WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3078 E.  ,  2024/2934 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/907 E., 2023/367 K.
DAVA TARİHİ : 03.08.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/239 E., 2021/138 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; ... Belediyesi encümeninin 04.05.1990 tarih ve 1620 yevmiye No.lu kararı ile ... ilçesi 1552 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, aynı tarih 1619 yevmiye numaralı kararla da 1552 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi olan....' e satıldığını, bu kişilerce de 1991 tarihinde taşınmazların kendisine ve dava dışı ... satıldığını, akabinde ...'ın da hissesini kendisine satarak dükkanın da zilyetliğini devrettiğini, kendisinin 30 yılı aşkın süredir taşınmazları kiralamak suretiyle kullandığını, ancak bu kişilerle belediye arasında alacak-verecek münasebeti olduğundan tapuların devrinin yapılamadığını, mirasbırakanlar öldüğünden mirasçılarından vekaletname alarak taşınmazlardaki bir kısım payları kızı ... adına tescil ettirmesine rağmen muris ... mirasçısı olan davalılar ile... ... mirasçılarından ... ... ile ... Değirmencioğlu'nun paylarının devri için vekaletname vermediğinden bunların adına olan pay 1/8 oranında ... Büyükşehir Bedeliyesi adına kaldığını, tarafların belediyeye olan borçlarının kendisi tarafından ödendiğini, yine ... mirasçılarının borçlarını da ödediğinden, taşınmazın bunlarına adına da intikal ettiğini, taşınmazların payı ... ve ... adına da intikal etmesi gerektiğinden bu payların da kendisine ait olduğunu ileri sürerek; dava konusu taşınmazdaki davalılar adına olan payların iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının haklı bir nedenle malik olmayı gerektirecek geçerli bir sözleşme yapmadığını, taşınmazın zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını, taşınmazın kendisine ait olduğunu, davacının belediyeye ödeme yaptıysa ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri alabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Bir kısım davalılar vekili; taşınmazın murise ait olduğunu, fırın olarak işletilmesine rağmen murisin ölümü üzerine atıl kaldığını, davacının satın aldığına dair herhengi bir belge sunamadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapulu taşınmazların devrinin resmi şekilde yapılmasının zorunluluk olduğu, dava konusu taşınmazların arsa vasfında olup kat mülkiyetine veya irtifakına konu edilmediği, bağımsız bölüm satışına ilişkin olmaması nedeniyle 30.09.1988 tarihli 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararının da olayda uygulama yeri bulunmadığını, geçersiz satış sözleşmesine dayanılarak iptal ve tescil talebinde bulunulamayacağı, davacının da bedel iadesi talebi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalarının sübut bulduğunu, satış tarihi itibariyle davalılar murisleri adına kayıtlı herhangi bir taşınmaz bulunmadığından yapılan satışın alacağın temliki hükmünde bulunduğunu, bu nedenle resmi şekil şartının geçerli olmadığını, bir kısım mirasçıların paylarını kızına devrettiklerini ancak davalıların kötüniyetli olduklarını, TMK.'nın 713. maddesinin gözetilmesinin gerektiğini, taşınmazın 30 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapuda kayıtlı taşınmazların resmi şekil dışında satışının geçersiz oluşu, davacı vekilince murislerin taşınmaz devirlerinin alacağın temliki hükmünde olduğu ileri sürülmüş ise de, encümen kararları doğrultusunda eldeki davada alacağın temliki hükümlerine göre bir devrin amaçlanmadığı taşınmazların satış suretiyle temliki amacıyla sözleşmenin düzenlendiği anlaşılmış, davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de harici satımın geçersiz olması ve davacının da bedel talebi bulunmadığından yemin delilinin sonuca etkili olmayacağı, bu doğrultuda mahkemece davanın reddine dair verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle temyiz isteminde bulunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.