WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3207 E.  ,  2023/3826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/526 E., 2022/23 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacıların ortak murisinin dava konusu 7970 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, taşınmazın 5/100 hissesinin davalıya satıldığını, davacıların satışı haricen öğrendiğini, taraflarına yapılmış Kanun'un aradığı anlamda resmi bir bildirim bulunmadığını, yasal ön alım hakkı nedeni ile davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu edilen yerin küçük bir çay ocağı olduğunu, davalının uzun yıllardır burada kiracı olduğunu, satışa çıkarılınca da satın aldığını, davacıların durumu bildiğini ve kötüniyetle dava açtığını, davalının taşınmazı satın aldıktan sonra 15.000,00 TL masraf yaptığını, taşınmazda tüm hissedarların kullandığı kısımların belli olduğunu, dava konusu yerin büfe olarak kullanıldığını, diğer hissedarların taşınmazda kendi oturdukları daireler olduğunu, o yüzden taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuş, kabul edilmesi durumunda ise davalının yaptığı masrafların iadesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2012/326 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 7970 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 5/100 hissesinin davalı tarafça taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı imalatlar bedeli olan 6.061,00 TL’nin davacılar tarafından davalıya ödenmesi şartı ile iptali ile iptal edilen bu hissenin davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2012/326 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 29.05.2019 tarih ve 2016/6308 Esas, 2019/4931 Karar sayılı ilamında; fiili taksim iddiası araştırılmadan karar verilmesi;

3. Kabule göre de; davalı yararına, yaptığı zorunlu ve faydalı masraflar için tazminata hükmedilmişse de iptal hükmünün tazminat şartına bağlı olarak kurulduğu anlaşılmış; ancak şarta bağlı şekilde hüküm verilemeyeceğinden bu husus da doğru görülmemiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında fiili taksim varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Teniyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında fiili taksim olmadığından verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733,734 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.