WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2454 E.  ,  2024/2374 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/385 E., 2023/680 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2022/49 K.

Taraflar arasındaki suya yapılan müdahalenin önlenmesi, ecrimisil ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 56 ada 1, 2, 3 ve 4 No.lu parsel sayılı taşınmazların maliki olduğu, taşınmazlardan çıkan kaynak suyuna ... Belediyesi tarafından müdahale edildiğini, borular döşenerek ... ilçesinde bulunan İmam Hatip Lisesinin bahçesinin dışında bulunan köşedeki çeşmeye getirildiği, bahsi geçen suyun kaynak suyu olduğu, yeraltı suyu olmadığı, belediyenin taşınmaza zarar vererek iş makinası soktuğunu belirterek, el atmanın önlenmesini, davalı tarafça döşenen su boruların kalini ve müdahale tarihinden itibaren belirelenecek ecrimisilin ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu suyun genel su hükmünde olduğu, davacının mülkiyetinde olan taşınmazlarla bir ilgisi bulunmadığını, tapusuz yerden çıkan çeşme suyu özel su olarak kabul edilemeyeceğini, bahsi geçen suyun davacının taşınmazından çıkış olsa dahi genel su hükmünde olduğu, hiçbir zaman özel mülkiyete söz konusu olmadığı, davacının bu suda üstün bir hakkının bulunmadığını, bu suyun kadimden beri bahsi geçen yerde aktığını, suyun kamu tarafından içme suyu olarak kullanılsın diye vatandaşlar tarafından imece olarak getirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.02.2022 tarihli ve 2021/114 Esas, 2022/49 Karar sayılı kararıyla, dava konusu suyun davacıya ait parsel içinden çıktığı, komşu parsellerde ve suyun götürüldüğü İmam Hatip Lisesi bölgesinde şebeke suyu bulunduğu anlaşılmakla yöre halkının davacıya ait parselden çıkan suya ihtiyacı bulunmadığı, davacının tarımsal faaliyette kullanmak için suya ihtiyacı bulunduğu belirtilerek el atmanın önlenmesine ilişkin istemin kabulüne, davacının taşınmazı satın aldıktan çok uzun zaman sonra ecrimisil istemesinin ise dürüstlük kuralına aykırı olduğu belirtilerek ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda, müvekkilinin taşınmazı satın aldığında taşınmazda herhangi bir tarım faaliyeti yapmadığını, ancak daha sonra taşınmazı kullanmak istediğini, müvekkilinin arazisinde de taşınmaza ait su bulunduğunu, bu suyu kullanmak istediğinde bu suyun gittiği yeri araştırdığını ve suyu Belediyenin kullandığı sonucuna ulaştığını, müvekkilinin ihtiyacı dilediğinde bu suyu kullanmak isteyebileceğini, bunun dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, müvekkilinin bu süreçte suyu kullanamadığını ve zarara uğradığını ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf başvurusunda, bilirkişi raporunda dava konusu olan suyun, belirli bir kazı yapılarak yeryüzüne çıkarılmış bir yeraltı suyu olduğu belirtildiğini, suyun devletin hüküm ve tasarrufu altında olan genel su niteliğinde olduğunu, yerel mahkeme suyun boşa aktığı varsayımı ile kısmen kabul kararı vermiş ise de, dava konusu suyun kadimden beri ilçe halkı, özellikle de bölge halkı tarafından içme ve kullanma suyu olarak kullanıldığını, ... Belediyesi’nce 20 yılı aşkın süredir bu çeşmenin bakımı yapıldığını ve suyun halka temiz ve sağlıklı bir şekilde gelmesi için her türlü olanağın belediye tarafından sağlandığını, dava konusu su kaynağı çevresinde başkaca içme ve kullanma suyu da bulunmadığını, davanın kabulü halinde bölge halkının şebeke suyu içmek zorunda kalacaklarını, davacının dava konusu suya ihtiyacı bulunmadığını, bilirkişi raporunda davaya esas değerin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü, 722 inci, 995 inci, 718 inci, 756 ncı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.