7. Hukuk Dairesi 2023/2613 E. , 2023/3655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/267 E., 2020/292 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 12.11.2007 tarihli resmi satış vaadi sözleşmesi ile 137 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar adına kayıtlı payların tamamının satışının vaat edildiğini, satış bedelinin nakden ve tamamen ödenmiş olduğunu ancak davalıların tapuyu devretmediğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı hisselerin iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Müdahale talep eden ... vekili dilekçesinde; dava konusu 137 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından hak ve hisselerini satmayı vaadettiklerini ,müvekkilinin alacaklılardan biri olduğunu, müdahil olmada hukuki yararının bulunduğunu, davacı yanında asli müdahiliğe ve davalılar .., ..., ..., ..., .'ın 137 parseldeki hak ve hisselerinin tamamının terkin edilerek müvekkili ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının olmadığını, taşınmazın davalıların zilyetliğinde olduğunu, 10 yıllık sürenin geçtiğini, müvekkilleri adına vekaleten hareket eden Tahsin Öztürk'ün kötüniyetli olduğunu, daha sonra azledildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2017/4036 Esas, 2017/7554 Karar sayılı kararıyla ''davacı ...'ın Çatalca 2. Noterliği'nin 12/11/2007 tarihli satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı alacak hakkını sadece sözleşmenin tarafı olan...'a karşı ileri sürebileceği, sözleşmenin tarafı olmayan davalılara karşı ileri süremeyeceği, yine aynı şekilde asli müdahil davacı ...'in Bakırköy 45. Noterliği'nin 27/08/2012 tarihli satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı alacak hakkını sadece sözleşmenin tarafı olan Mehmet Emin Akkuzu'ya karşı ileri sürebileceği, sözleşme feshedilmesi bile davalılara ve davacıya karşı ileri sürebilecek bir hakkı olmadığı'' gerekçesiyle davacının ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 12.02.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yapılan incelemede; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 gün ve 2017/4036 Esas, 2017/7554 Karar sayılı ilamıyla; " davalılar......'a yöneltilen dava açısından ise; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mahkemece satış vaadi sözleşmesinde mülkiyeti devir borcu yüklenen tarafın tapu kayıt maliki olduğu gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği'' gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulduğu ve yagıtayın bozma sebebi olarak ismi sayılan davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirlediği'' gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ........ ve ...'ya yöneltilen dava konusu istanbul İli, Çatalca İlçesi, Nakkaş Mahallesi 137 parselde bulunan ve davalılar adına kayıtlı olan hissesinin tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, diğerlerine yönelik taleplerin reddine, asli müdahilin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; geçerli satış vaadi sözleşmesi ile kazanılan gayrimenkule ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmün kabul edilen kısmına yönelik taşınmazın tapu kaydında ihtiyati tedbir bulunduğu halde davalılar adına hisse bulunmadığı, devredilen kişilerin davaya dahil edilmesi gerekirken yapılmadığı, bu şekilde malik olamayan davalılar hakkında kurulan iptal hükmünün infaz kabiliyetinin olmadığı, davalı ... ve davacı ...'in ölü olduğu halde onlar hakkında da hüküm kurulduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
3.Dava açıldıktan sonra sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinde de dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir.
4.6100 sayılı HMK'nın 125/1. maddesine göre "Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir.
a)İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b)İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." düzenlemesini amirdir.
5. Somut olaya gelince; dava konusu 137 parsel sayılı taşınmazın yenileme sonucu 105 ada 43 parsel numarasını aldığı bu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde aleyhine karar verilen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... ... ve ...'nın taşınmazda payları bulunmadığı anlaşılmakla, tapu kaydında payları bulunmayan kişiler hakkında paylarının iptaline karar verilmesi doğru görülmediği gibi dava tarihinden sonra pay alan kişiler yönünden de 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesi hükmünün uygulanmaması da doğru görülmemiştir.
Bu durumda bu parsel ile ilgi olarak yukarıda açıklandığı üzere son tapu kaydı getirtilerek davada yer almayan malikler davaya dahil edilmeli ve davacıya HMK 125. maddesi gereği seçimlik hakkı hatırlatılmalı ve davaya öyle devam edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!