WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3023 E.  ,  2024/2712 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/588 E., 2023/742 K.
DAVA TARİHİ : 05.11.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/507 E., 2022/691 K.

Taraflar arasındaki suya yapılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait olan dava konusu taşınmaza davalının herhangi bir hakka dayanmaksızın el attığını, müvekkilinin tüm uyarılarına rağmen uzun yıllar boyunca kullandığını belirterek, el atmanın önlenmesini ve 2017 yılından itibaren ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacıya 2007 yılında fındık 70.000,00 TL karşılığında fındık sattığını, ancak davacının bedeli ödeyemeyeceğini belirterek borcuna karşılık olarak dava konusu taşınmazı verebileceğini söylediğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmek zorunda kaldığını, davacının taşınmazın zilyetliğini müvekkiline teslim ettiğini, ancak tapu kaydının devri konusunda müvekkilini oyaladığını, davacının bu yıl müvekkilinden yeniden para talep ettiğini, müvekkilinin de taşınmaz için 10 ton fındık bedeli ödediğini, müvekkilinin haksız işgalci olmadığını, ecrimisil koşullarının oluşmadığını, 2008 yılında ödenmesi gereken 70.000,00 TL bedelin dava tarihi itibariyle ulaşacağı değerin tespiti ile müvekkiline bu bedel ödenene kadar hapis hakkı tanınması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.11.2022 tarihli ve 2021/507 Esas, 2022/691 Karar sayılı kararıyla, davalı taraf her ne kadar taşınmazı harici satış ile davacıdan satın aldığını iddia etmiş ise de bu hususu ispatlayamadığı, davalıya yemin teklifinde bulunabileceği hususu hatırlatıldığı ancak davalı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını bildirdiği, her ne kadar davalı tarafça dava konusu taşınmazın borca karşılık haricen satıldığı savunması ispatlanamamış ise de, dinlenen tanık beyanlarından davacının davalıya olan söz konusu borcunu ödeyemeyince dava konusu taşınmazın kullanımını bir dönem emaneten davalıya bıraktığı, akabinde bu rızasını geri alarak davalıdan taşınmazın teslimini istediği, davalının dava tarihine kadar haksız işgalci olduğunu söyleme imkanının bulunmadığı, dolayısıyla ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı, bununla birlikte davalının dava konusu taşımazdaki el atmasının önlenmesine dair yasal koşulların mevcut olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesine, ecrimisil isteminin reddine, davalının hapis hakkı def’inin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda, yerel mahkemece taraflar arasında ariyet ilişkisi bulunduğu kabul edildiğini, ancak böyle bir ilişki bulunmadığını, davacı tarafça bir ispat gerçekleştirilmediğini, taşınmaz malikinin dava konusu taşınmazı 13 yıl boyunca bir başkasına bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin 70.000,00 TL alacağının dava tarihindeki değerinin taşınmazın dava tarihindeki değerinden daha yüksek olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı alacağını tahsil edebilmek için davacıdan satın aldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü, 722 nci, 995 inci, 718 inci, 756 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.