WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2703 E.  ,  2024/2325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3021 E., 2023/459 K.
DAVA TARİHİ : 28.12.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/109 E., 2022/68 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kız kardeşi olan, davalı adına kayıtlı Edirne ili, ... ilçesi, 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazı 1993 yılında anne ve babalarının desteği ile davalı ile birlikte satın aldıklarını; ancak tapusunu davalı adına yaptıklarını, taşınmazın yarı bedelini ödediğini, diğer yarısının davalı tarafından taksitler halinde ödendiğini, 1995 yılında anne ve babalarının desteği ile kendisinin ve davalının katkılarıyla zemin kat inşaatının yapıldığını, 1996 yılında ise tüm masraflarını kendisi ödeyerek birinci katı ve bahçe düzenlemesini yaptığını, davalının binanın zemin katında, kendisinin de birinci katında 24 yıldan beri oturduklarını ve davalının tapuyu vermekten kaçındığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 154 ada 1 parsel zemin ve 1 inci kat olan binanın 1/2 hissesinin iptali ile adına tescil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tanık dinlenilmesine muvafakatlerinin olmadığını, müvekkilinin bankalardan kredi alarak taşınmazı aldığını ve üzerindeki binayı yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inançlı işlemin mutlak surette yazılı delil ile ispatının mümkün olduğu, davacı taraf her ne kadar dosyaya fotoğraf ve ses kayıtları sunmuş ise de söz konusu kayıtlarda aralarında konuşma geçen kişinin davalı olduğu anlaşılmadığı gibi taraflar arasındaki inançlı işlemin varlığına dair içeriğinin bulunmadığı, inançlı işleme dayalı davada, yazılı delil ya da delil başlangıcının olmadığı durumlarda ispatın ancak ikrar ya da yemin gibi kesin delillerle mümkün olacağı, delil başlangıcı olması halinde tanık deliline başvurulabileceği, davacının iddiasını ispata yarar yazılı delil ya da delil başlangıcı vasfında bir belge ibraz edemediğinden iddiasını ispat edemediği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın taraflarının kardeş olup HMK'nın 203 üncü maddesi uyarınca tanık dinlenilmesi yasağının istisna halini oluşturduğunu, tanık deliline itibar edilmediğini, müvekkilce dosyaya sunulan ve davalı tarafça el yazısı ile yazılmış olan hesap/alacak verecek evrakında davalının davacıdan tapu alım masrafları ve dava konusu taşınmazla ilgili yapılan tadilatlara ilişkin paralar talep ettiği ve aldığının görüldüğünü, bu durumun müvekkilin dava konusu taşınmaza ortak olduğunun kanıtı olduğunu ve taraflar arasında geçen telefon görüşmesinde davalı tarafın dava konusu taşınmazın (yazlığın) yarısının davacıya ait olduğunu ikrar ettiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delil başlangıcı olmadan genel kurallar ile senede karşı ispat kuralının istisnalarından yararlanarak inançlı işlem vakıasının kanıtlama olanağının 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda kalmadığı, davacının dayandığı CD çözümlerinde konuşmaların hangi telefondan yapıldığı, davalıya ait bir telefon kullanılıp kullanılmadığı belirli olmadığı gibi içeriğinde dava konusu taşınmaz yönünden davacıya ait olduğuna yönelik bir ikrar da yer almadığı, dava dışı başka bir taşınmazın konu edildiği, bu arada yazlıkla ilgili konuşmaların yapıldığı; ancak davacıya ait olduğunun söylenmediği, kavga konuşması içerikli CD'de de ikrara yönelik bir ifade olmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, Yargıtay İBBK uyarınca inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı davalarda HMK'nın 203 üncü maddesindeki istisnalara dayanılması da öngörülmediğinden iddianın tanıkla ispatının mümkün görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

2. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

3. Yazılı delil veya delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 inci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde hâkimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarih ve 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.