halinde tarafların verdiklerini geri alabileceği, terditli talebin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan ... ve ... adlarına düzenlenen harici satış senedinde bir bedel ödendiği ibaresinin bulunmadığı, davacı ... Kuşçu’nun dayanak senedinde ise dava konusu yerin 400.000.000 TL karşılığı dava dışı Abdullah Oğuz’a satıldığı ve sonrasında Abdullah’ın da 650.000.000 TL karşılığında Nuh Kuşçu’ya devrettiğinin belirtildiği, senetlerde satışı yapılan taşınmazların sınırlarının gösterilmemiş olduğu, dosya kapsamından davacıların talep ettikleri yerlerin senetlerde belirtilen yerler olduğunun ispatlanmadığı açıklanarak, davanın tapu iptal ve tescil talebi yönünden ayrı ayrı reddine, ölü davacı ... mirasçılarının ve davacı ...’nun tazminat davalarının reddine, davacı ... Kuşçu yönünden açılan tazminat davasının kabulü ile 15.775,04 TL tazminatın davalılar ölü ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine diğer davalılar yönünden bu talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyizinde, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar her ne kadar tespitte uygulanan tapu kaydının taşınmaza uyduğunu söylemişler ise, bu beyanların doğru olmadığını, dava konusu edilen yerin kadastro tespitinde tapu uygulanan alanın dışında kaldığını, müvekkillerinin bu yerleri 45 yıldan fazla zamandır kullandığını, davalı ... Artıkaslan’ın kötüniyetli olarak taşınmazdan pay satın aldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tespit sonrası fakat kesinleşme öncesi haricen satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin 2 inci fıkrası, 501 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!