WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2660 E.  ,  2024/2453 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/124 E., 2022/786 K.
DAVA TARİHİ : 06.09.2013
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı-karşı davalı ... ve ... vekili; tarafların murisinden kalan taşınmazda bulunan binanın müvekkilleri tarafından yaptırıldığını, davalı ...'in ise sebepsiz zenginleştiği bina değerinin hissesi oranında hesaplanarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 250.000,00 TL'nin dava açılma tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı-karşı davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mahkeme kararı ile miras hissesi oranında müvekkilinin adına tescil edildiğini, davacıların zilyetliğinde olan bu gayrimenkulden senelerdir kira geliri elde edilmekte olduğunu, bugüne kadar müvekkile hiçbir bedel ödenmediğini belirterek geriye dönük 5 yıllık ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı-karşı davacı ... vekili davanın reddini savunmuştur.

2. Davacı-karşı davalılar ... ve ... vekili; taşınmazın üzerinde müvekkiller tarafından bedeli ödenerek inşa edilmiş ve muris muvazaasına konu olması mümkün olmayan binaya ait bir gelir olduğunu, muris muvazaasına konu olan boş arsanın kira gelirinin olmasının da mümkün olmadığını belirterek karşı davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.03.2016 tarihli ve 2013/551 ..., 2016/100 Karar sayılı kararı ile; davacı-karşı davalının talebinin kısmen kabulü ile 181.935,00 TL bina bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı-karşı davacının davasının kabulü ile, toplamda 87.083,33 TL ecrimisil bedelinin 2009 tarihinden itibaren her yıl sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalılardan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 16.03.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarihli ve 2016/20640 ..., 2018/11800 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın davacıları tarafından davalıya karşı açılmış ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, bu durumda davaya konu taşınmaz satılarak bedeli taraflar arasında paylaşılmadığı için davalının da henüz zenginleşmediği dikkate alınarak asıl davanın hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerektiği, karşı dava yönünden ise; ecrimisil bedeli hesaplanırken taşınmazın üzerinde bulunan bina dikkate alınarak hesap yapıldığı, dava konusu taşınmazın tapuda arsa niteliği ile kayıtlı olduğu, taraflar arasında dava konusu ana taşınmaz üzerindeki binanın davalılar tarafından kiraya verildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın taşınmaz üzerindeki binanın kim tarafından yaptırıldığı konusunda olduğu, mahkemece ecrimisile konu karşı davanın tefriki ile öncelikle dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın kim tarafından yaptırıldığının belirlenip sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 tarihli ve 2019/2554 ..., 2019/10153 Karar sayılı kararıyla davacı ve davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda asıl davaya karşı açılan ecrimisile dayalı karşı davanın tefrik edilerek mahkemenin 2021/124 ... sırasına kaydı yapıldığı, dava konusu edilen taşınmaz üzerindeki binanın kim tarafından yaptırıldığı hususunda dinlenen tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğu, binanın muris mi yoksa oğulları tarafından mı yaptırıldığı konusundaki karışıklığın davalılar ... ve ... babaları olan muris ... ile birlikte çalışmalarından kaynaklandığı, ancak binanın yapımı için anlaşılan ustaların veya taşeronların ödemelerini davalıların karşıladığı gibi tüm işlemleri kendilerinin takip ettiği, muris muvazaası nedeniyle iptal edilen 1996 yılındaki satış esnasında binanın mevcut olmadığı, murisin binanın yapımına maddi katkı sağladığı düşünülse dahi bu durumun binanın muris tarafından yaptırıldığı veya ona ait olduğu sonucunu doğurmayacağı, taraflar arasında görülen diğer davalarda (... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/100 ..., ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/424 ...) dinlenmiş tanık beyanlarının da benzer niteliklerde olduğu göz önüne alındığında dava konusu binanın davalılar tarafından meydana getirildiği kanaatine varıldığı, taşınmazın yalnızca arsa olarak değerlendirilerek ecrimisil hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 06.09.2008 ile 06.09.2009 tarihleri için 2.799,00 TL, 06.09.2009 ile 06.09.2010 tarihleri için 3.109,97 TL, 06.09.2010 ile 06.09.2011 tarihleri için 3.380,53 TL, 06.09.2011 ile 06.09.2012 tarihleri için 3.654,70 TL, 06.09.2012 ile 06.09.2013 tarihleri için 4.060,00 TL olmak üzere toplam 17.004,20 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, taşınmaz üzerindeki binanın muris tarafından yaptırıldığını, müvekkilinin kardeşi Mustafa ... ile davalılar ... ve ... arasında görülen aynı mahiyetli davada (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 01.12.2022 tarihli ve 2020/1610 ..., 2022/2959 Karar) mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın muris tarafından yaptırıldığı kabul edilerek ecrimisil hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.