7. Hukuk Dairesi 2023/2763 E. , 2024/2486 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1404 E., 2023/580 K.
DAVA TARİHİ : 04.10.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/144 E., 2020/43 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'nın 17.06.2017 tarihinde evli ve çoçuksuz olarak vefat ettiğini, geriye mirasçısı olarak eşi ...'nın kaldığını, müvekkillerinin murislerinin mal varlığını yasal mirasçısı olmayan davalılara bıraktığını kendilerine tebliği olunan vasiyetname ile öğrendiklerini, ... Noterliğinin 16.08.1989 tarih ve 10382 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin resmi vasiyete ilişkin şekil ve şartları taşımadığını, vasiyetnamenin taznziminde alınan raporun usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, raporun bir kurul tarafından veya adli tıp kurumundan alınması gerektiğini, vasiyetnamenin tanzim edildiği tarihte eşi ve eşinin ailesinin olumsuz tutum ve davranışları nedeni ile iradesinin dışında bir vasiyetname düzenlenmiş olması nedeniyle adı geçen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; iptali istenen vasiyetnamenin düzenleniş biçmi ve konusu bakımından hukuki tüm şartlara haiz olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ölüm tarihi itibariyle davaya konu vasiyetnamenin noter ve tanıklar huzurunda düzenlendiğinden şekil şartı bulunduğu ve geçerli nitelikte olduğu, resmi vasiyet düzenlenmesinde sağlık raporu geçerlilik koşulu olmadığından mutlaka heyet veya uzman raporu alınacaktır şeklinde bir zorunluluk bulunmadığı, davacıların ehliyetsizlik iddiasının da bulunmadığı, yapılan değerlendirmede murisin vasiyetnameyi zorla yaptığına ilişkin bir kayıt ve beyan bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; vasiyetnamenin tanziminde alınan sağlık raporunun usul ve yasaya aykırı şekilde yetkili ve uzman olmayan sağlık ocağından alındığını, resmi vasiyetname düzenlenmesi esnasında vasiyetçinin temyiz kudretine haiz olduğuna, beyanlarına itibar edileceğine dair raporun uzman hekimin de bulunduğu kurul ve yahut ATK tarafından verilmesi gerektiğini, mahiyeti itibari ile vasiyetcinin tüm malvarlığını hiç tanımadığı karısının yeğeni ile küçük yaştaki oğluna bıraktığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakanın okur-yazar olduğu, vasiyetnamenin TMK’nın 532 vd maddelerine uygun olarak düzenlendiği, TMK’nın 534. maddesi uyarınca mirasbırakanın dava konusu vasiyetanmenin son isteklerini kapsadığını tanıklara beyan ettiği, vasiyetnamenin şekil yönünden geçersizliği bulunmadığı gibi, vasiyetnamedeki sağlık ocağından alınan sağlık raporunun usul ve yasaya aykırı olduğu, kurul tarafından düzenlenmesi gerektiği yönündeki itirazların yerinde olmadığı, vasiyetnamenin irade sakatlığı ile düzenlendiği hususunun da ispat edilemediği anlaşıldığından ileri sürülen istinaf nedenleri de gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, noterde düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 ve devamı maddeleri.
557 nci maddede "1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,
2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,
3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,
4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa" bu sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabileceği düzenlemesi yer almaktadır.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 558 nci maddesinde; " İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir." denilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!