7. Hukuk Dairesi 2023/2698 E. , 2023/4390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/9 E., 2021/580 K.
KARAR : Dava kısmen kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından Dairemizce verilen bozma kararının düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların ortak murisi ... ... ...'ın ölümünden önceki döneme ilişkin tahakkuk eden vergilerinin, taraflar arasında akdedilen 18.04.2003 tarihli sözleşmelere uygun olarak davacılar tarafından ödediğini, anlaşma gereğince davacıların davalılara rücu hakkının bulunduğunu ileri sürerek, 24.820.851,06 USD tutarındaki alacağın her bir taksit ödemesine ödeme tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi ve toplam alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.01.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 24.820.851.06 USD tutarındaki alacaklarının dava tarihinden itibaren işletilecek sözleşme faizi ve temerrüt faizi ile davalıların miras yoluyla sahip olacakları gayrimenkuller üzerindeki haklarından alınabilmesi için tereke gayrimenkullerinin tanınmış ve ciddi bir firmaya yaptırılacak ekspertiz değerleri itibariyle alacaklarının miktarına ulaşan ve dilekçe sonunda belirttikleri gayrimenkullerdeki davalılara ait miras paylarının müvekkillerine ait olduğuna karar verilerek tapularının müvekkillerine eşit oranda geçirilmesini, talepleri kabul edilmezse; 24.820.851.06 USD ve dava tarihinden itibaren işletilecek sözleşme ve temerrüt faizi ile alacağın ve davalıların gayrimenkullere ilişkin terekedeki miras payları üzerinde bu alacak tutarına denk gelecek şekilde aynî olarak ... haklarının tanınarak sözleşmeye göre sahip oldukları hakkın tespiti suretiyle hüküm altına alınmasını, miras hukuku sözleşmelerinin gereğinin yerine getirilmesi yönündeki taleplerinden birisi cevaz görmez ise 24.820.851.06 USD alacağın dava tarihinden işleyecek aylık %2 sözleşme ve temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin geçersiz olduğuna dair müvekkilleri tarafından açılan davanın reddedildiğini, ancak davalıların o tarihte küçük yaşta olduğunu, sözleşme tarihinde küçük olan davalıların velisi tarafından bu tür bir sözleşme yapılmasının geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.05.2015 tarih ve 2011/24 Esas, 2015/176 Karar ... kararı ile davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacıların terditli taleplerinden alacak miktarına denk gelecek şekilde ayni hak tanınması ve tespiti talebinin reddine, diğer terditli talebi olan alacağın tahsiline ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/23640 Esas, 2016/11153 Karar ... ilamıyla; "…Davalılar vekilinin asıl alacağa dava tarihinden itibaren hükmedilen faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; uyuşmazlığın çözümü bakımından karar tarihinden önce yürürlüğe girmiş bulunan ve halen devam eden davalarda da uygulanması gereken hükümler içeren ve yukarıda açıklanan 6098 ... TBK 88 ve 120 inci maddelerinin ve 6101 ... Yürürlük Kanunu'nun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının irdelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.
