WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3103 E.  ,  2023/4475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/260 E., 2023/153 K.
KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...’un 21/09/2004 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, murisin dava dışı eşi ...’nun kazada pert olan aracın bedeli ile murisin SGK'ya olan borçlarını kapattığını, kaza sonucu açılan davada murisin kusurlu bulunduğunu ve tazminat ödemesi yönünde mirasçıları aleyhine karar alındığını, bu ilamın Kayseri 5. İcra Dairesinin 2010/3418 ... icra dosyasında 134.986,49 TL üzerinden takibe konulduğunu, Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2013/785 ... icra dosyasında ise murisin kredi kartı borcuna ilişkin 21.581,73 TL üzerinden takip yapıldığını, muristen geriye yalnızca borç kaldığını, miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli olduğundan mirasın davacılar açısından reddedilmiş sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Girişim Varlık Yönetim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Ankara Sigorta vekili cevap dilekçesinde; mirasın hükmen reddi için yasanın aramış olduğu şartların davacı tarafta bulunmadığını, borca batıklığın açıkça belli olmadığını, murisin eşinin trafik kazası sonucu kazada pert olan aracın bedeli ile murisin SGK borçlarını ödemesinin mirası kabul ettiği anlamına gelebileceğini, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2013/454 Esas, 2016/65 Karar ... kararıyla; davacı mirasçılar tarafından terekenin benimsenmesi anlamına gelen eylemlerde bulunulduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.12.2020 tarih ve 2016/17051 Esas, 2020/8257 Karar ... kararıyla; "...somut olayda; mahkemece, terekenin benimsenmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de benimseme olarak kabul edilen hususlardan ... plakalı aracın hurda halinin paraya çevrilmesi için satılması sonucunda elde edilen bedel ile SGK borcunun ödenmesi ve banka hesabına borcun ödenmesi için 7 TL ile 10 TL yatırarak terekenin borcu olarak kabul edilen 6.518.005.972,00 TL'ye nazaran miktar itibariyle oldukça küçük değerde bir ödeme yapıldığı anlaşılmasına göre bu ödemelerin benimseme olarak kabul edilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. Bu hususlardan ayrı olarak mirasçılardan ...'un maaşından yapılan kesintinin icra tehdidi altında olması nedeniyle rızaen bir ödeme olmadığının da kabul edilmesi gerekmektedir. Mirasçılara Vakıf Emeklilik tarafından Hayat Poliçesi kapsamında yapılan ödeme ile ölüm aylığının bağlanması da terekenin benimsenmesi niteliğinde değildir. Bütün bu sebeplerle yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılarak terekenin borcu batık olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken TMK'nın 610. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “... davalı kurumlar tarafından tahakkuk ettirilen borç sebebiyle davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğu, davacıların, her ne kadar murislerinin çektiği krediyi kapatmak maksadı ile banka borcunu ödemiş iseler de, bu hususun terekenin sahiplenildiği anlamına gelmediği, davacıların, murislerinin ölümünden sonra murisin terekesini sahiplendiklerine dair her hangi bir işlemde ve davranışta bulunmadıkları, murisin ölüm tarihi itibari ile bankalarda parasının olmadığı, üzerine kayıtlı aracının bulunmadığı, murisin adına kayıtlı olan taşınmazın alınan bilirkişi raporu karşısında belirlenen değerinin, murisin borçlarını karşılamadığı, bu nedenle murisin, ölüm tarihi itibari ile acz içinde bulunduğu ve terekesinin borca batık olduğu" gerekçesiyle murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile davacılar tarafından mirasın hükmen ret olunduğunun tesciline yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Ankara ... Sigorta vekili temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme yapılmadan gerekçesiz olarak karar verildiğini, muris adına kayıtlı taşınmaz değerinin olduğundan çok daha düşük hesaplandığını, kazaya karışan aracın tereke hesabına dahil edilmediğini oysa ki gerçek değeri üzerinden dahil edilmesi gerektiğini, murisin 3. kişilerden olan alacağının araştırılmadığını, hükmen ret şartlarının oluşmadığını, terekeyi kabul anlamına gelen hareketlerde bulunulduğunu belirtmek suretiyle hükmü temyiz etmiştir.

2. Davalı ... Yönetim A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; terekeyi benimsemeye yönelik hareketlerde bulunulduğunu (ilk karardaki işlemleri tekrarlayarak), mirasçıların ret hakkını kaybettiğini, murise üst soyundan intikalen gelme ihtimali olan taşınmazların araştırılmadığını belirtmek suretiyle hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 ... ... Medeni Kanunu’nun 605 inci maddesinin 2 nci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
Son karar öncesi, Dairemizin 09.12.2020 tarihli ve 2016/17051 Esas, 2020/8257 Karar ... bozma ilamında, Dairece oluşturulan bozma gerekçesine katılmadığımı, İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerektiğini açıklamıştım.

İlk Derece Mahkemesi, bozma ilamına uyarak davanın kabulüne karar vermiştir.

Neticeten yukarıda belirtilen kararda yer alan "karşı oy" gerekçesini aynen tekrarlıyorum. Terekeyi benimsemeye yönelik işlemlerin varlığı nedeniyle davanın reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.