WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3246 E.  ,  2023/3898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/5 E., 2023/151 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, tarafların paydaşı olduğu taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, taşınmaz üzerindeki binanın davalı müvekkiline ait olduğunu, davacının bina ile ilgisinin olmadığını, ortaklığın arsada olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği kuyumcu dükkânının bulunduğu bina ile davacının bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2016 tarih ve 2014/289 Esas, 2016/223 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 154 ada 6 parsel sayılı taşınmaza davacının payı oranında davalının müdahalesinin men'ine, 500,00 TL ecrimisilin dava tarihi olan 25.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarih ve 2019/53 Esas, 2021/2027 Karar sayılı kararı ile; taşınmaz üzerindeki binanın davalı tarafından yapıldığı, hükme esas alınan 09.02.2016 tarihli inşaat mühendisi ve mülk bilirkişisinin hazırladığı raporda bina üzerinden ecrimisil hesaplaması yapıldığı, ecrimisil bedelinin arsa üzerinden ve ihtarın davalıya tebliğ tarihinden dava tarihine kadar hesaplanması gerekirken hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuş, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

3. Davacı vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.12.2021 tarih ve 2021/16593 Esas, 2021/12471 Karar sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; Tapu kaydına göre davacının taşınmazda 76/114 payı ve davalının ise 38/114 payı bulunduğu, bozma öncesi kararda davacının payı oranında müdahalenin men'i kararı verildiği, davacının yıkım ya da kâl talebi olmadığı, bu şekilde verilecek el atmanın önlenmesi kararının taşınmaz üzerindeki yapı nedeniyle infaz edilebilme olanağı bulunmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafı çözemeyeceği, taşınmazın fiili durumu ile fiili taksime uygun olmadığı, keza aynı düşünce ile davalının da davacı aleyhine el atmanın önlenmesi talebinde bulunabileceği anlaşılmakla Yargıtay kararında belirtildiği üzere paydaşlar arasındaki sorunun kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği kanaatiyle davacının müdahalenin men'i isteminin reddine karar verilmiş, ecrimisil yönünden yapılan incelemede; bozma ilâmı doğrultusunda bilirkişi rapor alındığı, dava dilekçesinde 500,00 TL ecrimisil talep edildiği ve talep artırım dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 500,00 TL ecrimisil bedelinin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 29.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilâmının hatalı yorumlandığını, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ecrimisil hesabının yanlış yapıldığını, davalı hukuksal semere elde ettiğinden intifadan men koşulunun aranmaması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin el atmanın önlenmesi talebine ilişkin temyiz itirazına gelince;
a. Kural olarak, mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK).

b. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir ve davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

3. Somut olayda, tarafların paydaşı olduğu dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı belirtilerek açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında Mahkemece davanın kabulüne, davacının payına vaki el atmanın önlenmesine ve 500,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay Dairesince davalının ecrimisil kararına ilişkin temyiz talebinin kabulüne, el atmanın önlenmesi kararına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra, davacı lehine usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde ve hukuki olmayan gerekçeyle el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı Mürüvvet mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;

2. Yukarıda V.C.3.2 ve 3 üncü paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023tarihinde oy birliğiyle karar verildi.