WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3257 E.  ,  2024/2676 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1996/318 E., 1997/359 K.
DAVA TARİHİ : 04.07.1996
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 24.04.1998 tarih ve 1998/270 Esas, 1998/3122 Karar sayılı ilamıyla temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş hüküm kesinleşmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen 03.07.2022 tarihli dilekçe ile hükmün tavzihinin istenmesi üzerine, Mahkemece tavzih talebinin reddine dair verilen ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile yaptıkları düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereği, davalıya muris ve murisi evvellerinden irsen ve teselsülen intikal eden ve edecek olan ........ Çiftliği ve ...olarak bilinen yerlerdeki gayrimenkullerin 4/80 payının müvekkiline satıldığını, bu nedenle belirtilen taşınmazlardaki davalı adına intikal etmiş ve edecek hisselerden 4/80 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ödeme yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, davanın haksız olarak açıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; sözleşme koşulları uyarınca bedelin ödendiği, davacının bedeli ödemekle sözleşme gereği hisselerin adına tescilini karşı taraftan talep etme hakkının doğduğu, davalının anlaşma şartlarına uyulmadığı ve aktin fesih şartlarının gerçekleştiği yolundaki iddiasının yerinde olmadığı, bu nedenle davanın kabulü ile; satış vaadi sözleşmesi gereği, davalıya muris ve murisi evvelinden irsen ve teselsülen intikal eden ... ve ... köyündeki ... Çiftliği olarak bilinen son geldisi Eylül 1340 tarih ve 3 No.lu tapu kaydındaki çiftliğin tapulama ve kadastro çalışmaları nedeni ile veya başka nedenle oluşturulan tüm parsellerinde ve kadastro harici kalan tüm kısımlarda sahibi olduğu 20/80 hisseden 4/80 hissenin ve ...olarak bilinen kadastro öncesi son gittisi 21.07.1969 tarih olan tapu kapsamındaki tüm arazilerdeki 20/80 hisseden 4/80 hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. YARGITAY İLAMI
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 24.04.1998 tarih ve 1998/2870 Esas, 1998/3122 Karar sayılı ilamıyla, temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

3. Mahkeme kararı 28.05.1998 tarihinde kesinleşmiştir.

V. TAVZİH TALEBİ
Davacı vekili, Mahkeme tarafından kurulan hükümde; miktarla sınırlı olmaksızın tapuların sınırları kapsamında kalan tüm sahaların ve kadastrosu yapılarak oluşturulan tüm parsellerin tesciline karar verildiğini ancak hükümde parsel numaraları belirtilmediği için hükmün infazında sorun yaşadıklarını, tapulama işlemlerinin yapılamadığını, bu nedenle hükümde tek tek belirtilmeyen parsellerin açıklanması için hükmün tavzihini talep etmiştir.

VI. TAVZİH KARARI
Mahkemenin 12.10.2022 tarihli ek kararında özetle; söz konusu belirsizliğin tavzih ile giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar vermiştir.

VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin 12.10.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin 26.06.1997 tarihli ilamında parsel numaralarının ayrıntılı olarak belirtilmeme sebebinin, eldeki tapu miktarla sınırlı olmaksızın tapuların sınırları kapsamında kalan tüm sahaların ve kadastrosu yapılarak oluşturulan tüm parsellerin ve henüz kadastrosu yapılmayan kısımların da dava konusu olması ve henüz parsel numaraları verme işleminin yapılmamış olmasından kaynaklandığı, mahkeme kararının bu haliyle tapu müdürlüğünde infaz edilemediği, yerel mahkemenin gerekli araştırma ve bilirkişi incelemesine başvurması gerektiği ancak bu işlemleri yapmayarak tavzih taleplerini reddettiği, mahkemece hatalı değerlendirme ile karar verildiği, hükmün mevcut haliyle infaz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile tavzih kararının bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen ve kesinleşen kararın tavzihi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 304 üncü (1086 sayılı HUMK'nun 455 inci) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 304 üncü maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklindeki hükmün tashihi; 305 inci maddesinde de "(1) hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan 12.10.202 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.