7. Hukuk Dairesi 2023/2996 E. , 2023/3890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/770 E., 2023/52 K.
KARAR : Asıl davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine, terditli bedel isteminin kabulü ile 22.500 TL'nin tahsiline, karşı davanın reddine, birleştirilen davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davada gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; ıslah ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat; karşı davada sözleşmenin iptali, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisile ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine, terditli bedel isteminin kabulü ile 22.500 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, karşı davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosyada davacı-karşı davalı/birleştirilen davada davacı vekili ile asıl dosyada davalı-karşı davacı/birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı; 13.06.2003 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile; 940 ada 13 parsel sayılı taşınmazda zemin kat 5/100 arsa paylı 43/A No.lu dükkanın davalı tarafından satışının vaad edildiğini, bedelin ödendiğini, tapu iptali ve tesciline karar verilmesini, 14.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile; ikinci kademede ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada, dava konusu dükkana el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı; davanın reddini savunarak karşı davada, sözleşmenin gabin nedeniyle iptalini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2010 tarihli ve 2008/677 Esas, 2010/349 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın 5/100 payının noter satış sözleşmesi uyarınca davalı adına kaydın iptali ile davacı adına tesciline, fiilen dükkan olan 51/A’ya müdahalenin önlenmesine, 8.544,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı-karşı sözleşmenin iptaline ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.12.2010 tarihli ve 2010/1135 Esas, 2010/13585 sayılı kararıyla; karşı dava bakımından temyiz itirazları reddedilmiş, asıl dava ve birleştirilen dava bakımından, dava konusu 940 ada 13 parsel üzerinde henüz kat irtifakı kurulmadığından, davacının taliki şarta bağlı akdin icrasını isteyemeyeceği, ne var ki, Borçlar Kanunu’nun 154 üncü maddesine göre şartın tahakkukuna iki taraftan her biri iyi niyet kurallarına aykırı şekilde engel oluyorsa o şart gerçekleşmiş kabul edileceği, bu yüzden mahkemece, taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmasını engelleyen bir neden olup olmadığı, neden yoksa davalının kötü niyetli olup olmadığının araştırılması, asıl ve birleşen davadaki istemler hakkında sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2013/181 Esas, 2015/300 Karar sayılı kararıyla, tapu kaydının iptaline yönelik davanın reddine, gayrimenkul satış vaadine yönelik edim yerine getirilemediğinden ödenen bedelin bilirkişi tarafından belirlenen güncel değeri olan 22.500 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davalı-karşı davacı tarafça açılan davadaki sözleşmenin iptali talebinin davacı tarafça açılan davada da verilen karar kapsamında değerlendirilerek; sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında alınan bedelin iadesine yönelik hüküm kurulmakla, bu konuda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.05.2016 tarihli ve 2016/1649 Esas, 2016/6411 Karar sayılı kararıyla; bozma kararı sonrası yapılan yargılamada taşınmazda kat irtifakının kurulmayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının bozma kararı sonrasında sunduğu ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ayrıca mahkemece el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin birleştirilen dava hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin doğru görülmediği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/305 Esas, 2017/20 Karar sayılı kararıyla, asıl dosyada davanın reddine, asıl dosyada davalı-karşı davacı tarafın sözleşmenin iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2017/3463 Esas, 2018/2578 sayılı kararıyla; aradan geçen zaman ve yapıldığı belirlenen imar plan çalışmaları gözetilerek, taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde yer alan edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin, bu itibarla taşınmaz üzerindeki binanın imara, projesine, ruhsata uygun hale getirilip getirilemeyeceğinin, kat irtifakının kurulup kurulmayacağının araştırılması, oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği, öte yandan, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.12.2010 tarihli 2010/1135 Esas, 2010/13585 Karar sayılı bozma ilamında, karşı dava bakımından temyiz itirazlarının yerinde görülmediğine karar verildiği gözönüne alınmaksızın, karşı dava hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulmasının da doğru olmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2019/110 Esas, 2020/559 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleştirilen dava ile karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 28.03.2022 tarihli ve 2022/532 Esas, 2022/2314 Karar sayılı kararıyla; davalı-karşı davacı ...'in açtığı satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin karşı davada, satış vaadi sözleşmesi geçerli olduğundan ve dava ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleştirilen dava bakımından ise; tapu maliki davalı olup satış vaadi sözleşmesinde zilyetliğin devredildiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığından, bozma ilamına uygun şekilde davanın reddine karar verilmesinin de doğru görüldüğü, asıl davada davacının satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ıslah ile ikinci kademede güncellenmiş satış bedelinin tahsili talebi yönünden; davacının tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne olanak bulunmasa da, 28.07.2020 yürürlük tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK’nın 177/2 nci maddesi gereği bozma sonrası da ıslah mümkün olduğundan ve bozma ilamı ile usuli kazanılmış hak doğmayacağı anlaşıldığından, davacı tarafın ıslah dilekçesine değer verilerek sözleşmede ödenen bedelin güncellenmiş değerinin kendisine ödenmesine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece, taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde yer alan edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırıldığı, dava konusu bina için yapı kayıt belgesinin alınmadığını, müracaat süresinin de geçtiğini, dava konusu taşınmazın imara, projesine, ruhsata uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığını, bu halde kat irtifakının kurulamayacağının anlaşıldığı, terditli bedel istemi yönünden; bozma ilamı içeriği gözetilerek ödenen bedelin dava tarihi itibariyle güncelleştirilmiş değerinin 22.500,00 TL olduğunun belirlendiği, satış vaadine konu taşınmazın dükkan (iş yeri) niteliğinde olması nedeniyle ticari faiz işletilmesinin de mümkün olduğu belirtilerek, asıl davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine, terditli istemin kabulü ile; 22.500,00 TL'nin dava tarihi olan 29.12.2008 itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karşı davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı-karşı davalı vekili temyizinde, bedele ilişkin talebi kabul edilmiş ise de; dava tarihi itibariyle güncelleştirilmiş değeri olan 22.500,00 TL’nin tahsiline karar verilmesinin adaletsiz olduğunu, tapıu iptali ve tescil talebinin reddine ilişkin gerekçenin yetersiz olduğunu, birleşen davanın reddine ilişkin kararın da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı-karşı davacı vekili temyizinde, bedele ilişkin davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının talebi aşılmak suretiyle karar verildiğini, ayrıca taraflar arasındaki ilişkin ticari olmadığından işletilmesi gereken faizin yasal faiz olabileceğini, ticari faize hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; ıslah ile, tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat; karşı davada sözleşmenin iptali, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosyanın incelenmesinde, tarafların tacir vasfı bulunmadığı, dava konusu edilen binada kat mülkiyeti kurulmamış olduğu, dava konusu edilen bağımsız bölümün de ticarethane vasfı bulunmadığı anlaşıldığına göre, asıl davada terditli talebin kabulü ile 22.500,00 TL'nin davalı-karşı davacı ...'den ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı-karşı davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nci numaralı bendinde yer alan“ticari faizi ile birlikte” ibaresinin çıkartılarak yerine “yasal faizi ile birlikte” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!