WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2879 E.  ,  2024/2504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3528 E., 2023/209 K.
DAVA TARİHİ : 16.03.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/205 E., 2022/352 K.

Taraflar arasındaki imar planında yol olan taşınmaza taşan kısmın TMK'nın 713 üncü maddesine mümkün olmadığı takdirde 724 üncü maddesine göre tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin imar plan değişikliğine konu edilen alanda 1968'den beri faaliyet gösterdiğini, tesisin, kurulması sırasında ilgili tarihteki kadastral sınırlara uygun bir şekilde inşa edildiğini, ancak davalı ... encümeni tarafından 1993 yılında alınan bir karar sonrası, yapıların, “yol” olarak tescil harici bırakılan alana taştığının tespit edildiğini, yapıların 1993 tarihli plan tadilatından daha önceki bir tarihte inşa edildiği hususunun sabit olduğunu, dava konusu alanın 50 yıla yakın bir süredir bilfiil müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, müvekkiline ait 0 ada 3278 parsel (yeni 248 ada 9 parsel) sayılı taşınmazın güney istikametinde yer alan ve müvekkili şirkete ait yapıların bulunduğu davalı idareye ait alanın, TMK'nın 713 üncü maddesi gereği kazandırıcı zamanaşımı hükümleri kapsamında, mümkün olmadığı takdirde müvekkili şirkete ait yapıların taştığı davalı idareye ait taşınmazın taşılan kısmının mülkiyetinin, takdir edilecek uygun bir bedel karşılığı TMK'nın 724 üncü maddesi gereği müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin 1993 tarihli encümen kararı ile yapılan imar uygulaması sonucu yol olduğunu, kamu alanının kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağını, davacı şirketin işgalci olduğunu, dava konusu yol alanının çekişmesiz ve malik sıfatıyla kullanılmadığını, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol olan alanın üzerindeki işgalli yapının değerinin alandan değerli olduğu iddiası ile tescilinin de mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alanın 1993 yılında imar planında yol olarak tescil harici bırakıldığı, TMK'nın 713 üncü maddesindeki şartların oluşmadığı (tapusuz, tapu maliki belli olmayan veya tapusuz olan ya da gaipliğine karar verilen), imar planının iptal edilmemiş olduğu, davacı tarafça yapıldığı ileri sürülen yapıların bir kısmının 1993 yılından sonra inşa edildiği, özel mülkiyete konu olmayan yere yönelik iyi niyetin varlığından söz edilmeyeceğinden TMK'nın 724 üncü maddesine ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Damataşı olarak isimlendirilen imar yolunun zeminde açık olmadığını, yapıların inşa edildikleri tarih itibari ile mevcut kadastral sınırlara uygun olarak yapıldığını, bu yapıların yapılmasından sonra alınan yol olarak tescil harici bırakılması kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alanın 50 yıla yakın bir süredir müvekkil şirket tarafından kullanıldığını, yapıların değerinin taşınmaza tecavüz ettiği iddia edilen kısmın değerinden yüksek olduğunu, taşınmazın TMK'nın 713 üncü madde uyarınca zilyetliğe dayalı tescil mümkün olmadığı takdirde TMK'nın 724 üncü maddesi uyarınca temliken tescil şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin mülkiyetinde olan parsele bitişik dava konusu yerin kadastral paftasında yol olarak tescil harici bırakıldığı, taşınmaz üzerindeki yapıların büyük çoğunluğunun 1993 yılında yapılan imar işleminden sonra yapıldığı ve encümen kararının iptal edilmediği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, davanın mahiyeti gereği Hazine ve İBBB'ye de husumet yöneltilmesi gerekmekte ise de, davacı yararına tescil koşulları oluşmadığından usul ekonomisi nazara alınarak anılan hususa değinilmekle yetinildiği belirtilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporda dava konusu edilen taşınmazlar üzerindeki yapıların inşa edildiği tarihe dair herhangi bir tespit bulunmadığını, açılan davada zilyetliğin hangi tarihten beri hangi şekilde devam ettiği hususlarında incelemenin hava fotoğrafları ile yapılması gerektiğini, tapu ve kadastro kayıtlarının tamamı celp edilmeden karar verildiğini, taşınmaz üzerindeki yapıların 1993 tarihli encümen kararından önce inşa edildiğini, anılan tarih sonrasındaki tüm tapu kayıtlarında da yapıların mevcut olduğu tespit edilebilecek iken bu araştırmaların yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK 713 üncü maddesi mümkün olmadığı takdirde 724 üncü maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi ve 724 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.