7. Hukuk Dairesi 2023/2860 E. , 2024/2871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/412 E., 2023/199 K.
DAVA TARİHİ : 10.03.2014
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/88 E., 2019/173 K.
Taraflar arasındaki TMK'nın 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibarıyla reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...'in 1973 yılında dava konusu Ümraniye ilçesi, Y. ... Mahallesi, 6197 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, o tarihten bu yana müvekkilinin ve murisinin taşınmazda çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğunu, İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/820 Esas sayılı dosyası ile taşınmazın orman ya da Hazineye ait olmadığının tespit edildiğini belirterek; sözkonusu taşınmazın TMK'nın 713 üncü maddesi uyarınca davacı adına tescilini talep etmiş, 20.10.2015 tarihli ıslahla, tescil taleplerinin kabul edilmemesi halinde taşınmazın 400 m²'lik kısmının müvekkili adına tescili, 225 m²'lik kısmının 2B vasfında olduğunun tespitini, bu talebinde kabul edilmemesi halinde taşınmazın 2B vasfında olduğunun tespitini talep etmiş, 01.03.2016 tarihli duruşmada taşınmazın 2B vasfında olduğunun tespitine ilişkin taleplerinden feragat etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ... Tapulama Mahkemesinin 1980/16 Esas ve 1980/24 Karar sayılı kararı ile taşınmazın orman sınırları içinde kaldığına karar verildiğini ve orman sayılan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığını, taşınmaz 2B vasfında ise de orman dışına çıkarılan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; kural olarak tapulu bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın orman alanında kalıp kalmadığının araştırılması gerekeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dava konusu taşınmazı 1973 yılında aldıklarını ve o tarihten bu yana çekişmesiz ve malik sıfatıyla taşınmazda zilyet olduklarını ileri sürerek adına tescilini talep etmişse de, dava konusu yer arsa vasfı ile Maliye adına kayıtlı olup, tapuya kayıtlı bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinilmesi mümkün olmadığından davanın reddine, davacının dava konusu yerin 2B vasfında olduğuna ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın "sarı alan" olarak ifade edilen Hazine ve orman dışı alanda yer aldığını, 1980 yılında kullanılan teknolojinin hata vermesi nedeniyle hatalı karar verildiğini, halihazırda kesinleşmiş mahkeme kararı ile yerin orman olmadığının anlaşıldığını, taşınmazın tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/870 Esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen karar ile tapulama tutanağına esas olan bilirkişi raporu ve kararın hatalı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle de tapulama tutanağının hukuki dayanağının kalmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın niteliği ve öncesinde verilen kararlar nazara alındığında yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK'nın 713 üncü maddenin 2 nci fıkrası hükmünde yer alan tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/1 inci maddesi hükmüne göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir."
Aynı maddenin 2. fıkrasında, "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; hüküm usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!