WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3030 E.  ,  2024/2319 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/714 E., 2023/1009 K.
DAVA TARİHİ : 30.05.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/328 E., 2023/88 K.

Taraflar arasındaki suya el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Turhal, ... Köyü'nde yaklaşık 100-150 yıllık kadim kullanım hakkına sahip ve köyün ortak kullanımına ait çeşme suyunun davalı tarafından kesilerek şahsına ait ... Köyü, 120 ada içerisinde bulunan tarlasına çeşme yapmak suretiyle kullanılmak istendiğini belirterek davalının köyün ortak kullanımına ait çeşme suyuna müdahalesinin men'ine ve eski haline getirilmesine ve masrafların davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu suyun, köyün güneyindeki kireçtaşlarından gelen yer altı suyu kaynaklarından beslendiği ve genel su niteliğinde olduğu, bahar aylarında günlük debisinin 7200 TL (7.2 ton) ve yaz aylarında günlük debisinin 518 litre olduğu, köyün hayvancılıkla uğraşıp 30.01.2023 tarihi itibarıyla 696 adet büyükbaş ve 1519 adet küçükbaş hayvanının bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarından suyun kadimden beri köylünün ortak malı niteliğinde ve önceden içme suyu olarak, evlere içme suyu geldikten sonra da hayvan sulamada kullanıldığı, bu durumda davalının vaki müdahalesi ile kadim ve öncelik hakkının ihlal edildiği ve yaz aylarında zaten suyun köylünün kullanımına dahi yetmediği anlaşılmakla davanın kabulüne; davalının, Turhal, ... Köyü, 120 ada 1 parsel sınırları içindeki suya yaptığı tüm müdahalelerin men'ine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından kesildiği iddia edilen suyun köye ait olan çeşmeye giden su olduğu, haliyle de eldeki davayı açma ehliyetinin Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğu, ön inceleme duruşması yapılmadan keşif anında tanıkların dinlenmesinin usule aykırı olduğunu, müvekkilinin arazisinden geçmekte olan ve yine müvekkilinin arazisine yerleştirilen direnaj sistemi ile köy çeşmesine bağlanan bir suyun mevcut olduğunu, mahkeme kararının gerekçesiz bir karar olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarında belirttikleri üzere jeoloji mühendisinin sunmuş olduğu raporların gerçeklikle alakası olmadığını, akan suyun sızıntı şeklinde olup doğru kazı yapılarak dahi köyün ihtiyaçlarını karşılayacak yeterlilikte olmadığını, raporun kendi içerisinde de çelişkili olduğunu, müvekkilince davaya konu çeşmeye 20 metre uzaklıkta yapılan yeni çeşmenin umumun yararlanması için mi yoksa kendisine özel mi yapıldığı hususunun ise hiç sorulmadan ve araştırılmadan karar verilmesinin ayrı bir hukuka aykırılık olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel suya el atmanın önlenmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TMK'nın 715 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Genel sular, nitelikleri itibariyle kimsenin mülkiyetinde olmayan, üzerlerinde özel mülkiyet tesis edilmeyen, toplumun yararlanmasına ve kullanmasına bırakılmış, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sulardır. TMK'nın 715 inci maddesi mevzuat gereği genel sulardan herkes ihtiyacı oranında kullanma hakkı bulunmaktadır. Ancak bu hakkın tanınmasında uygulanan temel kural ''kadimlik hak''tır. Nitekim davacılar da kadimlik hakkına dayanarak el atmanın önlenmesini talep etmiştir.

3. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından kaynakların etkileneceği şekilde el atmanın söz konusu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair verilen kararda bir usulsüzlük görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.