7. Hukuk Dairesi 2023/3351 E. , 2023/3925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/277 E., 2023/15 K.
KARAR : Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi
Taraflar arasında görülen şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi......’in Suriye mültecisi olduğunu, Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Bakanlığı tarafından 2510 sayılı İskan Kanun'u uyarınca alınan Tevzi Komisyon kararı ile Adana ili, Seyhan ilçesi, Kireçocağı Köyü, Bağlar Mevkiinde kain 5.702 m² olan taşınmazın murise verildiğini; ancak taşınmazın tapuda muris adına değil, davalı Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, 2510 sayılı Yasa'nın 43 üncü maddesi gereğince dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına miras payları oranında tescilini; mümkün olmadığı taktirde dava konusu taşınmazın rayiç bedelinden şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, 01.10.1966 tarihli ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca Suriye uyruklu vatandaşların Türkiye’de bulunan taşınmazlarına Hazine tarafından el konulduğundan, dava konusu taşınmazın mirasçılarına intikal etmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2013/24 Esas, 2015/917 Karar sayılı kararıyla; 01.10.1966 tarihli ve 6/7104 Bakanlar Kurulu Kararnamesi gereğince davacıların, Suriye mültecisi kök murisleri yönünden mülkiyet iddiasında bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/2257 Karar sayılı ilâmıyla özetle; “... 4721 sayılı Kanun'un 599 uncu maddesi hükmü uyarınca, davacı Türk vatandaşı mirasçıların, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazandıkları, taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının kural olarak tescille olmasına karşın, aynı Kanun'un 705 inci maddesi uyarınca, mirasçıların terekeye dahil taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet hakkına tescilden önce sahip oldukları;
Anayasa'nın 35 inci maddesinde de herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olup bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceğinin öngörüldüğü; 1062 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan 1939, 1942, 1957 ve 1966 tarihli kararnamelerle getirilen sınırlamaların, iradi tasarruflara ve muvazaalı işlemlere yönelik olup, Suriye uyruklu kişilerden kanun gereğince miras hakkı kazanan Türk vatandaşlarının miras haklarına herhangi bir sınırlandırma getirilmediği;
Açıklanan nedenlerle mahkemece, Türk vatandaşı oldukları anlaşılan davacıların Suriye mültecisi kök murisleri yönüyle mülkiyet iddiasında bulunabilecekleri göz önüne alınarak inceleme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Davalı Hazine vekili tarafından, bozma kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarihli ve 2022/1023 Esas, 2888 Karar sayılı ilâmı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekiline “davacılardan ...’ın 08.04.2014 tarihinde; ...’ın ise 16.10.2014 tarihinde vefat ettikleri anlaşıldığından, mirasçılık belgelerinin temin edilerek mirasçılarının davaya dahil edilmesi için iki haftalık kesin süre ve yetki verildiği; iki haftalık kesin süre içerisinde taraf teşkili sağlanmadığı taktirde, davanın taraf teşkili eksikliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği” ihtaratını içeren tensip zaptının 13.7.2022 günü tebliğ edildiği; ancak davacılar vekilinin verilen süre içerisinde taraf teşkilini sağlamayarak dava şartı olan usule ilişkin eksikliği yerine getirmediği gerekçe gösterilerek davanın, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d ve 115/2 nci maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölen davacıların mirasçıları tarafından vekâletname verilmediğinden mirasçılık belgelerinin sunulamadığını; ancak mirasçılık belgelerinin davanın her aşamasında sunulabileceğini, verilen kesin sürenin yasanın amacına aykırı olduğunu, yargılamaya diğer davacı müvekkilleri yönünden devam edilerek esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 55 inci maddesinde; "Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de; dava devam ederken taraflardan birinin ölümü hâlinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
3. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 513 üncü maddesinin birinci fıkrasında da; “Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacılardan ... ile ...’ın yargılama sırasında vefat ettikleri anlaşılmıştır. Adı geçen davacıların ölümü üzerine daha önce Avukat ...’a vermiş oldukları vekâlet görevi de sona ermiştir.
2. Bu durumda Mahkemece, öncelikle yargılama sırasında ölen davacılar ... ile ...’ın yasal mirasçılarının tespit edilerek, murislerinin açtığı davaya devam edip etmeyecekleri hususunun, gerekli açıklama ve ihtaratı içeren tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğinin sağlanarak yasal mirasçılara sorulması ve daha sonra yargılamaya devam edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ölü kişiler yönünden vekâlet görevi sona eren vekile mirasçılık belgelerini ibraz etme zorunluluğunun yüklenmesi ve ara kararın yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!