WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3066 E.  ,  2024/2720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/898 E., 2023/876 K.
DAVA TARİHİ : 09.08.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/242 E., 2021/517 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın el atmanın önlenmesi yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 2448 ve 2460 parsel No.lu taşınmazlarda müvekkillerinin paydaş malik olduğunu, davalının 30 dekardan fazla bir kısmının uzun süreden beri haksız olarak işgal ettiğini, ihtara rağmen taşınmazı boşaltmadığını belirterek, el atmanın önlenmesini ve işgal tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara herhangi bir el atma bulunmadığını, taşınmazın paylı mülkiyete tabi olup davacıların pay ve paydaş çoğunluğu bulunmadığından bu davayı açamayacağını, davacıların çok küçük payı olduğunu, taşınmazın geri kalanını diledikleri gibi kullanabileceklerini, davacıların kötü niyetli olduğunu, 3. kişilerle yapılan kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2019/242 Esas 2021/517 Karar sayılı kararıyla; davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davacıların paydaş maliki oldukları dava konusu taşınmazları işgal ettiği, davalının mülkiyeti davacılara ait taşınmazı kullanmasını haklı kılacak nitelikte akdi ya da hukuki bir sebebin bulunmadığı, ayrıca davalı paydaş olmadığından ecrimisil talebi için intifadan men şartının aranmayacağı, bu itibarla davalının ecrimisilden sorumlu olduğu, dava konusu taşınmazları davalının uzun yıllardır kullanmasına rağmen davacı tarafça 2018 yılındaki ihtara kadar kullanıma itiraz edilmediği, bu durumda ihtarname tarihinden önceki kullanımın rızaya dayalı olduğu kabul edilerek ihtarname tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için ecrimisile hükmedilmesi gerektiği açıklanarak, el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile 10.817,16 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvurusunda, ecrimisil yönünden kısmen kabul kararının doğru olmadığını, davalının kullanımına davacıların rızası bulunmadığını, davalının Hazine'ye ecrimisil ödemesinin kendilerine de ödenmesi gerektiğinin kanıtı olduğunu, dosyaya sunulan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmediğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf başvurusunda, dava değerinin yalnızca davacıların payı oranında belirlenmesi gerektiğini, davacılar dışındaki diğer paydaşların da müvekkilinin kullanımından haberdar olmasına karşın dava açmadıklarını, davacıların onları temsil yetkisi olmadığını, dava değerinin yalnızca davacıların payı oranında belirlenmesi gerektiğini, davacıların payına tecavüz olmadığını, Milli Emlak Dairesine ecrimisil ödendiğini, ecrimisil ödenerek çiftçi kayıt sistemine geçtiğini, çiftçi desteği aldığını, ecrimisil miktarının hatalı hesaplandığınıileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların malik olduğu, davalının malik olmadığı, dava konusu taşınmazlarda dava dışı malikler bulunduğu, davalının taşınmazı kullandığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, kullanılan alanın miktar olarak belirlendiği, davalı tarafın uzun süreden beri kullandığı, tapu kayıtlarındaki hükmen tescile ilişkin tarih dikkate alındığında davacıların hak iddiasında bulunduğu, taşınmazın bu davalar görülürken keşif yapıldığı, davacıların bilgi sahibi olduğu, dava dilekçesinde dahi 40-50 yıldan beri kullanıldığının belirtildiği, davacıların uzun süre kullanıma itiraz etmeksizin örtülü şekilde onay verdiği, daha sonra davalıya ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren onayın geri alınmış olacağı, bu nedenle mahkemece ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplama yapılarak ecrimisile hükmedildiği, ecrimisil yönünden raporun usulüne uygun olduğu, meni müdahale yönünden davacıların malik olarak malik olmayan 3. kişiye karşı diğer maliklerin onayını almadan el atmanın önlenmesini talep etme hakkı olduğu, tüm maliklerin birlikte dava açmasının zorunlu olmadığı, meni müdahale yönünden kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci Mmddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.