WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3269 E.  ,  2024/3131 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/584 E., 2023/450 K.
DAVA TARİHİ : 12.06.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/222 E., 2021/724 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların kardeş olduğunu, dava konusu 528 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi ...'tan intikal ettiğini, murisin 14.12.2019 tarihinde ölümünden sonra davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiğini belirterek; el atmanın önlenmesini, 15.12.2019 tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazda muris ... sağ iken, müvekkili tarafından yaklaşık 200 m²'lik kısma tekabül edecek şekilde ev yapıldığını, evin tüm yapım masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, taşınmazda müvekkilinin muris annesi ... ile birlikte yaşadığını, tüm aboneliklerin müvekkili adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin 1/7 oranında paydaş olup taşınmazın tamamını kullanmadığını, kendi payına düşen kısım kadarını dahi kullanmadığını, diğer paydaşların kullanmasına engel olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 528 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir adet 3 katlı yapı ile bahçesinin bulunduğu, kalan diğer bölümlerde ise yapı bulunmadığı ve bir kısmının da sit alanı olduğu, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı yapının davalı ... tarafından kullanıldığı, evin alanının 155 m² olduğu, davalının kullanmış olduğu bahçe ve yapının bulunduğu alan dışında kalan alanlara yeniden bir yapı yapılamayacağının Belediye Başkanlığından gelen yazı cevabından anlaşıldığı, diğer paydaşların m² anlamında miras paylarına tecavüz edilmemiş ise de davaya konu evin tamamen davalı tarafından kullanılıyor olması ve başkaca bir yapı da yapılamayacak olması nedeni ile davalının fiili durumda diğer paydaşların miras haklarını engellediği, muris tarafından sağlığında yahut murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında herhangi bir paylaşım yapılmamış olması, davacının dava edilen taşınmazda başkaca kullandığı bir yer bulunmaması ve kullanacağı bir yer olmaması, yine davalının yapı yapmaya müsait olan tek yeri kullanıyor olması dikkate alındığında davalının miras hakkından fazlasını kullandığı anlaşıldığı ve men-i müdahalenin koşulları oluştuğu, her ne kadar davalı tarafça dava edilen taşınmaz üzerindeki 3 katlı yapının kendisi tarafından yapıldığı iddia edilmiş ise de murisin sağlığında davalı ile beraber yaşıyor olması dikkate alındığında dava konusu taşınmazın davalılar tarafından yapıldığı yönünde kesin bir kanaat oluşturmadığı, arz üzerindeki muhdesatın arz sahibine olacağı ilkesi karşısında taşınmazın üzerindeki yapıların muris tarafından meydana getirildiği kanaatine varıldığı belirtilerek, davanın kabulü ile; 528 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalının el atmasının önlenmesine, 1.323,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin dava konusu taşınmazda 1/7 oranında paydaş malik olduğu ve payına düşen alandan daha fazlasını kullanmadığını, diğer paydaşların da taşınmaz üzerinde kullanabilecekleri alan olduğunu, bu nedenle esasen ortaklığın giderilmesi davası açılması gerektiğini, kural olarak men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil istemeyeceklerini, bu hususun Yargıtayın yerleşik kararlarında da belirtildiğini, Mahkemece yargılama sırasındaki beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın ecrimisil davası bakımından yapmış olduğu istinaf başvurusunun karar tarihi itibari ile HMK'nın 341 inci maddesinde belirtilen kesinlik sınırı altında kaldığından istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352 nci maddeleri gereğince reddi gerektiği, el atmanın önlenmesi davası bakımından dava konusu taşınmazda davacının hiçbir yer kullanamadığı ve davalının da, davacıların yer kullanmalarına engel olduğu, dosya kapsamı ve tanık beyanları ile anlaşılmış olmakla, Mahkemece el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; ancak Mahkemece kurulan hükümde sadece davalının davacının payına vaki el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken taşınmazın tümü bakımından karar verilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek, ecrimisil davası bakımından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352 ve 341 inci maddeleri gereğince reddine; el atmanın önlenmesi davası bakımından; davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile; 528 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalının davacının payına vaki el atmasının önlenmesine; 1.323,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde; eksik soruşturma ile karar verildiği kanısında olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.