7. Hukuk Dairesi 2023/3144 E. , 2023/4119 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1332 E., 2022/2683 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının feragat nedeniyle reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/443 E., 2019/240 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı ile davalıların murisi ... adına vekili aynı zamanda oğlu olan ... arasında Bakırköy 5. Noterliğinin 25.12.1998 tarih ve 44134 yevmiye No.lu satış vaadi sözleşmesinin tanzim edildiğini, İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, Çeliktepe Mahallesi, 247 pafta 9555 parselde kayıtlı 80/1070 arsa paylı 6 ncı kat 8 numaralı dairenin 2.750.000.000,00 ETL karşılığı davacıya satışının vadedildiğini, satış bedelinin tamamının ödendiğini, davacının sözleşme tarihinden itibaren taşınmazda ikamet ettiğini; ancak davalının tapuda tescil işlemine yanaşmadığını belirterek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, ikinci kademede fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla satış bedeli olarak ödenen 2.750.000,000,00 ETL'nin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş değerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davadan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; dava konusu edilen dairenin kaçak daire olduğunu, kaçak daire hakkında yapılan sözleşmenin mutlak butlanla sakat olduğunu, tazminat talep edilemeyeceğini, babası ...'a ait binanın tapuda Emti İnşaat Emlak Limited Şirketine devir edildiğini, bu şirket tarafından binanın yıkımı için karar aldırıldığını, davacının şirketten 70.000,00 TL aldığını, başkaca hak ve alacağı kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istediklerini dile getirmiştir.
2. Davalı ... vekili; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, eksik dava harcının ikmal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşınmazın maliki olmadığını, davacının bu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
3. Davalılar ..., ..., ..., ... vekili; 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya dayanak satış vaadi sözleşmesine taraf olmadıklarını, davacının terditli olarak talep ettiği tazminat talebi yönünden de sorumlulukları olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
4. Davalı ..., ..., ..., ... ve ...; davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya dayanak gösterilen satış vaadi sözleşmesinde vadeden taraf olarak davacıya herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, sözleşmede satışı vadedilen 8 numaralı bağımsız bölümün kendilerine ait olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, sözleşmenin imzalanmasından 17 yıl geçtikten sonra açılan davanın kötü niyetle açıldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Mahkemece, muris ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazın yargılama sırasında Emti İnşaat Emlak Limited Şirketine devredildiğinden davacının tapu iptali tescil talebinin reddine, Emti İnşaat Emlak Limited Şirketi ile davacı arasında düzenlenen 02.10.2014 tarihli protokol uyarınca davacıya 70.000,00 TL ödenmesi karşılığında davacının taşınmazı boşalttığı, bu taşınmazla ilgili herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını belirttiği gerekçesiyle davacının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
2. Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 07.06.2018 tarihli 2018/982 Esas ve 2018/1086 sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın mülkiyeti yargılama sırasında el değiştirdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca davacıya seçimlik hakkı hatırlatılmak suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken tapuda hissedar olmayan kişilerin huzurunda davaya devam edilip hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince davacıya seçimlik hakkı hatırlatılmış, davacı, tapu iptal ve tescil talebinden vazgeçtiğini, davasını mirasçılara karşı tazminat davasına dönüştürdüğünü belirtmesi üzerine taşınmazın güncel değeri olan 130.000,00 TL'den dava dışı şirket ile yapılan protokol gereği ödenen 70.000,00 TL çıkarıldıktan sonra geriye kalan 60.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davalı ... ve ... mirasçıları vekili, ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
2. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... ile davacı arasında akdedilmiş sözleşme olmadığını, sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve geçersiz olduğunu, davacının dava dışı tapu maliki şirketten kendi payına karşılık para aldığını, bu nedenle tazminat talebinin de haksız olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
2. Davalı ... mirasçıları vekili, davacının dava dışı tapu kayıt malikinden alacağını aldığını, davalılara yönelik ikinci kez talepte bulunmasının sebepsiz zenginleşme oluşturacağını belirterek hükmü istinaf etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.2019 tarih ve 2018/443 Esas, 2019/240 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, tüm mirasçıların kararı istinaf etmediği anlaşıldığından davalı ... mirasçıları vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.02.2022 tarih ve 2021/2239 Esas, 2022/1334 Karar sayılı ilâmı ile; "...Davalı mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakta olup, her bir dava arkadaşının hükmü istinaf etmekte kişisel menfaati bulunmaktadır. Bu nedenle hükme karşı istinaf ya da temyiz kanun yoluna başvuran tüm mirasçıların birlikte hareket etme zorunluluğu yoktur. Tüm mirasçıların birlikte istinaf kanun yoluna başvurmasının zorunlu olduğunu kabul etmek, hükmü istinaf eden mirasçının aleyhine verilen kararın sonucuna katlanması sonucunu doğuracaktır. Hal böyle olunca istinaf kanun yoluna başvuran mirasçının adil yargılanma hakkı ve hak arama özgürlüğü ihlal edilmiş olacaktır.
Bu nedenle zorunlu dava arkadaşlarından birinin istinaf kanun yoluna başvurması yeterli olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talepleri hakkında esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hem ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunun belirtilmesi hem de istinaf başvurularının usulden redddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma Sonrası Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulüne, davacı vekilinin usul ve yasaya uygun şekilde davadan feragat etmesi nedeniyle, İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.2019 tarih ve 2018/443 Esas, 2019/240 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ve davalılar lehine vekâlet ücreti ödenmesine dair hüküm kurulduğunu beyanla vekâlet ücreti yönünden hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bozmaya uyularak devam edilen yargılama sırasında davacı vekilinin 07.10.2022 tarihli dilekçesi ile feragat beyanında bulunduğu, dosyada mübrez vekâletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisini haiz olduğu anlaşılmıştır.
3. Davadan feragat, davaya son veren taraf işlemlerinden biridir. Feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. HMK'nın 310 uncu maddesi gereğince feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!