WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2437 E.  ,  2024/2373 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/583 E., 2023/522 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/228 E., 2021/508 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil, el atmanın önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ecrimisil, el atmanın önlenmesi yönünden kabulüne, tazminat yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu 264 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 No.lu bağımsız bölümü 25.03.2016 tarihinde satın aldığını, davalıya .... Noterliğinin 06.04.2016 tarihli ihtarnamesi ile tahliye edip teslim etmesi ve tahliye edinceye kadar da aylık 1.500,00 TL kira ödenmesini ihtar ettiğini, davalının ihtarnameye olumlu cevap vermemesi üzerine müvekkilinin Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2016/9966 Esas dosyası ile tahliye talepli icra takibi başlattığını ancak davalının itiraz ettiğini belirterek; el atmanın önlenmesini, tapu devir tarihi olan 25.03.2016’dan itibaren ödenmesini, İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü 2016/9966 Esas sayılı dosyası durdurulduğu için %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu dairenin müvekkiline ait olduğunu, davacıya yapılan satışın geçersiz olduğunu, müvekkilinin bu amaçla davacı aleyhinde tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2016/228 Esas 2021/508 Karar sayılı kararıyla; davalının İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/179 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği belirtilerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisile yönelik davasının kabulü ile, el atmanın önlenmesine, 2.585,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, davanın niteliği itibari ile davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin kiracı sıfatı ile taşınmazı kullandığını, ayrıca intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın davalının kullanımında olduğu, davalının açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedilerek kesinleştiği, davalının taşınmazda mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, tüm aşamalarda ve açtığı tapu iptal davasındaki beyanlarında mülkiyet iddiasında bulunduğu, kiracı olduğuna dair bir beyanının olmadığı, hakkındaki icra takibine itirazında da kiracı olduğuna dair bir beyanının bulunmadığı, davacının taşınmazı edindikten sonra çektiği tahliye ihtarnamesinde kiracı sıfatını kullanması keza bu şekilde takip yapmış olmasının taraflar arasında geçerli bir kira ilişkisi bulunduğunu ve hukuki işlemlerde yanılmış olmasının ikrar olarak kabule olanaklı olmadığı dikkate alındığında taraflar arasında taşınmazın davalı tarafından kullanımını haklı kılacak şekilde geçerli bir akdi ya da hukuki ilişki bulunmadığı, davacının mülkiyet hakkına göre el atmanın önlenmesi talebinin kabulü kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun el atmanın önlenmesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, ecrimisil hükmüne yönelik istinaf başvurusunun miktar yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde; istinaf başvurusunda belirttiği gerekçeleri tekrar etmiş ve ayrıca vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil, el atmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.