7. Hukuk Dairesi 2023/2967 E. , 2024/2503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/5 E., 2023/76 K.
DAVA TARİHİ : 25.10.2018
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin torunu olan davalı ile 19.07.2018 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi yaptığını ve buna istinaden Çorum ili, İskilip ilçesinde bulunan 244 ada 556 parsel sayılı taşınmazda bulunan bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazı torununa devrettiğini, davalının verdiği sözü tutmadığını, taşınmazın davalıya devrinden sonra davalının müvekkili ile ilgilenmediğini, evden kovduğunu, müvekkilin yaşlı olduğu ve dava dışı kızı ... yanına yerleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, bakım borcunun yerine getirildiğini, 30 yıldır müvekkili ile davacının birlikte yaşadığını, davacının baskı altında bu davayı açtığını, davacının Ankara'da bulunan çocuklarının dava konusu taşınmazın devri sebebiyle müvekkili tehdit ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2018/391 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararıyla; davalının davacıya karşı bakıp gözetme edimini yerine getirmeyerek davacıya yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, evin anahtarına ve davacıya ait cep telefonuna el koyduğu, davacının eve gitmesini engelleyerek parka gitmesini sağladığı, davacının müşterek haneden ayrıldığı gün davacının kızı tarafından aranarak parkta bulunduğu yönündeki tanık...'in beyanları ile davacının 09.01.2020 tarihli duruşmada alınan beyanlarının çelişkisiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı olarak davalı adına devredilen taşınmazın, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/1520 Esas, 2020/1613 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2021/5369 Esas, 2022/5971 Karar sayılı ilamında; "...yargılama aşamasında talimatla dinlenen davacı tanığı... davacının kendisinin teyzesi olduğunu, davacının kızının evinde oturdukları birgün davacıdan telefon geldiğini, davacının kendisine ait olmayan bir telefondan arama yaptığını ve kızına kendisini İskilip'den almasını söylediğini, aynı gün davacının kızı, damadı, torunu ve kendisinin İskilip'e gittiklerini, davacıyı parkta tek başına otururken bulduklarını, davacının kendisine ait anahtar ve telefonunun davalı tarafından alındığının söylediğini, bunun üzerine kızının davacıyı alarak Ankara'ya getirdiğini, beyan etmiştir. 09.01.2020 tarihli duruşmada ise davacı; davalının evden ayrılmadan önce kendisine karşı şiddet uyguladığını, ortak evden ayrıldığı gün bankada satış işlemleri ile ilgili bir takım işler yaptıklarını, bankadaki işler bitince davalının kendisini eve götürmediğini ve parka gitmesi için buyruk verdiğini, parka gittiğinde Ankara'da ikamet eden kızının kendisini aramak için geldiğini, davalının uyguladığı şiddeti gören komşularının kızına haber verdiğini, beyan ettiği anlaşılmıştır. Bu beyanlara karşılık davalı tanıkları da davalının davacıya karşı bakım görevini yerine getirdiğini beyan etmişlerdir.
2.2. Davacının 09.01.2020 tarihli duruşmada alınan beyanı ile mahkemenin hükme esas aldığı tanık...'in beyanı birbiri ile çelişmekle birlikte, tanık...'in beyanından bakım borçlusu davalının, bakım alacaklısı davacıyı evden kovduğu, eve geri almadığı, anahtar ve telefonunu alıkoyduğuna şahit olduğu hususları anlaşılmamaktadır. Mahkemece, yeterli kanıt içermeyen davacı tanığı beyanını esas alınarak ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş..." ifadelerine yer verilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı, sebep ve saiki açıklanamayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlar olduğu, davacı tanığı... ile davacı asilin beyanları arasında çelişki olduğu, davacının davalı ile birlikte uzun yıllar yaşadığının sabit olduğu, davacının devirden iki hafta gibi kısa bir süre geçtikten sonra bakım yükümlüsünün bakım edimini ifasını olanaksız hale getirecek şekilde Ankara'ya kızının yanına gitmesinden sonra işbu davayı açmasının açıkça TMK'nın 2 nci maddesine aykırı bir davranış olduğu, davalının davacı bakım alacaklısına karşı kendi kusurlu davranışı ile bakım edimini ifa etmediği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası çelişkinin giderilmesinin talep edilmesine rağmen duruşmaya katılan müvekkiline çelişkiye dair hiçbir şey sorulmadığını, duruşmada davalının müvekkilinin üzerine yürüdüğünü, delillerinin sadece tanık beyanı olmadığını, dosyaya sunulan ses kaydından anlaşılacağı üzere, davalının müvekkilinin parasını kullanmak için yanına gelmesini istediğini, müvekkilinin de davalıya beni dövmeseydin ya dediğini, devirden önce ve sonra davalının müvekkile şiddet uyguladığını, davalının müvekkilinin evini boşaltıp eşyalarını aldığını, eve kiralık yazısı astığını, davalı tanıklarının dava konusu hususları bilmelerinin imkansız olup hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, boyacı ve doğalgazcı gibi kişilerin uydurma beyan verdiklerini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.
2. Kaynağını Türk Borçlar Kanunu'nun 611 inci ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan Kanunun 612 nci ve Türk Medeni Kanunu'nun 545 inci maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı Kararı)
3. Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.
4. Bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla sözleşmenin feshini isteme hakkı, bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğundan, bakım alacaklısı mirasçılarının, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunması bu davada dinlenemez.
3. Değerlendirme
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 617 nci maddesi "Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hâle getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa, bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur. Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; Mahkemece, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalini gerektirir yeterli delil bulunmadığından bakım alacaklısının, sözleşmenin iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmişse de; bakım alacaklısı ile bakım borçlusunun bir arada yaşamalarının olanaksız hale gelmesi karşısında Türk Borçlar Kanunu'nun 617/2 nci maddesindeki unsurları da gözetmek suretiyle takdir edilecek nafakaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!