WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2825 E.  ,  2024/2227 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/720 E., 2023/894 K.
DAVA TARİHİ : 25.10.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/394 E., 2022/269 K.

Taraflar arasında görülen tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 111, 112, 113, 114, 115 ve 116 adalarda kain taşınmazlara mirasçı sıfatıyla el birliği ile malik olduğunu, taşınmazlarda hisseleri olan mahalle sakinlerinin taşınmazları hep birlikte belirledikleri "fiili taksim" uyarınca kullanmakta olduklarını, davalının dava konusu araziyi kullanmak için müvekkilinin babası olan kök muris müteveffa ...'dan kiraladığını, müvekkilinin noterden çektiği ihtarname ile davalıdan mezkur taşınmazı terk etmesini istediğini, kira süresinin dolmasına ve defalarca uyarılmasına rağmen davalının taşınmazı çeltik ve muhtelif ürün ekip biçmek suretiyle işgal ettiğini, belirtilen nedenlerle davacının hissedarı olduğu taşınmaza yönelik haksız el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; kök muris ...'ın ölümünden sonra davacı ile anlaşarak taşınmazı kiraladığını, kiralama işleminden sonra aralarında anlaşmazlık çıktığını, kendisinin diğer hissedarların onayı ile dava konusu yeri ekip biçtiğini, mirasçılara ödemesi gereken 8.000,00 TL ecrimisil kira bedelinin hissedarlardan Eren Bayındır'a ödendiğini, el atma veya işgal gibi bir olayın olmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava konusu taşınmazda hisseli mülkiyetin söz konusu olduğu, davacının murisi olan ...'ın tapuda hissedar olduğu, dinlenen tanık beyanlarında ittifak ile dava konusu taşınmazda fiili taksimin yaklaşık 40-50 yıl önce yapıldığı, belirlenen alanın fiili taksiminin yapıldığı zamandan beri davacının babası ... tarafından kullanıldığı, UYAP üzerinden yapılan nüfus kaydı incelemesi ve tapu kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının murisi olan ...'ın vefat etmiş olduğu, mirasçıları tarafından dava konusu taşınmazın tapu intikallerinin gerçekleştirilmemiş olduğu, bu suretle dava konusu taşınmazın el birliği mülkiyetine tabi olduğu, davacının, ...'ın mirasçısı olduğunun anlaşıldığı, davalı taraf her ne kadar kira sözleşmesinin varlığından bahsetmiş ve tanık beyanları ile bu durum doğrulanmış ise de, mirasçı olan davacının bu sözleşmeye taraf olmadığı, rızasının da bulunmadığı anlaşıldığından kira sözleşmesinin geçersiz olduğu, dosya kapsamından taşınmazın davalı tarafından kullanıldığının sabit olduğu ve taraflar arasındaki kira sözleşmesinin geçersiz bir sözleşme olduğu değerlendirildiğinde, davalının, dava konusu taşınmazdaki kullanımının haksız kullanım niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin kök muris ... ile kira sözleşmesi yaparak taşınmazı kullandığını, kök murisin ölümü ile kiracılık ilişkisinin sona ermediğini, halefiyet ilkesi gereği kira sözleşmesinin tüm mirasçıları bağladığını, davacının, 2017 ve 2018 yıllarında davalının taşınmazı kullanmasına sessiz kalmasının kira ilişkisinin devamına icazet anlamına geldiğini, mahkemenin yanlış değerlendirme yaparak sanki yeni bir kira sözleşmesi düzenlenmiş gibi karar verdiğini, el birliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda kira ilişkisinin sona erdirilmesine ilişkin talebin tüm mirasçılar tarafından ileri sürülmesi ve davanın tüm mirasçılar tarafından açılması gerektiğini, dava konusu taşınmazdaki diğer hissedarların müvekkilinin kiracılığına rızası bulunduğunu, tüm dosya kapsamından müvekkilinin kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin sabit olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, kiracılık ilişkisinden dolayı davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararında yasaya aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapulu taşınmazda el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.