WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2974 E.  ,  2024/3181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2179 E., 2023/818 K.
DAVA TARİHİ : 16.06.2015
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/19 E., 2022/144 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedar olduğu taşınmazda hissedarlardan olan ... tarafından 2123/7200 oranındaki payının 28.01.2015 tarihinde, 1031/7200 oranındaki payının ise 30.01.2015 tarihinde davalı şirkete satıldığını, bu işlemlerin tapuda trampa olarak yapılmasına rağmen amacın ön alım hakkının kullanılmasını engellemek olduğunu, bu iki işlemden sonra paydaşlardan ... tarafından 1031/14400 oranındaki payının 24.02.2015 tarihinde, paydaş ... tarafından 1031/14400 oranındaki payının 06.05.2015 tarihinde davalıya satıldığını, davalının inşaat şirketi olduğunu, amacının burada inşaat yapmak olduğunu belirterek öncelikle trampa işlemlerinin iptali ile şufa bedeli karşılığında davalı şirkete ait olan payların davacı adına tesciline, trampanın iptal edilememesi durumunda 24.02.2015 ve 06.05.2015 tarihli işlemler yönünden şufa taleplerinin kabulü ile davalı şirkete ait olan bu payın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen işlemlerin trampa olduğunu, trampa şeklinde yapılmasının hissedarlarca talep edildiğini, trampa işlemine karşı ön alım hakkının kullanılamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile tespit edilen taşınmazların gerçek değerleri ile satış değerleri arasında fahiş fark olmadığı, trampa yolu ile edinilen paya ilişkin olarak ön alım hakkının kullanılmasının mümkün olmadığı, dava ve tasarrufa konu taşınmazların kötü niyetli olarak elden çıkartıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; trampa işleminde para alışverişinin olmaması gerektiğini, taşınmaz bedelleri arasında orantısızlık, hemen ardından başka payların alınmasının muvazaa iddiasını doğruladığını, trampa olarak verilen 22454 ada 3 parsel taşınmazın davalı tarafından trampa edilmeden 1 ay önce alındığını, resmi işlemden çok önceden ödemeler yapıldığını, yine devirden sonra ödemelerin devam ettiği belirterek kararın kaldırılmasını isteniştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıkları tarafından tapuda yapılan işlemlerin niteliği konusunda bir açıklamada bulunulmadığı, davalı şirket tarafından ivazda denkleştirme için ödemelerin yapıldığı, davalı tarafından sonradan başka hisselerin satın alınmasının da trampa işlemlerinin muvazaalı olduğunu kanıtlamaya yetecek bir husus olmadığı, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı, trampa işlemi ile yapılan pay devirlerinin gerçekte satış işlemi olduğunun kanıtlanamadığı, bu nedenle 28.01.2015 ve 30.01.2015 tarihli işlemlerin trampa olduğunun kabulü gerektiği, anılan işlemlerle davalının taşınmazın paydaşı haline geldiği, paydaşlardan birinin payını, paydaşa satması halinde satın alan paydaş aleyhine ön alım davası da açılamayacağı gerekçesiyle tüm satışlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşma talepli isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 732 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına ve özellikle kararda belirtilen gerekçeler uyarınca somut olayda trampa işlemlerinin muvazaalı yapıldığı hususunun davacı tarafça ispatlanamamasına göre yargılama usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.