7. Hukuk Dairesi 2023/3050 E. , 2024/1242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 E., 2022/338 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilleri ile dava dışı yüklenici ... arasında dava konusu 43 parsel sayılı taşınmaza yönelik 02.10.1997 ve 06.02.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmeleri düzenlendiğini, sözleşmelere konu inşaatın tamamlanmaması nedeniyle müvekkilleri tarafından yüklenici aleyhine kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, 08.05.2012 tarihinde kesinleşen kararla kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine ve dava konusu 43 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı bağımsız bölümlerin müvekkilleri adına tesciline karar verildiğini, tapu müdürlüğünce taşınmazların haciz şerhleri ile birlikte müvekkilleri adına tescil edildiğini ileri sürerek; tescil sırasında aktarılan tüm haciz şerhlerinin, özellikle 3, 8, 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerdeki haciz şerhlerinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalı vekili, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini; bir kısım davalı vekili ise dava konusu taşınmazlarda lehlerine konulan haciz şerhlerinin terkin edildiğini belirterek; davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR
Yerel Mahkemenin 17.03.2016 tarihli ve 2014/315 E. - 2016/101 K. sayılı kararıyla; dava konusu 309 ada 43 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına konulan haciz şerhlerinin terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 17.03.2016 tarihli ve 2014/315 E. - 2016/101 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 tarih ve 2019/4435 E. - 2019/8776 K. sayılı ilamın ile, "...Davacı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici arasında dava konusu 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapımına ilişkin 02.10.1997 ve 06.02.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmeleri düzenlendiği, 03.08.1999 tarihinde taşınmazda kat irtifakı kurulduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmelerine konu inşaatın tamamlanmaması nedeniyle arsa sahipleri tarafından yüklenici aleyhine 12.07.2005 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil davası açıldığı ve 28.09.2006 tarihinde 43 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulduğu; Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/200 E. - 2009/641 K. sayılı ilamıyla kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili olarak feshine, 43 parsel sayılı taşınmazın yüklenici ... Çakır ve yükleniciden satın alanlara aktarılan tapu kaydının iptali ile arsa sahipleri adına tesciline karar verildiği, kararın 08.05.2012 tarihinde kesinleştiği; mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinde davacıların maliki olduğu 309 ada 43 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 4, 8, 9, 10, 13, 14 ve 17 numaralı bağımsız bölümlere ait tapu kayıtlarına, davalı Hazine lehine ihtiyati tedbir şerhinin konulduğu; 28.09.2006 tarihinden önce 22.12.2000, 02.04.2001, 14.01.2004, 01.08.2005, 11.11.2005 ve 19.04.2006 tarihli haciz şerhlerinin konulduğu, diğer haciz şerhlerinin ise bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulduktan sonra işlendiği; bu durumda mahkemece, 309 ada 43 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi işlenerek aleniyet kazandıktan sonra mevcut şerhe rağmen başkaca kısıtlamalar işlenmiş ise bunlara değer tanınmayacağından, tapunun aleniyet prensibi gereği ihtiyati tedbir şerhinden sonra konulan haciz şerhlerinin terkinine karar verilmesi, ihtiyati tedbir şerhinden önce konulan haciz şerhleri yönünden ise Türk Medeni Kanununun 3. ve 1023. maddeleri gereği haciz lehtarlarının iyi niyetli olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği; bunlarla birlikte, davacılar vekilince dava dilekçesinin sonuç kısmında, “Yüklenici ve yükleniciden bağımsız bölüm satın alan maliklerin mahkeme kararı uyarınca, tapu kaydı iptal edilerek davacılar adına tescil edildiğinden tescil sırasında aktarılan tüm hacizlerin özellikle 3, 8, 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümler üzerinde bulunan haciz şerhlerinin kaldırılmasına” karar verilmesini talep ettiği halde, mahkemece davacılar vekiline talep sonucu açıklattırılmadan 309 ada 43 parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm kurulmasının da yanlış olduğu, Mahkemece, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle; açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ve açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
"Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, Çakmak Mahallesi, 309 ada 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3, 4, 8, 9 ve 10 No.lu bağımsız bölümler üzerindeki haciz şerhleri yönünden 28/09/2006 tarihli ihtiyati tedbir şerhinden sonra konulan tüm haciz şerhlerinin terkinine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili; eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen hükümde husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, satış sözleşmesinin iptaline ilişkin yasal koşulların oluşup oluşmadığının incelenmediğini, vergi borcu devam eden ... yönünden de inceleme yapılmadığını, davalı ... Belediyesinin kamu hacizlerinin ise ödeme neticesinde kaldırıldığını ve bu husus da gözetilmeden kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, talep sonucu davacıya yeterince açıklattırılmadan verilen kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek; hükmü temyiz etmiştir.
2. Davalı ... Başkanlığı vekili; müvekkili Belediye lehine 8, 9 ve 10 bağımsız bölümler kaydına konulan 14.01.2014 tarihli kamu hacizlerinin borcun ödenmesini müteakip tapuya yazılan müzekkere sonrasında fek edildiğini, müvekkilinin, üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, bunlara rağmen bağımsız bölümler üzerindeki hacizlerin kaldırılmamış olması söz konusu ise, bu durumda müvekkiline kusur atfedilemeyecek olup müvekkili yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
2. Mahkemenin bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğar. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usuli kazanılmış hak” ya da “Usuli müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 E. - 1988/89 K. sayılı ilamında; “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir." O halde; mahkemenin bozmaya uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Mahkeme yönünden ise uyulan bozma kararında gösterilen şekilde araştırma yapmak ve karar vermek yükümlülüğü oluşur.
2. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Her ne kadar mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesindeki ilkelere uygun hüküm kurulmamıştır. Hüküm fıkrasının tarafların taleplerini karşılayacak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde oluşturulması gerekir. Şöyle ki; dava konusu ana taşınmazın nitelikleri belirtildikten sonra, dava konusu edilen her bir bağımsız bölümün tapu kaydı tek tek ele alınarak, her bağımsız bölüm yönünden kabul edilen ve devamına karar verilen haciz şerhlerinin lehdar, tarih ve yevmiye numarası belirtilerek somut, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken; anılan kanun hükmüne aykırı olacak şekilde somut belirlemeler yapılmaksızın genel ve soyut ifadelerle "309 ada 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3, 4, 8, 9 ve 10 No.lu bağımsız bölümler üzerindeki haciz şerhleri yönünden 28/09/2006 tarihli ihtiyati tedbir şerhinden sonra konulan tüm haciz şerhlerinin terkinine" ibareleri yazılmak suretiyle hüküm kurulması; hüküm fıkrasının açık, şeffaf, uygulanabilir, gerekçe ile uyumlu olma, talepleri tek tek karşılama ilkesine aykırı ve infazda tereddüte yol açabilecek nitelikte olduğundan doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan tarafların sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!