7. Hukuk Dairesi 2023/3182 E. , 2024/2680 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/389 E., 2023/727 K.
DAVA TARİHİ : 21.06.2019
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın niteliği gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/295 E., 2020/91 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın niteliği gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, 1655 parselde kayıtlı "on zeytin ve on yemiş ağacını havi tarla" vasıflı taşınmazın 03/10/2013 tarihinde müvekkili şirket tarafından satın alındığını, tapu kayıtlarında "31.07.2002 tarih 1187 sayılı Muhakemat Müdürlüğünün yazısı ile Bornova 2. Asliye Hukuk Hakimliğinin 2001/762 sayılı kesinleşmiş kararı vardır." beyanının olduğunu, ilgili mahkemesine başvurulduğunu, ancak tedbirin/şerhin mahkemeleri tarafından değil, ilgili idare tarafından, yani tapu müdürlüğünce konulduğunu belirterek mahkemece taleplerinin reddedildiğini, taşınmazın beyanlar hanesinde ayrıca "Muamele Vukuunda Efrad-ı Aile Aranacaktır." kaydı bulunduğunun öğrenildiğini, tapu müdürlüğünden her iki kaydın da silinmesine yönelik taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek; taşınmaz kaydındaki şerhlerin/tedbirlerin/beyanların kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, idare mahkemesinde açılıp yararına şerh konulan kişi veya kişilere yöneltilmesi ve davanın husumetten reddi gerektiğini, şerhin terkini istemi yol açacağı sonuçlar bakımından yargılamayı gerektirdiğinden tapu müdürlüğünün karar merci olmadığını, taşınmazla ilgili izale-i şüyu davasında 2010/10 satış sayılı dosyası ile yapılan satışta beyanlar hanesindeki belirtmelerle yükümlü olarak taşınmazın satılarak ihale alıcısı adına tescil edildiğini, davacının da şerhlerle yükümlü olarak taşınmazı satın aldığını, talebin haksız olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davaya konu taşınmazın 21/05/1963 tarihli tesis kadastrosuyla "... oğlu ... mirasçıları" adına tescil edilmiş olup tespit malikinin kimlik bilgilerinin bilinememesi nedeniyle "muamele vukuunda efrad-ı aile aranacaktır." şerhinin düşüldüğü, tespit maliki mirasçılarınca 2001/762 E. sayılı dosyasıyla açılan tapuda isim tahsisi davasının kabul edilmesi üzerine tespit malikinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmiş olduğu, sonrasında idarece tapu kaydına bu davanın şerh verildiği, neticede tapu malikinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi karşısında her iki şerhin de konusunun kalmadığı, idarece kaldırılması gerektiği, nitekim bu şerhlerin davacı yanla bir ilgisi olmayıp, mülkiyet hakkını kısıtladığı, şerhlerin idare tarafından konulmuş olması hususu nazara alındığında hasmın doğru yöneltildiği..." gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, 1655 parselin beyanlar hanesindeki "Muamele vukuunda efradı aile aranacaktır." şeklindeki şerh ile "31/07/2002 tarih 1187 sayılı Muhakemat Müdürlüğünün yazısı ile Bornova 2. Asliye Hukuk Hakimliğinin 2001/762 Esas sayılı kesinleşmiş kararı vardır." şeklindeki iki ayrı şerhin terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili: Cevap dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle hükmü istinaf etmiş, ilave olarak kabul anlamına gelmemek üzere; davanın mahiyeti gereği yasal hasım tapu idaresi aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Bornova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/762 Esas sayılı dosyası ile beyanlar hanesindeki şerhten beklenen amaç gerçekleşmiş olduğundan, şerhin kaldırılmasında bir sakınca bulunmadığı, kural olarak şerhin terkini davalarında beyanlar hanesindeki şerhin ilgilisine yöneltilerek dava açılması gerekmekte ise de, bu davada şerhin malikinin belli olmaması nedeniyle bu tür durumlarda tüzel kişiliği bulunmayan tapu müdürlüğünün davalı gösterilebileceğinin kabul edildiği, Hazine vekilinin de davalıyı temsil ettiği, şerhin terkini davalarında kural olarak husumetin yararına şerh konulan gerçek veya tüzel kişiye karşı yöneltileceği, tapu sicilinin tutulmasından ve sicillerin yasalara uygun biçimde oluşmasından tapu müdürlüklerinin görevli ve sorumlu oldukları, tapu müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan kendisine yargılama giderlerinin yükletilemeyeceği, ancak ilk derece mahkemesince yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı üzerinde bırakıldığından, bu hususun düzeltilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, 1655 parselin beyanlar hanesindeki; "Muamele vukuunda efrad-ı aile aranacaktır." şeklindeki şerh ile, "31/07/2002 tarih 1187 sayılı Muhakemat Müdürlüğü'nün yazısı ile Bornova 2. Asliye Hukuk Hakimliğinin 2001/762 Esas sayılı kesinleşmiş kararı vardır." şeklindeki iki ayrı şerhin terkinine, kararın niteliği gereği taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle hükmü temyiz ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri.
2. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. Maddesi; "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." hükmünü amirdir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi uyarınca; "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." Somut uyuşmazlıkta; mahkeme kararından sonra fakat hükmün kesinleşmesinden önce şerhin kaldırılmasını isteyen tapu kayıt maliki 06 Antika Tur. Taş. Dış Tic. Ltd. Şti'nin dava konusu 1655 parsel sayılı taşınmazı 29.12.2021 tarihinde ve dava dışı üçüncü kişi Belcar Oto. Taş. Dış. Tic. A.Ş.'ye ve bu şirketin de son olarak 15.01.2014 tarihinde Best Tower Müh. Ltd. Şti.'ne devrettiği, davacı şirketin dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkının kalmadığı anlaşılmaktadır.
3. Bu aşamada; mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydı getirtilerek, 6100 sayılı HMK’nın 125'inci maddesi hükmü uyarınca davacının payını devrettiği kişi veya kişiler saptanmalı, payı devralan üçüncü kişinin devreden davacının yerine geçerek davaya devam edebileceği hususu göz önüne alınarak taraf teşkili sağlanmak ve denetlenmek suretiyle davaya devam edilerek bir karar verilmesi gereklidir. O halde; taşınmazın güncel tapu kayıtlarının getirtilip, devir işleminin değerlendirilmesi ve bu yönde yeni malikin davaya dahil edilerek bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!