Buna göre, mahkemece dava tarihinden itibaren hükmedilecek faizin, düzenleniş amacı ve niteliği gözetildiğinde emredici nitelik taşıyan TBK'nun 88. ve 120. maddeleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece anılan yasal düzenlemeler karşısında faiz hesaplamasına ilişkin olarak izah edilen bu hususları kapsayan taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak, hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Davalılar vekilinin işlemiş faiz alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; somut olayda; 18.04.2003 tarihli "anlaşma" başlıklı sözleşmede taraflar "Tüm vergi borçlarının 1 inci taksidi, mirasçılardan ... ve ... ... ...'a velayeten ...'ın ödeme yapmaması nedeni ile diğer mirasçılar ... ... ..., ... ve ... ... ...'a velayeten ... Belli tarafından ödenmiş olup, kalan diğer taksitler de bu üç mirasçı tarafından aynı şekilde ödenecektir. Her taksit tutarı vergi dairelerine ödeme yapıldığı tarihlerdeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilecektir" düzenlemesine yer vermişlerdir. TBK'nun 117 ıncı maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacıların, ... Otelcilik Turizm Sağlık Hizmetleri Tic.A.Ş.'ye ait vergi borcu ilk taksidinin 28.03.2003'tarihinde 700.670,72 TL, ... Turizm San. ve Tic. A.Ş'ye ait vergi borcu ilk taksidinin 31.03.2003'tarihinde 130.880,06 TL, ... Turizm A.Ş.'ye ait vergi borcu ilk taksidinin 27.03.2003'tarihinde 313.484,49 TL olarak ödedikleri görüldüğünden ödemelerin davalılar tarafından bilindiğinin ve ödemelere ilişkin davalılara daha önce herhangi bir ihtarat yapıldığı iddia ve ispat edilmediğinden, davalıların anılan ilk taksit ödemelerinden 18.04.2003 tarihli "anlaşma" başlıklı sözleşme ile haberdar olduklarının kabulü ile ödenen bu ilk taksitler için faizin 18.04.2003 tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir. 18.04.2003 tarihli "sözleşme" başlıklı sözleşmede faiz oranı, döviz bazında aylık %2 olarak belirlenmiş, aynı tarihli "anlaşma" başlıklı sözleşmede her taksit tutarının vergi dairelerine ödeme yapıldığı tarihlerdeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrileceği kararlaştırılmıştır. Bu açıklamalar ve anılan kanun hükümlerine göre, mahkemece, asıl alacak hakkındaki işlemiş faiz hesabında, davacı tarafça ödenen ilk taksitler için sözleşme tarihi olan 18.04.2003'ten itibaren faiz uygulanması, uygulanacak faiz oranının belirlenmesinde, 6098 ... TBK 88 ve 120. inci maddelerinin ve 6101 ... Yürürlük Kanununun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yukarıda açıklandığı şekilde irdelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça ödenen diğer taksitlere ilişkin işlemiş faiz hesaplamasında ise; taraflar arasındaki 18.04.2003 tarihli sözleşmelerde, yukarıda açıklandığı üzere, TBK'nun 117 inci maddesi uyarınca kesin vade mevcut olmadığı gibi borçlu tarafa ihtarat yapılarak temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmediğine göre, dava tarihi olan 17.01.2011 tarihinden itibaren hesaplama yapılması, hesaplamada taraflarca kararlaştırılan faiz oranı ile 6098 ... TBK 88 ve 120. maddelerinin ve 6101 ... Yürürlük Kanunu'nun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden anılan hususları kapsamayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır ..." gerekçesiyle bozulmuş ve davacılar vekili ve davalılar vekilinin karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli talep olan alacak miktarına denk gelecek şekilde aynî hak tanınması ve tespiti talebinin reddine, diğer terditli talep olan alacağın tahsiline ilişkin talebinin kabulü ile 9.256.211,82 USD asıl alacağın ve 15.395.114,28 USD faiz alacağının davalılardan müştereken tahsili ile davacılara verilmesine, asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren sözleşmesel aylık %2 faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 07.11.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/6646 Karar ... ilamı ile;
"...1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre, Mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğinden ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalılar vekilinin faiz hesabına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Hükme esas alınan 09.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda, 3095 ... Kanun ile 6098 ... ... Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 inci maddelerine göre faiz oranının belirlenmesinde bir isabetsizlik yok ise de faizin başlangıç tarihinin belirlenmesinde hataya düşülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan 18.04.2003 tarihli sözleşmede özetle; tarafların vergi borcunu müştereken ve müteselsilen ödemeyi kabul ettiği, ilk taksidin davacılar tarafından ödendiği, kalan taksitlerin de davacılar tarafından ödeneceği, ödeme yapıldığı tarihlerdeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrileceği ve alacağın Amerikan Doları olarak tahsil edileceği, davacıların alacağını taksitlerin tamamı ödendikten sonra iştirak halindeki gayrimenkullerin ekspertiz firması tarafından bulunacak değerinden düşülmek suretiyle tahsil edeceği, kalan bakiye üzerinde bütün mirasçıların payı oranında sorumlu olduğu belirlenmiş, aynı tarihte yapılan ikinci sözleşme ile; vergi borcunun borçlanma suretiyle ödeneceği, borçlanılacak meblağa uygulanacak faiz oranının döviz bazında aylık %2 olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.2016 tarihli 2015/23640 Esas ve 2016/11153 Karar ... ilamında da belirtildiği gibi 18.04.2003 tarihli sözleşmeden önce ödenen ilk taksitler için davalılar o tarihte temerrüde düşmüş ise de, sonraki taksitler için temerrüde düşüldüğüne dair belge sunulmadığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, mahkemece sözleşmeden önce ödenen ilk taksitler için sözleşme tarihinden dava tarihine kadar hem akdi hem temerrüt faizi, dava tarihinden muhtemel karar tarihine kadar hem akdi hem temerrüt faizi ile birlikte dava tarihinden tekrar 6098 ... Kanun'un hükümlerine aykırı olacak şekilde aylık %2 faiz yürütülmesi, sözleşme tarihinden sonraki taksitler için ise, dava tarihinden itibaren hem akdi hem temerrüt hem de aylık %2 faizin işletilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, davacılar tarafından ödenen toplam 9.256.211,82 Doların davalılardan miras payı oranında alınarak davacılara verilmesine ve sözleşmeden önce ödenmiş olan taksitler için 458.014,33 Dolara sözleşme tarihinden dava tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz tutarı 282.418,53 Doların davalılardan miras payı oranında alınarak davacılara verilmesine, sonra asıl alacak toplamı olan 9.256.211,82 Dolara ise, dava tarihinden itibaren 3095 ... Kanunun 4/a ve TBK 88. maddesi gereğince belirlenen oran üzerinden temerrüt faiziyle birlikte davalılardan miras payı oranında alınarak davacılara verilmesine, şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere mükerrer faiz uygulanması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili özetle,
1. Yüksek Mahkemece, “ Kısmi Bozma” şeklinde hüküm tesis edilmesi gerekirken sehven bozma kararı şeklinde lafzi hata yapıldığı,
2. Asıl alacak miktarının 9.256.211,82 USD olmasına rağmen Yargıtay bozma ilamında davalılardan miras payı oranında alınarak davacılara verilmesi şeklinde karar verilmesinin anlaşılamadığı,
3. Taraflar arasındaki 18.04.2003 tarihli sözleşmede, tereke borcunun, davacılar tarafından ödenmesi üstlenilmiş ve bu ödeme sonrasında davalıların payına düşen bedelin davacılara ödenmesine kadar aylık %2 sözleşme faizi uygulanmasına karar verildiği,
4. Taleplerinin, asıl alacağı oluşturan her bir takside ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar akdi faiz uygulanması (TBK. m. 88), asıl alacağa dava tarihinden itibaren fiilen ödemenin yapılacağı tarihe kadar akdi faiz uygulanması (TBK. m. 88), asıl alacağa ve dava tarihine kadar işlemiş akdi faiz tutarına ayrıca dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması olduğu,
5. Dairemizin 2022/383 E., 2022/6646 K. ... kararı ile; "...3095 ... Kanun ile 6098 ... ... Borçlar Kanununun 88 ve 120. maddelerine göre faiz oranının belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı..." belirtilmiş olmakla birlikte "...sözleşmeden önce ödenmiş olan taksitler için 458.014,33 Dolara sözleşme tarihinden dava tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz tutarı 282.418,53 Doların davalılardan miras payı oranında alınarak davacılara verilmesine, sonra asıl alacak toplamı olan 9.256.211,82 Dolara ise, dava tarihinden itibaren 3095 ... Kanunun 4/a ve TBK 88. maddesi gereğince belirlenen oran üzerinden temerrüt faiziyle birlikte davalılardan miras payı oranında alınarak davacılara verilmesine..." şeklinde bozma gerekçesi oluşturulduğu,
6. Bozma gerekçesinde yer alan işbu hususların açık ve anlaşılır bir biçimde hüküm kısmında yer alması gerektiği,
7. Hem akdi (TBK 88) faizin hem de temerrüt faizinin (TBK 120) uygulanması gerektiği hususunun iki kez derecatan geçerek kesinleştiği ve buna yönelik usuli kazanılmış hak oluştuğu,
8 .Asıl alacağa ödeme tarihine kadar gerek sözleşme faizinin gerekse temerrüt faizinin ayrı ayrı uygulanması gerektiğinin ilamda açıkça belirtilmesinin on iki yıldır devam eden davada verilecek kararın infazı açısından faydalı olacağı belirtilerek karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 297 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin yerinde olmayan ve HUMK'un 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer karar düzeltme itirazları ile davalılar vekilinin faiz hesabına ilişkin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
a. Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; asıl alacak miktarı 9.256.211,82 USD’ye yönelik gerek Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.2016 tarihli (önceki) bozma ilamında gerekse Dairenin 07.11.2022 tarihli bozma ilamında davacılar aleyhine bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
b. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gerekir.
