7. Hukuk Dairesi 2023/3260 E. , 2024/3164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/167 E., 2022/133 K.
DAVA TARİHİ : 24.10.2011
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı
Taraflar arasındaki TMK'nın 693/2 nci maddesine dayalı taşınmazda kullanma, yararlanma biçiminin hükmen belirlenmesinin istenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 889 (yeni 1262) parsel sayılı taşınmazda TMK 693/2'ye dayalı olarak kullanma yararlanma biçiminin hükmen belirlenmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17/09/2014 tarihli 2011/1328 Esas, 2014/701 Karar sayısı belirtilen kararı ile derdestlik itirazı kabul edilerek yeni bir karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 17.09.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (1). Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarihli ve 2015/18409 Esas, 2018/14002 Karar sayılı kararıyla derdestlik koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek işin esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası neticesinde 18/10/2012 tarihinde satılarak dava dışı 3. kişinin mülkiyetinde olduğu, taraflar arasındaki paydaşlık ilişkisinin yıllar önce sona erdiği, bu kapsamda kullanma ve yararlanma biçimi ile giderlerinin belirlenmesi talep edilen davaya konu taşınmazın satışı neticesinde davacının taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalının başından beri ileri sürdüğü alacak iddiasında haksız olduğunu,davacının taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek hükmün birinci bendinin bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davanın kesin hüküm ve derdestlikten reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TMK 693/2'ye dayalı olarak kullanma yararlanma biçiminin hükmen belirmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Hüküm mahkemelerince verilen nihai kararların temyiz edilebileceği HUMK’nın 427 nci maddesinde düzenlenmiştir. HUMK’nın 433 üncü maddesinde de, temyiz isteminde bulunanın temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğinden itibaren 10 gün içinde katılma yoluyla temyiz isteminde bulunabileceği hüküm altına alınmıştır. Eldeki davada, davacının temyiz istemli dilekçesi, katılma yoluyla temyiz isteminde bulunan davalı vekiline 29.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı, kararı 17.04.2024 tarihinde temyiz etmiştir. Görülüyor ki, davalı, 10 günlük sürenin geçmesinden sonra temyiz isteminde bulunmuştur. Bu nedenle, HUMK’nın 433 üncü maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Hükmün IV.C.3.1. inci bendinde açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz dilekçenin REDDİNE;
2. Hükmün IV.C.3.2. inci ve devamı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!