7. Hukuk Dairesi 2023/2518 E. , 2024/2702 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1337 E., 2023/105 K.
DAVA TARİHİ : 30.03.2018
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/128 E., 2020/192 K.
Taraflar arasındaki temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kendi murisi İbrahim Kaya ile davalının murisi ... arasındaki ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile davalının murisi ...'a ait 14 adet taşınmazın, kendi murisi İbrahim Kaya'ya verildiğini fakat bunlardan 13 adedinin temlik ve tescil işlemlerinin tapuda gerçekleştirilmesine rağmen dava konusu 104 ada-19 parsel sayılı taşınmazın tapudaki işlemlerinin hataen gerçekleştirilmediğini, bu taşınmazın da diğer taşınmazlar gibi fiilen teslim edilmesi nedeni ile muris İbrahim Kaya ve sonrasında da kendisini tarafından kullanıldığını hatta taşınmaz üzerine kendisini tarafından ev ile eklentilerinin inşa edildiğini, bu nedenle iyi niyetli olduğunu ve bina değerinin açık bir şekilde arsa değerinden fazla olduğunu, taşınmazın bedelini yatırmaya hazır olduğunu ileri sürerek temlik tescil hukuki sebebine dayalı olarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 2017/419 Karar sayılı dosyada aynı taşınmazlar için satın aldıklarını beyan edip bu dosyada ise ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile bağış yolu ile aldıklarını belirtmesinin çelişkili olduğunu, diğer taşınmazları da davacı ile murisinin gasp ettiğini, bu taşınmazı da mahkeme yolu ile elinden almaya çalıştıklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temliken tescile ilişkin şartların gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; iyi niyet şartının gerçekleşmediği, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve haksız tedbir tazminatı talepli olarak açtıkları karşı davanın tekrar bu dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, bedelin depo edilmesi kararı ile tapuda işlem yapılabileceğinden mahkemece ayrı tapu iptal-tescil hükmü kurmasına gerek olmadığını, dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderlerinin kendisine yüklenmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının murisi İbrahim Kaya ile davalının murisi ... arasında düzenlenen 06.01.1992 gün ve 10 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakım sözleşmesine ilişkin resmi senedin incelenmesinde; dava konusu 104 ada-19 parsel numaralı taşınmazın bu sözleşmede yer almadığı açıklanmıştır. Davacı tanığı Mehmet Kaya'nın, yine aynı davalıya yönelik olarak 14 adet taşınmazın kendi murisi İbrahim Kaya tarafından, davalının murisi ...'dan satın alındığı, 13 adedinin tescilinin yapıldığı, 104 ada-19 parsel sayılı taşınmazın ise unutulduğu gerekçesi ile muhdesatın aidiyetine yönelik olarak açılan Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/464 Esas, 2017/419 Karar sayılı dosyasında 5 mirasçı ile birlikte davacı sıfatı ile yer aldığı görüldüğünden, istinaf incelemesine konu olan bu dosyadaki beyanına itibar edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Davacının ön şart olan iyi niyet hususunu ispatlayamadığı, dolayısı ile diğer şartlar gerçekleşse dahi öncelikli şartın gerçekleşmemesi nedeni ile davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı vekilinin 05.03.2023 tarihli duruşmada taşınmazın mülkiyet hakkının davacıya verilmesini kabul ettikten sonra kararı istinaf etmesinin kötü niyetli olduğunu, arazi değerini depo etmelerinin üzerinden uzun zaman geçmesi sebebiyle zarara uğradıklarını, Mehmet Kaya'nın bir önceki dosyanın davacısı olması nedeniyle beyanına itibar edilmemesi gerektiği sonucuna nasıl varıldığını anlayamadıklarını, tanık H. Hüseyin Kaya'nın beyanının değerlendirilmediğini, eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temliken tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tâbi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı veklince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!