WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3085 E.  ,  2024/2906 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2048 E., 2023/172 K.
DAVA TARİHİ : 14.12.2018
KARAR : Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/1021 E., 2020/39 K.

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılıp gerekçesinin değiştirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ile davalı ... İnş. Tic. A.Ş. arasında ... 11. Noterliğince tanzim edilen 19.03.2015 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3408 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazdaki 153 numaralı bağımsız bölümü müvekkiline satmayı vaadettiğini, müvekkilinin 338.580,00 TL satış bedelinin tamamını 05.05.2015 tarihinde ödemesi sonrasında, davalı ... İnş. Tic. A.Ş.nin daveti üzerine tapunun devri için 09.01.2017 tarihinde tapu müdürlüğüne gittiklerinde davalı ... dahil bir kısım alacaklıların yüklenici ... İnş. Tic. A.Ş. aleyhinde yaptıkları takipler nedeniyle taşınmaz kaydına işlettikleri haciz şerhleriyle karşılaştıklarını, takip alacaklısının iyiniyet iddiasında bulunamayacağını ileri sürerek; taşınmaz kaydında davalı ... lehine bulunan haciz şerhinin terkinini talep etmiş, 18/06/2019 tarihli celsede davacı vekili; "Bu aşamada davalı ... İnş. Tic. A.Ş. den bir talebimiz yoktur. Hak kaybımız olmasın diye şirketi davalı olarak gösterdik." yönünde beyanda bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davacının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyip sözleşmeyi tapuya şerhettirmediğini, davacının, tapudaki resmi devir işlemi sırasında taşınmazı hacizli haliyle kabul etmediğini, hacizlere karşı her türlü yasal haklarının saklı olduğu ibarelerinin yazılmasını istemesinin zaten haciz alacaklılarınca taşınmazın satışının süresinde istenmemesi durumunda haczin düşmesi beklentisi içinde olduğu anlamına geldiğini, bu yüzden de dava yoluna gitmediğinin açıkça anlaşıldığını, davanın tüketici mahkemelerinde açılması gerektiğinden görev yönünden de reddi gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalı .... Tic. AŞ aleyhine açılan davanın değerlendirilmesinde; dava dilekçesinde bu davalıya karşı hiçbir talepte bulunulmadığı gibi, 18/06/2019 tarihli celsede de bu davalıdan taleplerinin olmadığının açıkça beyan edildiği, aleyhine talepte bulunulmayan davalıya karşı dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından bu davalı aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği; davalı ... hakkında yapılan incelemede ise; ... ...'in diğer davalı aleyhine 14/12/2017 tarihinde 150.000,00 TL bedelli takip başlattığı, takip kapsamında diğer davalı ... İnş. Tic. A.Ş. adına kayıtlı dört - beş taşınmaz kaydına daha haciz şerhi konulduğu, dava konusu olamayan üç taşınmaz için 1.617.000,00 TL kıymet takdiri yapıldığı, 150.000,00 TL alacağın teminatı olarak 1.617.000,00 TL'lik taşkın haciz yapıldığı, dava konusu haczin terkini halinde davalı ... ...'in zararının bulunmayacağı, taşınmazın 10/01/2018 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve dava konusu taşınmaz kaydındaki İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün 2017/31588 E. sayılı dosyasından davalı ... lehine konulan hacizlerin haksız olduğu..." gerekçesiyle; davalı ... Yapı İnş. Tic. AŞ. aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2 nci maddeleri gereğince reddine; davalı ... adına açılan davanın kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3408 ada 3 parsel, A1 Blok, 153 numaralı bağımsız bölümün kaydına, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün 2017/31588 E. sayılı dosyasından bu davalı lehine konulan hacizlerin terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... ... vekili; davanın açılmasında kusuru bulunmayan müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tapu siciline güven ilkesi uyarınca hakkın şerh edildiğini, HMK'nın 25 inci maddesindeki taraflarca getirilme ilkesini dikkate almadan, varsayım yoluyla kendi yarattığı bir hukuki sebebe dayanarak mahkemece hüküm kurulduğunu, zira davacının veya diğer davalının hiçbir aşamada taşkın haciz iddiasında bulunmadıklarını, kaldı ki taşkın haciz için Kanun'un aradığı esasların olayda gerçekleşmediğini, dava konusu 153 No.lu bağımsız bölüme ilişkin takyidatlar incelendiğinde, ilgili bağımsız