WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3446 E.  ,  2023/3888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/134 E., 2020/431 K.
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Melikgazi Belediyesi yönünden tekrar karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 286 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında ...kızı... ile ...’ye ait 1/4’er payların ayrı ayrı iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili, dava konusu 286 ada 20 parselde kayıt maliki olarak ...kızı... ve ... adına görünen 1/4'er paya ilişkin tapu kayıtlarının TMK'nın 713/2 nci maddesi gereğince hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak, ... ve ... adına kayıtlı paylara ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini istemiş, yargılama sırasında davacıların haklarını ...'e sattıklarını bildirmesi üzerine, davaya davacı ...vekili olarak devam ederek, iptal edilecek paylara ait tapu kayıtlarının ... adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili, TMK'nın 713 üncü maddesinde yazılı kazanma koşullarının oluşmadığını, taşınmaz üzerindeki evin uzun seneler önce yıkıldığını, terkedildiğini, davacı tarafça kullanılmadığını, TMK'nın 588 inci maddesine göre bu tür yerlerin Hazine'ye geçmesi gerektiğini, davalı ... vekili ise davada Belediyenin taraf sıfatı olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuşlardır.

2. Davaya yargılama sırasında dahil edilen ... ... mirasçıları ise dava konusu payların davacı ...adına tesciline diyecekleri olmadığını bildirmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 26.12.2013 tarihli ve 2007/202 Esas, 2013/372 Karar sayılı kararıyla; kayıt maliki ve yasal hasım olmadığı halde davalı ... Belediyesi aleyhine açıldığından pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, ayrıca ...kızı ... mirasçıları olarak davaya dahil edilen kişilerin kayıt malikinin mirasçıları olmadıkları bu nedenle davayı kabul etmelerinin hüküm doğurmayacağı ve davanın gerçek tarafı olmayan kişiler hakkında hüküm kurmaya gerek bulunmadığı, gerçek kişilere yönelik açılan dava yönünden ise TMK 713/2 nci maddesinde aranan koşulların ispatlanmamış olduğu, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarih 2009/58 Esas, 2011/15 Karar sayılı kararıyla TMK 713/2 nci maddesindeki "ölüm" sebebinin iptal edildiği gerekçeleri ile davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise 4721 sayılı Yasa'nın 713/2 inci maddesindeki şartların oluşmamış olması nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan ...vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/25436 Esas, 2015/9566 Karar sayılı kararıyla; Belediye ile ilgili verilen husumetten ret kararının doğru olduğu, “tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan” sebebi yönünden davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, TMK 713/2 inci maddesindeki “ölüm” nedeni Anayasa Mahkemesince iptal edilmişse de, yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.03.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmu ise, bu tür hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmesi gerektiği, tapuda pay maliki görünen ...kızı... ile ...kızı ...'nin 9/36'şar pay sahibi oldukları, ancak bu maliklerin ölü olup olmadıklarının bilinmediği, mirasçıları bulunup bulunmadığının da araştırılmadığı, mirasçılık belgelerinin temin edilmediği, mahkemece öncelikle kayıt maliklerinin hasımlı mirasçılık belgelerinin alınması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, maliklerin mirasçılık belgeleri alındığında, mirasçılarının olduğu anlaşıldığı takdirde dava mirasçılara yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması, hiç mirasçı bırakmadan ölmüş iseler bu durumda TMK 501 inci maddesi gereği son mirasçının Devlet (Hazine) olacağının gözetilmesi gerektiği, TMK 713/2 nci fıkrası gereğince açılan davalar kamu düzeni ağırlıklı davalar olup mahkemece res’en araştırma ve inceleme yapma zorunluluğu bulunduğu, bu davaların kayıt maliklerine kayyım atanmak suretiyle yürütülemeyeceği, açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, oluşacak duruma göre taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir hukum kurulması gerektiği belirtilerek, ölüm sebebine dayalı davanın reddi yönünden temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Mahkemenin 05.11.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/305 Karar sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesi tarafından kanun maddesindeki “ölüm” ibaresinin iptal edilmiş olmasının kazanılmış hakkı ortadan kaldırmayacağı yönündeki bozma ilamında belirtilen görüşün aynen benimsediği, ancak tapu kayıt maliklerinin paylaşım yaptıklarının ispatlanamadığı, mirasçılar arasında zamanaşımının işlemeyeceği, davalılarla ilgili hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, resmi belgelere de ulaşılamadığı dikkate alındığında davalıların mirasçılarının tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı, davaya yasal hasım olan Hazine ile devam edilmesi gerektiği, bu yönden bozmaya uymanın usul ekonomisine uygun olmadığı belirtilerek mahkemece verilen önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.02.2017 tarihli ve 2016/22004 Esas, 2017/1306 Karar sayılı kararıyla; mahkemece verilen kararın bozma ilamından yararlanılarak oluşturulan gerekçesi öncekinden tamamen farklı bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup, direnme olarak değerlendirilemeyeceği, 286 ada 20 parselin çekişme konusu yapılan 1/4'er pay malikleri ...kızı... ile ...kızı ...'nin mirasçılık belgelerinin dosyada bulunmadığı, buna göre Mahkemenin davacılar ile davalılar arasında mirasçılık ilişkisi bulunduğundan zilyetliğin işlemeyeceği yönündeki gerekçesinin eksik incelemeye dayalı olduğu, diğer yandan, TMK 501 inci maddesine göre, mirasçı bırakmaksızın ölen kişinin mirası Devlete geçer hükmü uyarınca... ve ...'nin mirasçı bırakmadan öldüklerinin belirlenmesi durumunda miras, görülmekte olan davada davalı sıfatını almış Hazine'ye geçebileceğinden ve bu nitelikte taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün olmayacağından, bu hususların belirlenmesi durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ... ve ...'nin mirasçılık belgelerinde gerçek kişileri mirasçı bıraktıklarının tespit edilmesi durumunda ise, taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan deliller birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacılar lehine kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamında belirtildiği üzere tapu malikleri ...kızı... ve ...'nin mirasçılık belgesini alması için davacı vekiline süre verildiği, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/460 Esas, 2020/296 Karar sayılı kararı ile ...kızı... ve ...'nin yaşadığına ve mirasçılarına ait herhangi bir bilgiye ulaşılamadığından bu kişilerin yaşayıp yaşamadığının tespit edilemediği açıklanarak davanın reddine karar verildiği, istinaf istemi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/782 Esas, 2020/576 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği ve kararın 17/09/2020 tarihinde kesinleştiği, böylece ...kızı... ve ... adında şahısların tespit edilemediği, olmayan bir şahsın mirasçısının da olmayacağı ve dolayısıyla da Hazine'nin de mirasçı olamayacağı, davacılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu belirtilerek, davalılardan Melikgazi Belediyesi hakkındaki karar bozma konusu yapmadığından bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile 286 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında ...kızı... ile ...’ye ait 1/4’er payların ayrı ayrı iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyizinde, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlik yolu ile edinilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca zilyetlikle kazanma koşullarının da oluşmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK 713 üncü maddesi 2 nci fıkrasına gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin 2 nci fıkrası, 501 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.TMK 713/2 nci maddesine dayalı olarak görülen davalarda, kayıt maliki hiç mirasçı bırakmadan ölmüş ise terekesi TMK 501 inci maddesi uyarınca Hazine'ye geçeceğinden bu tür bir yerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Çünkü; kanunlar uyarınca Hazine'ye kalan taşınmazların bu yoldan kazanılması mümkün olmadığı gibi terekeye kayyım atanmak ve davanın kayyıma yöneltilmek suretiyle uyuşmazlığın çözüme ulaştırılması da mümkün bulunmamaktadır.

