WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3083 E.  ,  2023/3987 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/209 E., 2020/125 K.
KARAR : Asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen komşuluk hukukundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile kira kaybı alacağı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalılar ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili 1175 ada 132 parselde bulunan arsa üzerinde halen devam eden inşaat çalışması sırasında açılan temel çukurunun sebep olduğu zemin kaymaları nedeniyle müvekkiline ait binalarda yıkılma tehlikesi yaratacak şekilde hasar meydana geldiği, can güvenliğinin bulunmadığı gerekçesiyle boşaltıldığı, müvekkiline ait hasar gören gayrimenkullerin 1618 ada 21 parselde bulunan 27 kapı numaralı, aynı ada 24 parselde bulunan 2 kapı numaralı, aynı ada 30 parselde bulunan 10 kapı numaralı, aynı ada 28 parselde bulunan 10/1 kapı numaralı, aynı ada 32 parselde bulunan 14 kapı numaralı ve aynı ada 51 parselde bulunan 16 kapı numaralı binalar olduğu, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleştirilen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/248 Esas sayılı dosyasında davacı vekili fazlaya dair talep haklarının saklı kalmak kaydı ile dava tarihine kadar oluşan en az 65.000,00 TL'lik kira alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, tespit edilen miktar esas alınarak 27.07.2011 tarihli taşınmaz tahliye ve Mühürleme Tutanağının tanzim edilip binalar boşaltıldıktan itibaren işbu dava karara bağlanıncaya dek geçecek yargılama süresince meydana gelecek kira geliri kayıpları ile birlikte davalılardan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili ve fer'i müdahil vekili talep konusu binaların 30 yıllık yapı ruhsatı bulunmayan, deprem yönetmeliğine göre de yapılmamış yapılar olduğunu, müvekkilinin tüm önlemleri aldığını, belediyeden alınmış olan inşaat ruhsatı ile faaliyet gösterdiğini, davacının davasına sebep olarak göstermekte olduğu Belediye mühürleme tutanağı müvekkil şirketçe burada yaşayan insanların o an ve mal kaybına uğramaması için yapılan başvuru üzerine olduğu, bu nedenle davacının her an yıkılma tehlikesi bulunan mühendislik görmemiş bu yapılardan kira alamamsı ile imar olmayan ve çoğu yığma yapı olan bu yapıların yeniden yapılması talebinde bulunduğu, davacının yeniden yapımı ve güçlendirmesi konusunda hiçbir şey yapmamış olan davacı bu hata ve kusuru ile müvekkiler ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiği, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak talebinde bulunamayacağı, bu nedenlerle davacının taleplerinin reddinin savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece asıl davada maddi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulüne ile 241.560,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın reddine, birleştirilen dava yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 21.900,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2014 tarihli 2011/323 Esas 2014/221 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ve feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.05.2018 tarihli 2017/4560 Esas, 2018/3995 Karar sayılı ilamıyla; davalılar ve fer'i müdahil vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacının kira kaybı zararının dava konusu parsellerin her biri için belediye tarafından taşınmaz tahliye tutanağının ve mühürleme tutağının düzenlendiği tarihten dava tarihine kadar olan dönemi için hesaplanması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl davada maddi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulüne ile 241.560,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın reddine, birleştirilen dava yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 7.790,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, yıpranma payı indirimin çok yüksek oranda hesaplandığını, ödenmesine karar verilen tazminat ile inşaat maliyetleri arasında uçurum olduğunu, zarara davalıların sebebiyet verdiğinin ispatlandığını, davacının zararın meydana geldiği tarihten davanın devam ettiği tarihe kadar en az on yıldır taşınmazı kullanamadığını, kira kaybı alacağının dava tarihine kadar hesaplanmasının doğru olmadığını, davanın karara bağlandığı tarihe kadar hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

2. Davalılar ve fer'i müdahil vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun geçersiz dayanaksız ve denetime elverişsiz olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, birleştirilen dava tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun);
a)"Mülkiyet hakkının içeriği" kenar başlıklı 683 üncü maddesi şöyledir:
"Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir."

b) "Taşınmaz malikinin sorumluluğu" kenar başlıklı 730 uncu maddesi şöyledir:
"Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir.
Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir"

c) "Komşu hakkı" üst başlıklı "1 inci Kullanım biçimi" kenar başlıklı 737 inci maddesi şöyledir:
"Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır.
Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır."

d)"Kazı ve Yapılar" üst başlıklı "Kural" kenar başlıklı 738 inci maddesi şöyledir:
"Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır.
Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır."

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun);
"Sorumluluk" üst başlıklı "Genel olarak" kenar başlıklı 49 uncu maddesi şöyledir:
"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.