7. Hukuk Dairesi 2023/2624 E. , 2024/2454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/747 E., 2023/984 K.
DAVA TARİHİ : 21.10.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/560 E., 2022/711 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne davacı vekilinin duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların paydaş olduğu dava konusu taşınmazdaki bağımsız bölümler ile mevcut binanın tamamının müvekkili tarafından vefat eden eşinden kendisine bağlanan ölüm aylığı geliri, ziynet eşyaları, mevcut tasarruftaki mevduat ve gündelik işlerden kazandığı para, çocukları olan ... ve ...'in İstanbul ...'de bulunan 2 adet mağaza, 2 adet daireden oluşan bahçeli binasının satış bedelinden ve babasından intikal eden miras payından elde ettiği paralar ile yaptırdığını belirterek 441 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümleri ile taşınmazdaki mevcut binanın tamamını davacı kendi nam ve hesabına yaptırdığından muhtesatın aidiyetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacı ...’ın müvekkillerin vefat eden kardeşi ... eşi olduğunu, ... ile ... arasındaki ve sonrasında ... ile ... arasındaki satım işlemlerinin gerçek işlem olmadığını, muvazaalı işlem olduğu ve karşılığında davacı ... tarafından herhangi bir bedel ödenmediğini, ...'nin çocukları üzerinde tam bir hakimiyet kurduğu ve ailenin tasarruf işlemleriyle bizzat ilgilendiğini, oğulları ... ve Muammer adına İstanbul'da taşınmazlar satın aldığını, İstanbul'da satışı yapılan taşınmazların davacı ... ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın muris ...'in sağlığında inşa edildiği, inşaatın devamı sırasında murisin ... Bankası hesabındaki paranın peyderpey çekildiği de yazıldığını, başkasına ait taşınmaz üzerine 12 bağımsız bölümden oluşan 5 katlı bina inşa edildiğine dair iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıklardan bir kısmının taşınmazın davacının parası ile kendi kullanımı için yaptırıldığını beyan ettiği, dosya arasına alınan Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/169 Esas sayılı dosyasının gerekçeli kararında "Taşınmaz üzerinde bulunan ve dava tarihi itibariyle birinci normal katı davalı ve ailesi tarafından kullanılan muhdesatın bütünün taşınmazın davalı ...'a temlik edilmesinden sonra ve ...'nin sağlığında inşa edildiği hususunda taraflar arasında niza yoktur. Niza, muhtesatın davalılara ait olup olmadığı noktasındadır. ...'nin, çocukları üzerinde tam bir hakimiyet kurduğu ve ailenin tasarruf işlemleri ile bizzat ilgilendiği, İstanbul'da biri oğlu ... diğeri oğlu Muammer adına taşınmazlar satın aldığı ve davaya konu 33 parsel üzerindeki binanın inşaası sırasında Muammer adına alınan taşınmazın satılarak bedelinin binanın inşasında kullanıldığı ... ile yakın ilişki ve muhabbeti olduğunu beyan eden davacı ... ...'un yeminli beyanından anlaşılmaktadır. Nitekim, İstanbul/...'de davalı ... adına kayıtlı herhangi bir taşınmaz olmadığı ... Tapu Müdürlüğü'nün 04/10/2016 tarihli cevabi yazısından, davalılar ... ve ... ait olup üzerinde 1 dükkan ve 2 meskenden oluşan tapusuz bir taşınmaz'ın 27/12/2010 tarihinde 3.bir kişiye satıldığı İstanbul/... Belediye Başkanlığı'nın 13/10/2016 tarihli cevabi yazısından anlaşılmış, muhtesatın davalılar tarafından inşa edildiğine dair ayrı bir talep veya dava bulunmadığı da nazara alınmıştır. Taşınmaz üzerindeki binanın temlik tarihinden sonra davalı ... tarafından inşa olunduğu iddia edilmekte ise de, taşınmaz üzerine davalı ... tarafından inşa edildiği iddia olunan bina, inşa eden davalı bakımından kişisel hak sağlayacağından ve bunun açılacak ortaklığın giderilmesi davasında gözetilmesi gerekeceğinden taşınmaz üzerindeki muhdesatla birlikte değerlendirilmiş ve davacıların miras payları oranında iptal ve tescil isteklerinin kabulüne karar verilmiştir." şeklinde tespit ve değerlendirmeler ile hüküm kurulduğu, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu karar eldeki davada kesin hüküm teşkil etmese de güçlü delil niteliğinde olduğu, söz konusu binanın tarafların murisinin sağlığında murisin parası ile yaptırıldığı, bu nedenle davacı tanıklarının beyanlarına güçlü delil karşısında itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konusu ve mahiyeti tamamen farklı aidiyetin tespiti davasında Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/169 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasındaki gerekçenin bağlayıcılığı veya kesin hüküm niteliği olmadığını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçe ile hükmün çelişmekte olduğunu, tanık beyanlarının iddialarını desteklediğini, tüm delil ve belgelerin yazılı delil niteliğini haiz kesin deliller olduğunu, ayrıca davalılar lehine yüksek vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684 ve 718 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!