7. Hukuk Dairesi 2023/3239 E. , 2023/3902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/114 E., 2022/14 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen TMK'nın 713/2. maddesi göre ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu 224 ada 33 ve 223 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olan İsa kızı...'in 22.11.1957, ... kızı...'nin ise 26.04.1984 tarihinde öldüğünü, davacının babası ... ile diğer paydaşlar arasında yapılan rızai taksim sonucunda taşınmazlara ölene kadar ...'in malik sıfatıyla, nizasız, fasılasız zilyet olduğunu, ölümünden sonra bu zilyetliği davacının sürdürdüğünü, İsa kızı... ve... kızı...'ye ait paylar yönünden TMK'nın 713/2 nci maddesi uyarınca davacının mülkiyet hakkını kazandığını dava dilekçesinde açıklayarak anılan parsellerdeki İsa kızı... ve... kızı... paylarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2015 tarih ve 2012/18 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliklerinin ve mirasçılarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.11.2016 tarih ve 2015/22436 Esas, 2016/15209 Karar sayılı ilâmında; dava dilekçesi ve davacı tarafın yargılama aşamasındaki beyanlarından, davanın, TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası olup hâkimin taleple bağlı olduğu, Mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, talebin dayanağı olan hukuki sebep göz ardı edilerek kayıt maliklerinin bilinen kişiler olduğu gerekçesi ile davanın reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
3. Bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekili ile bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih ve 2017/14244 Esas, 2019/1305 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, tapu maliki ...’in 26.04.1984 tarihinde...’in ise 22.11.1957 tarihinde vefat ettiği, dinlenen tanık beyanlarından davacının 20 yıldan fazla nizasız fasılasız zilyetlik şartını gerçekleştirdiği, davacının ... payı yönünden mülkiyet hakkının 26.04.2004 tarihinde doğduğu, ... hisseleri yönünden 22.11.1977 tarihinde doğduğu, bu tarihten sonra... mirasçılarının tapuda kendi adlarına yaptırdıkları intikal ve devirlerinin mülkiyet hakkına herhangi bir etkisinin olmadığı, davalılar tarafından her ne kadar Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/515 Esas sayılı dosyası ile verilen tescil kararı dayanak gösterilmiş ise de bu karar gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal tescili davası olup ilgili mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmış ve taleple bağlılık ilkesi gereği bu talebe ilişkin bir karar verildiği, söz konusu dava... paylarında davacının mülkiyet hakkının doğmasından çok sonra açılıp karara bağlandığı ve davacının adı geçen dosyada taraf olmadığı, tapu iptali ve tescil talepli davalarda mahkemece iptal hükmü ancak, tapudaki aktif kayıtlar için kurulabileceğinden pasif kayıt maliki ... hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlarda... (ve...) kızı... (...)'in 7/128 payı ve İsa Kızı...' in 528/1536 payının mülkiyetin kazanılması tarihinden sonra devredilen ... oğlu ... (mirasçılarına), ... kızı ... (...), ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... Kızı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Davalı ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; TMK'nın 639/1 nci maddesine göre açılan tapu iptali ve tescil davalarının kurucu yenilik doğurucu olduğunu, dava konusu payların dava açılmadan önce mahkeme kararıyla müvekkillerinin murisi ... adına tapuya tescil edildiğini, davacının 20 yıllık zilyetliğini kanıtlayamadığını, sonradan dinlenen ve akraba olan tanığın dinletilmesine muvafakat etmediklerini, davacının hiç malik sıfatıyla zilyet olmadığını belirtmiştir.
2. Davalı ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine gerçekleşmediğini belirtmiştir.
3. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; TMK'nın 639/1 inci maddesine göre açılan tapu iptali ve tescil davalarının kurucu yenilik doğurucu olduğunu, dava konusu payların dava açılmadan önce mahkeme kararıyla müvekkillerinin murisi ... adına tapuya tescil edildiğini, davacının 20 yıllık zilyetliğini kanıtlayamadığını, sonradan dinlenen ve akraba olan tanığın dinletilmesine muvafakat etmediklerini, davacının hiç malik sıfatıyla zilyet olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hâllerden biri de TMK'nın 713/2 nci maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir.
2. Dava konusu 224 ada 33 (eski 624) ve 223 ada 3 parsel (eski 635) sayılı taşınmazlar davacı, ... kızı..., ...’in payını devralan ... ve çok sayıda paydaş adına tescil edilmiştir. Dava ve talep ise yalnız... ve... kızı...’nin paylarına yöneliktir.
3. Somut olaya bakıldığında; Mahkemece yapılan keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğuna dair bilgi ve görgülerinin olmadığı, tanık listesinde yer alan davacı tanığı ...; “…2008 yılına kadar davacının yerlerini ben ektim… 1970-80’lerde söz konusu taşınmazları davacının kocası ve kocasının kardeşleri buraları ekerdi.” şeklinde, davacı tanığı ...; “...’nın tarlalarını 2008 yılından bu yana halen ekmekteyim. Ben 2008 yılından önceki süreci bilmiyorum.” şeklinde, davacı tanığı ...; “635 sayılı parseldeki taşınmaz hakkında bilgi sahibiyim. Çünkü ben bu taşınmazı 1974-76 yıllarında davacı Nezihanın babası ... ile ortak ektik. Ben o tarihlerde çiftçilik yapıyordum daha sonra Polatlı Merkeze taşındığım için o günden bu güne kim tarafından ekildiğini tam olarak bilmiyorum. Davacının oğlu tarafından ekildiğini duydum…1978 yılından sonra çiftçiliği bıraktım bu tarihten sonra söz konusu taşınmazlar hakkında bilgi sahibi değilim. 1974 yılının öncesini de bilmem. Davacı babası ile tarlaları ektiğimiz dönemde davacının babası malik sıfatı ile eker, kimseye kira ödemezdi. Oralar kendisinindi. Ben 624 sayılı parsele ilişkin bir bilgi sahibi değilim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. 4712 sayılı Kanun’un 688 inci maddesine göre, paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktirler. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanlarına göre, kayıt malikleri arasında bir taksim yapıldığına ve davacının da davalıların murisi adına kayıtlı payları kullandığına ilişkin bir bilgi verilmemiştir. Bu durumda davacının tüm payları kapsayacak şekilde taşınmazın tamamını kayıt maliklerinin ölüm tarihinden itibaren 20 yıl süreyle tek başına kullandığını ispat etmesi gerekir. Bu şartlar gerçekleşmeden Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!