WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3064 E.  ,  2023/3858 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/490 E., 2021/598 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen şerhin terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Köyü 25, 86, 126, 169, 231, 9, 36, 97, 143, 156, 139 ve 146 parsel sayılı taşınmazların maliki İsa kızı ...'ın yasal mirasçısı olduğunu, davacının miras bırakanı adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının düzeltilmesi talebiyle açmış olduğu davanın Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2011 tarih ve 2010/252 Esas, 2011/490 Karar sayılı ilâmı ile kabulüne karar verildiğini, ne var ki davacının intikal talebinde bulunmuş olmasına rağmen taşınmazların tapu kaydında "1062 sayılı Yasa gereği Hazinece el konulduğu" şerhi bulunduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, davacının miras bırakanı ...'ın Suriye uyruklu olmayıp Türk vatandaşı olduğunu belirterek; dava konusu 12 adet taşınmazın tapu kaydındaki şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarih ve 2020/10 Esas, 2020/147 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarih ve 2020/4451 Esas, 2021/2040 Karar sayılı ilâmı ile; "dava konusu 169, 231, 126 ve 25 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işlemi sonucunda kütük sayfaları kapatılarak 11 adet yeni taşınmaz oluşmuş, bu taşınmazlardan 138 ada 7 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlarda davacı murisi İsa kızı ...’ın hissedar olduğu görülmüş, 159 ada 1, 2, 4, 6, 8, ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda ise "1062 sayılı Kanun gereğince Hazinece el konulmuştur Verdi hissesine" şerhinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, 138 ada 12, 137 ada 5, 151 ada 3 ve 159 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki "1062 sayılı Kanun gereğince Hazinece el konulmuştur Verdi hissesine" şeklindeki şerhlerin terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; hüküm altına alınan 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davacı murisi İsa kızı ...’ın payı bulunmadığı gibi 159 ada 4, 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarda davacı murisi İsa kızı ...’ın hissesi üzerinde "1062 sayılı Kanun gereğince Hazinece el konulmuştur Verdi hissesine" şerhinin bulunmamasına rağmen bu parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda karar başığında tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine;
1-) Davaya konu Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 156, 146, 139, 143, 97, 36, 9 ve 86 parsel sayılı taşınmazlar yönünden;1062 sayılı Yasa uyarınca konulan şerhin terkini talebinin reddine,

2-) Davaya konu Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 169 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırılması sonucu oluşan Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 138 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerine 1062 sayılı Yasa uyarınca konulan şerhin terkinine,

3-) Davaya konu Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 25 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırılması sonucu oluşan Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 137 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerine 1062 sayılı Yasa uyarınca konulan şerhin terkinine,

4-) Davaya konu Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 126 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırılması sonucu oluşan Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 151 ada 3 parsel sayılı ve 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden;
a-) Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine 1062 sayılı Yasa uyarınca konulan şerhin terkinine,

b-) Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davacının hissesi bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
5-) Davaya konu Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 231 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırılması sonucu oluşan Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 159 ada 1, 2, 3, 4, 6, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden;
a-) Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 159 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine 1062 sayılı Yasa uyarınca konulan şerhin terkinine,

b-) Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 159 ada 4, 6, 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 1062 sayılı Yasa uyarınca konulan şerhin terkini talebinin reddine,

c-) Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, İbrahimiye Mahallesi 159 ada 1, 2, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarda davacının hissesi bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kayıtların idari tedbir niteliğinde idari eylem olduğunu ayrıca husumet yönünden de davanın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, 1062 sayılı Yasa gereği Hazine tarafından el konulan taşınmazlarda tasarruf yetkisinin bulunmayacağı, Hazine tarafından el konulan taşınmazların miras yolu ile intikali söz konusu olamayacağından el koyma işleminin kaldırılmasının hukuken mümkün bulunmadığını, Türk uyruklu da olsa mirasçılar adına intikal işlemi yapılamayacağını, yapılmış ise bu intikallerin iptali gerektiğini, Suriye uyruklu vatandaşlara ait mal varlığının idaresi ve durumu ile ilgili çıkarılmış kanun ve kararnamelerin hala geçerli olduğunu, uyuşmazlıkta Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiğini ve bu sürenin dolduğunu, taşınmazların Suriye uyruklu kişi veya kişilere ait olmadığının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine yöneliktir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun, 513 üncü maddesi.

2. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasa'nın 36 ncı maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hâkim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hâkim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya davetle zorunludur.

3. Türk Borçlar Kanunu’nun, 513 üncü maddesinde "Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.
Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.
" hükmü yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1. Borçlar Kanunu'nun 513 üncü maddesine göre ölüm ile aksi sözleşmeyle kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekâlet sona erer. Şu kadar ki vekâletin sona ermesi müvekkilin menfaatlerini tehlikeye koymakta ise; vekil müvekkilinin veya mirasçılarının ya da temsilcisinin bizzat işlerini görebilecek hâle gelinceye kadar işi görmeyi sürdürmekle yükümlüdür.

2. UYAP siteminde yer alan nüfus kaydına göre davacı ...'ın 12.11.2015 tarihinde İlk Derece Mahkemesince verilen temyize konu hükümden önce vefat ettiği; vekâlet ilişkisinin ölüm nedeniyle sona erdiği hususu mahkemenin bilgisine sunulmadan ve davacı ...'ın tespit edilecek mirasçılarının usulüne uygun olarak davada yer almaları sağlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3. Bu durumda Mahkemece, davacı ...'ın mirasçılık belgesi temin edilerek tespit edilecek mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması ve daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yürütülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.