2.Davacı taraf mahkemece verilen süre içinde kayıt malikinin hasımlı mirasçılık belgesini almak için başvuru yapmış, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/460 Esas, 2020/296 Karar sayılı ilamı ile yapılan araştırmaya rağmen ...kızı ... ve...’ye ilişkin bilgi edinilemediği gerekçesiyle veraset davası reddedilmiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/782 Esas, 2020/576 Karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiş, karar 17.09.2020 tarihinde kesinleşmiştir.

Mahkemece bu gerekçe ile ...kızı ... ve... isimli kişilerin gerçekte yaşamadıkları kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükmün usul ve yasaya uygun olduğu söylenemez.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/25436 Esas, 2015/9566 sayılı Kararıyla; dava konusu taşınmazın 13.10.1941 tarih 16 ve T.sani 303 tarih 145, 146, 148 ve 149 sıra sayılı tapu kayıtları uygulanmak suretiyle 9/36'şar pay ...kızı... ile ...kızı ... adlarına 28.08.1950 tarihinde tespit edildiği, itiraz edilmeksizin 22.11.1950 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, buna göre ...kızı... ve ...'nin tanınan ve bilinen kişiler oldukları, kayıt malikinin veya mirasçılarının ve bunların adreslerinin bilinmemesi, tanınmamaları, kendilerine tebligat yapılamamış olmasının o kişinin bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmediği açıklanarak, “tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan” sebebi yönünden davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirtilmiş ve bu husus bozma nedeni yapılmamış, bu şekilde davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak meydana gelmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, öldüğü ya da bilinmeyen kişilerden olduğu ispat edilememiş olan... ve ... paylarına yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,18.09.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.