WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2715 E.  ,  2024/2398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/774 E., 2023/1047 K.
DAVA TARİHİ : 30.04.2020
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/125 E., 2022/382 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mera komisyon kararının iptali (taşınmazın mera olmadığının tespitine dayalı) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Çorum, Merkez, ... Köyü 141 ada 298 parselin bir kısmının Çorum Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 05.11.2019 tarih ve 45 sayılı kararıyla mera olarak tespit edilerek mera kaydına tescil edildiğini, dava konusu yerin müvekkilinin ataları tarafından 1940 yıllarından itibaren kullanmaya başladıklarını üzerinde 40 yıl önce dikilmiş bulunan ceviz ağaçları ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, tarım arazisi niteliğinde olduğunu, civar parsel ve dayanak kayıtları getirildiğinde dava konusu yerin sınırlarında meranın bulunmadığını, dört tarafının tarım arazisi olduğunun açık ve net bir şekilde görüleceğini belirterek; dava konusu parselin mera olmadığının tespiti ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili; açılan davaya karşı yargı yolu, yetki, görev, zamanaşımı, husumet ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, dava konusu mera parselinin gerekli incelemeler ve araştırma yapılmak suretiyle tespit edildiğini ve mera olarak kayda uygun görüldüğünü, mera otlak, yaylak gibi kamunun ortak kullanımına ayrılmış taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kesintisiz 100 yılı aşkın süredir davacı ve öncesinde de miras bırakanı tarafından tarım amaçlı kullanıldığı, taşınmazın mera paneli içerisinde kalmadığı gibi hiçbir zaman da mera olarak kullanılmadığı, taşınmazın davacıya ait 141 ada 299 parselle bir bütünlük içerisinde ayni nitelikte olduğu komşu parseller ile de bir bütünlük arzettiği, bir tarafın kadim yol yalnızca bir sınırıyla mera ile bağlantısı bulunduğu, diğer sınırlarının ise özel mülke konu taşınmazlarla sınırlı bulunduğu, fen bilirkişilerin raporuna göre 256 parsel sayılı taşınmazın tapulama çalışmaları esnasında 214 parsel sayılı taşınmazdan miktar fazlası olarak kesilen bir parsel olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Hazinesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın tapu kayıtlarından taşınmazın tapulama çalışmalarının 1969 yılında yapıldığı ve kesinleştiği 2019 yılında yapılan kadastro çalışmasının bir tesis kadastrosu olmayıp 22/a kapsamında yapılan kadastro çalışması olduğu, 22/a kapsamında yapılan kadastro çalışması ile mülkiyet ve vasıf değişikliği yapılamayacağının ortada olduğu, 2019 yılında yapılan kadastro çalışmasında da taşınmazın orta malı olarak sınırlandırıldığı, davacının, davasını 4271 sayılı Kanun'un 713 üncü maddesinde düzenlenen olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik iddiasına dayandırdığını ancak mera, otlak, yaylak gibi kamunun ortak kullanımına ayrılmış taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 18/2 inci maddesine göre orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz malların, tapuda kayıtlı olsun ya da olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, davacının davasında Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesindeki şartlarının oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu edilen eski 256 parsel yeni 141 ada 298 parselin 20.05.1969 tarihinde kadastro tespiti ile mera olarak sınırlandırıldığı, 2019 yılında da 3402 sayılı yasanın 22/A maddesi gereğince kadastro yenileme çalışması yapıldığı, davacının zilyetliğe dayalı olarak mera kaydının iptali ile adına tescilini istemekle, davaya konu taşınmazda kadastro tespitinin 20.05.1969 yılında yapıldığı ve tespitin 10.04.1970 tarihinde kesinleştiği,

3402 sayılı Yasa'nın 12/3 üncü maddesi gereği on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı, bir an için 14.05.2007 tarihli mera komisyon kararının iptali için dava açtığı düşünülse de, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21/2 inci maddesine göre, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekeceği, ayrıca zilyetliğe dayalı olarak mera komisyon kararının iptali de istenemeyeceği gerekçeleriyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesi tarafından davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinin Anayasa'da düzenlenen mülkiyet hakkına aykırılık oluşturduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfe göre dava konusu yerin tarım arazisi niteliğinde olduğunun ve komşu tarım arazileri ile bütünlük gösterdiğinin tespit edildiği, başka bir anlatımla mera olmadığının tespit edildiği açık olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, mera komisyon kararının iptali (taşınmazın mera olmadığının tespitine dayalı) istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı yasanın 12/3 üncü maddesi, 4342 sayılı Mera Kanununun 21/2 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.