WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3097 E.  ,  2023/3854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/60 E., 2022/234 K.
KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada; ölüm tarihi 01.09.2014 olan muris ...’ün çeşitli kuruluş ve kişilere borcunun bulunduğunu, murisin borcu karşılayacak mal varlığının da bulunmadığını belirterek, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilleri cevap dilekçeleri ve yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesince verilen 12.02.2016 tarih ve 2015/143 Esas, 2016/28 Karar sayılı yetkisizlik kararı, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 17.09.2018 tarihli ve 2016/16832 Esas, 2018/5685 Karar sayılı ilamı ile "alacaklı olan davalının yerleşim yeri “Sarıkaya/Yozgat” olduğundan, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle bozulmuştur.

2.İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2018 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda, 30.05.2019 tarih ve 2018/184 Esas, 2019/133 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davacılar... ve ... yönünden davanın reddi ile diğer davacılar yönünden kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davacılar... ve ... vekili ile davalı ve birleştirilen dava davalısı ... vekili temyiz etmiştir.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarih ve 2019/4315 Esas, 2021/3737 Karar sayılı ilamıyla "mahkemece birleştirilen dava davacıları vekiline mirasın reddine ilişkin özel yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilmesi gerektiği, davacılardan... ve ...’nin icra dosyasına yaptıkları ödemelerin icra tehdidi altında olması nedeniyle rızaen bir ödeme olmadığının da kabulü ile davacılar... ve ...’nin eylemleri, Türk Medeni Kanununun 610. maddesinde düzenlenen terekenin benimsenmesi niteliğinde olmadığından davalarının reddi doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairenin yukarıda (IV.A.2.) bendinde belirtilen kararına karşı davalı davalı ... vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

4. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.02.2022 tarih ve 2021/7862 Esas, 2022/741 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu, asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile muris terekesinin borca batık olduğunun tespitine, asıl ve birleştirilen davada davacılar yönünden mirasın hükmen reddine, davanın mahiyeti gereği davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince "davacılar murisinin aktif pasifiyle mali durumunun araştırılması için yapılan incelemeler sonucunda terekenin pasifinin aktifinden fazla olduğu, bozma ilamı doğrultusunda birleştirilen 2015/258 Esas sayılı dosyada, davacılar vekiline mirasın hükmen reddine ilişkin özel yetkiyi içeren vekaletname sunulması için süre verildiği ve gereğinin davacılar vekili tarafından yerine getirilmiş olduğu" gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın müvekkilin ikametgahı mahkemesi olan Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dolayısıyla mahkemenin yetkisiz olarak karar verdiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, bir kısım mirasçılar tarafından murisin TEDAŞ'a olan elektrik borçları ödendiğini, bu durumun mirasın kabulü anlamına gelen bir davranış olduğu, tereke borca batık gibi gözükse de, gerçekte müteveffa borçlunun kendisine ait malları alacaklılardan kaçırmak için oğlu İzzet'e muvazaalı şekilde devrettiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır
" düzenlemesi yer almaktadır.

2.TMK'nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).

3.Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi değildir. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2 nci fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur. Davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmemeleri, bilmelerinin de mümkün olmaması, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verilmesi durumlarında, yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir.

4.Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez (TMK.md.610/2).

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple; davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.