bölüm üzerinde dava dışı üçüncü şahıs alacaklılar tarafından şerhettirilmiş ve müvekkil ... ...'in 02.01.2018 tarihli haciz şerhinden çok daha önce işlenmiş, yani müvekkilinin haczinin önüne geçmiş 13 farklı icra dosyasından koyulmuş başkaca hacizler bulunduğunu, bu yönüyle dahi taşkın haciz yapıldığına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, bu durumda 14 üncü sırada haciz alacaklısı olan müvekkilinin ilgili taşınmazı sattırması halinde bile alacağına kavuşup kavuşamayacağının bilinemeyeceğini, uyuşmazlığın konusunu doğru bir şekilde tespit edemeyen mahkemece alakasız bir sonuca varıldığını ileri sürerek; kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalının itirazına konu ettiği iyiniyet ilkesinin, TMK'nın 1023 üncü maddesinde aynen "Tapu kütüğündeki sicile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." şeklinde yer aldığını; aynı ilkenin tamamlayıcı nitelikteki 1024. maddenin 1. fıkrasında "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz." biçiminde düzenlendiğini, tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespitinin büyük önem taşıdığı, gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak haciz ve takyidat talebini ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan malikin bulunduğu, bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı, yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği, esasen davalı ...'un da, davalı şirketten satış vaadi sözleşmesiyle taşınmaz satın alma talebinde bulunduğu ancak bilahare bu talebinden vazgeçtiği ve dava konusu haczin dayanağı olan icra takibinde alacak sebebinin vazgeçme nedeniyle ödenen paranın iadesi olarak gösterilmiş olması, dava konusu taşınmazda olduğu gibi yüklenicilerin kat mülkiyetine geçmek üzere yaptıkları bu tür daireleri maket halinde bile satışa arzettikleri, inşaat şirketlerinin bu çalışma tarzını benimsedikleri yaygın ve bilinen bir durum olup, kendisi de aynı projeden taşınmaz satın alma talebinde bulunan davalının, diğer davalı inşaat şirketinin bu tarz satışlarının olabileceğini öngörmesi ve buna göre kendisinden beklenen özeni göstermesi gerektiği, kendisi de tapuda malik görünen diğer davalıdan taşınmaz satın alma talebinde bulunan davalının, dava konusu edilen haciz talebinde bulunurken iyiniyet ve özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı kanaatine varıldığı, bu nedenlerle, dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu bağımsız bölüm kaydına sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra diğer davalı yüklenicinin borcundan dolayı konulan haciz şerhinin kaldırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; mahkemenin gerekçesi müsnet olaya uygun olmadığından, benzer dosyalarda emsal gerekçe olarak nitelendirilmemesi adına davalının istinaf itirazının usulen kabulü ile kararın kaldırılarak yukarıda izah edilen gerekçe doğrultusunda; davalı ...'un istinaf talebinin usulen kabulüne; HMK m. 353/1-b-2 uyarınca İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2019/1021 E., 2020/39 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi, 3408 ada 3 parsel, A1 blok, 153 numaralı bağımsız bölümün kaydına, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün 2017/31588 E. sayılı dosyasında davalı .... Ticaret A.Ş.nin borçlarından dolayı davalı ... ... lehine konulan hacizlerin terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ... vekili; istinaf dilekçesindeki aynı başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1009 uncu maddesi uyarınca; "...şerhedilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerhedilebilir. Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir."

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 1023 üncü maddesi uyarınca; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.” Yolsuz tescil, gerçek hukuki sebebe dayanmayan tescildir. Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Yolsuz tescilde, tescilden yararlanan tarafın iyi niyetli olup olmamasına bakılmaksızın kaydın iptali veya düzeltilmesi dava yoluyla istenebilir.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1024 üncü maddesi uyarınca; "...Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz."

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile mahkeme kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.