7. Hukuk Dairesi 2023/2498 E. , 2023/3959 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/148 E., 2022/442 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki mera kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; İslahiye ilçesi, Çubuk Köyü 142 No.lu mera parseli içerisinde kalan 5.000,00 m²'lik yüzölçümündeki yerin mera olmadan önce çekişmesiz ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, dava konusu yer hakkında zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuktan sonra bu yerin 14/12/2009 tarihinde mera olarak köy orta malı siciline tescilinin yapıldığını, 142 No.lu mera parseli içerisinde kalan 5.000,00 m²'lik bu bölümün mera sınırlandırılmasının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Çubuk Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi köy muhtarı, mera işlemlerinin 1960 yılında kesinleştiğini, bu nedenle hak düşürücü süre söz konusu olduğunu, meranın devlet malı niteliğinde olduğunu ve zilyetliğe dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açılamıyacağından davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili de davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarih ve 2012/468 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.03.2021 tarih ve 2020/4450 Esas, 2021/1845 Karar sayılı ilamı ile;
1. Hukuki nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu olamazlar. Bu nedenle de mülkiyeti devlete ait olan yerlere ilişkin davayı Hazine açabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri ve belediyelerin de dava açma hakları vardır.
2. Davacı, dava dilekçesinde 142 mera parseli içerisinde kalan yerin nizasız fasılasız malik sıfatı ile zilyetliğinde olduğu iddiası ile TMK 713 maddesine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Bu tür davaları zilyetlik iddiasında bulunan gerçek kişilerin açmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının aktif dava ehliyeti bulunduğundan şüphe duyulmamalıdır.
3. Mahkemece yapılması gereken iş; davacı hakkında zilyetlikten edinim araştırması yapılarak TMK 713 maddesi uyarınca deliller toplanmalı, taşınmazın vasfı şüpheye yer bırakmayacak şekilde komşu parsel ve dayanakları da getirtilerek tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
4. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru olmamıştır gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde;
1. Dava konusu taşınmaz için zilyetlik ile iktisaba ilişkin kanun hükmünde belirtilen şartlar oluşmamıştır. Ayrıca Kadastro Kanunu’nda belirtilen kadastro öncesi nedenler sebebiyle itiraza ilişkin 10 yıllık zamanaşımı süresi de dolmuştur. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazımız bulunduğunu,
2. Dava konusu taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğini,
3. Zilyetlik ile kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4342 sayılı Mera Kanunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!