c. Somut olayda, Dairemizin 07.11.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/6646 Karar ... ilamında; asıl alacak, işlemiş faiz tutarı ve dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizine “....davalılardan miras payı oranında alınarak davacılara verilmesine ...” şeklinde infazda tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmiş olup dava tarihinden itibaren asıl alacak miktarı 9.256.211,82 USD’ye işletilecek temerrüt faizine yönelik TBK’nun 120 inci maddesinin de maddi hata sonucu (lafzi olarak) bozma ilamında belirtilmediği görülmektedir.
d. Hükme esas alınan 12.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda, 3095 ... Kanun ile 6098 ... ... Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 inci maddelerine göre faiz oranının belirlenmesinde bir isabetsizlik yok ise de faizin başlangıç tarihinin belirlenmesinde hataya düşülmüştür.
e. Taraflar arasında imzalanan 18.04.2003 tarihli sözleşmede özetle; tarafların vergi borcunu müştereken ve müteselsilen ödemeyi kabul ettiği, ilk taksidin davacılar tarafından ödendiği, kalan taksitlerin de davacılar tarafından ödeneceği, ödeme yapıldığı tarihlerdeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrileceği ve alacağın Amerikan Doları olarak tahsil edileceği, davacıların alacağını taksitlerin tamamı ödendikten sonra iştirak halindeki gayrimenkullerin ekspertiz firması tarafından bulunacak değerinden düşülmek suretiyle tahsil edeceği, kalan bakiye üzerinde bütün mirasçıların payı oranında sorumlu olduğu belirlenmiş, aynı tarihte yapılan ikinci sözleşme ile; vergi borcunun borçlanma suretiyle ödeneceği, borçlanılacak meblağa uygulanacak faiz oranının döviz bazında aylık %2 olduğu belirlenmiştir.
f. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.2016 tarihli 2015/23640 Esas ve 2016/11153 Karar ... ilamında da belirtildiği gibi 18.04.2003 tarihli sözleşmeden önce ödenen ilk taksitler için davalılar o tarihte temerrüde düşmüş ise de, sonraki taksitler için temerrüde düşüldüğüne dair belge sunulmadığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, mahkemece sözleşmeden önce ödenen ilk taksitler için sözleşme tarihinden dava tarihine kadar hem akdi hem temerrüt faizi, dava tarihinden muhtemel karar tarihine kadar hem akdi hem temerrüt faizi ile birlikte dava tarihinden tekrar 6098 ... Kanunun hükümlerine aykırı olacak şekilde aylık %2 faiz yürütülmesi, sözleşme tarihinden sonraki taksitler için ise, dava tarihinden itibaren hem akdi hem temerrüt hem de aylık %2 faizin işletilmesi doğru olmamıştır.
g. Mahkemece, davacılar tarafından ödenen toplam 9.256.211,82 Amerikan Dolarının davalılardan alınarak davacılara verilmesine ve sözleşmeden önce ödenmiş olan taksitler için 458.014,33 Amerikan Dolarına sözleşme tarihinden dava tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz tutarı 282.418,53 Amerikan Dolarının davalılardan alınarak davacılara verilmesine, sonra asıl alacak toplamı olan 9.256.211,82 Amerikan Dolarının ise, dava tarihinden itibaren 3095 ... Kanunun 4/a, TBK 88 ve TBK 120 inci maddeleri gereğince belirlenen oran üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere mükerrer faiz uygulanması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
3. Mahkeme kararının, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bozulmasına dair verilen Dairemizin kararı maddi hataya dayalı olup, belirtilen hususlar bu defa yapılan inceleme sırasında anlaşıldığından, Dairemizin 07.11.2022 tarih ve 2022/383 Esas, 2022/6648 Karar ... bozma ilâmının kaldırılarak, hükmün yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan gerekçeler doğrultusunda bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda VI.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda VI.C.3.2 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 07.11.2022 tarih ve 2022/383 Esas, 2022/6648 Karar ... bozma kararının KALDIRILMASINA,
3. Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, faiz hesabına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda "V-C-3.2"inci maddesinde açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA,
8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!