7. Hukuk Dairesi 2023/2497 E. , 2024/2237 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2414 E., 2023/282 K.
DAVA TARİHİ : 22.01.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/13 E., 2022/106 K.
Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının annesinin yaklaşık 1 yıl önce vefat ettiğini, vefat etmeden yaklaşık 3 yıl önce Afyonkarahisar ili, Emirdağ ilçesi, ..., Cumhuriyet Mahallesi 327 ada 1 parsel ile 327 ada 2 parsel sayılı taşınmazları müvekkilinin kardeşi olan ...'nın oğlu ...'ya karşılıksız olarak bir şekilde devrettiğini, murisin davaya konu taşınmazları hem müvekkili hem de dava dışı mirasçılarının mirastan pay almasını engellemek, hem de diğer mirasçı ... ve oğlu ...'ya kazandırma yapmak için devrettiğini, taşınmazların bağışlandığı yıl davalının ergin olmadığını, taşınmazların satılmasının veyahut bağışlanmasını gerektirir bir husus olmadığını, davalının mirasçılardan mal kaçırmak kastıyla vefat etmeden 3 yıl önce bağışladığını, bu nedenle taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilinin saklı payı oranında tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tenkis davasında hak düşürücü süre olduğunu, davacının dava konusu taşınmazların bağışlandığını bildiğini, hak düşürücü süre sonrasında davayı açtığını, murisin kendi rızası ile torununa bağış yaptığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının murisi ...'nın 21.01.2018 tarihinde vefat ettiği, davanın 22.01.2020 tarihinde açıldığı, tenkis davası açma hakkının, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamenin açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşeceği, davanın dinlenebilmesi için hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, hak düşürücü sürenin başlaması için, miras bırakanın vefat etmiş olması ve saklı payın ihlal edildiğinin öğrenilmiş olması gerektiği, tanık beyanlarından davacının tenkis talebine konu devirleri henüz murisi sağ iken öğrenmiş olduğu ve murisin vefatından itibaren 1 yıl geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca sunulmuş olan deliler ile iddialarını ispatladıkları halde yerel mahkemece davalarının reddedildiğini, delilleri ile hukuki sebeplerinin eksik ve yanlış değerlendirildiğini, husumetli olunan bağış yapıldığını bildiği halde net olarak söylemeyen tanık anlatımları dışında başkaca delil olmadığını, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun) 560 ıncı vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!