WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2436 E.  ,  2024/2716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/692 E., 2023/597 K.
DAVA TARİHİ : 25.09.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/435 E., 2021/743 K.

Taraflar arasındaki asıl davada ecrimisil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Belediyesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerine ait eski 73 parsel numaralı taşınmazın imar uygulaması neticesinde 693 ada 2 parsele dönüştüğünü, davalı ... Başkanlığınca yapılan imar uygulaması neticesinde taşınmazın %60’lık kısmının yola dahil edildiğini, işlemin iptali istemiyle İstanbul 3. İdare Mahkemesinde 2009/789 Esas sayı ile açılan davanın müvekkilleri lehine sonuçlandığını, ve derecattan geçerek 19.04.2017 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın tamamının müvekkillerine ait olduğunu, müvekkillerinin belediye tarafından plan tadilatı yapılmasını beklediklerini ancak davalılar tarafından bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını, 2014 yılında davalılarca taşınmaza fiilen el atıldığını ve hiçbir kamulaştırma işlemi olmadan taşınmazdan yol geçirildiğini ileri sürerek, 693 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yol olarak el atılan kısmı için ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava konusu taşınmazın yol olarak el atılan kısmına el atmanın önlenmesi ile taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak müvekkili idare tarafından alınmış bir kamulaştırma kararı bulunmaması nedeniyle müvekkili idare açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu 693 ada 2 parselin imar planında “... İş Merkezleri (Ticaret+Hizmet+Konut)” fonksiyonunda kaldığını, hukuka uygun olarak yapılan işlem ile ilgili ecrimisil talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve 2019/435 Esas, 2021/743 Karar sayılı kararıyla; davacıların maliki olduğu kadastral 73 parselde yapılan imar uygulamasının İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin 01/06/2017 tarihinde kesinleşen ilamı iptal edildiği, bu durumda kadastral 73 parselin hukuken varlığını koruduğu, bilirkişi raporuna göre kadastral 73 parsele 1717,63 m2 yol olarak el atıldığı, taşınmazın ana arter vasfında olması nedeniyle sorumluluğun davalı ...'de olduğu, yol olarak el atılan 1717,63 m2 kısım bakımından 396.566,43 TL toplam ecrimisil hesap edildiği, bu tutar üzerinden ıslah dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla, ecrimisil istemli asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne davalı ... Belediyesi yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, birleştirilen el atmanın önlenmesi ve yıkım davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Belediyesi vekili istinaf başvurusunda; istinaf başvurusunda, uzlaşma yoluna gidilmesi dava şartı olduğunu, mahkemece bu hususun resen araştırılması gerektiğini, huzurdaki davada haksız işgal tazminatı için gerekli olan şartların mevcut olmadığını, ... tarafından davacılara ait parsel işgal edilmediğini ya da işgal edilip de bu parselden doğrudan doğruya ... tarafından bir menfaat temini sağlanmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu taşınmazın niteliği ve değerine etki eden hususlar dikkate alınarak ve resen emsal araştırması yapılarak başlangıç ecrimisil miktarının tespit edildiği ve yukarıda belirtilen ilkelere uygun şekilde sonraki dönem ecrimisil bedellerinin hesaplandığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı belirtilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Belediyesi vekili temyizinde; istinaf başvurusunda belirttiği gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

3. Değerlendirme
Ecrimisil, haksız fiilden kaynaklı olarak mülk sahibi tarafından haksız işgalciden istenen bir tazminattır. Somut olayda, davacı tarafa ait 73 parsel sayılı taşınmaz imar uygulaması sonucunda 693 ada 2 parsel olmuş ve kalan kısmı ise yol olarak tescil harici bırakılmıştır. Davacı tarafın istemi, imar uygulaması sonucunda oluşan yola ilişkin olup, imar uygulamasının iptali ile tapu kayıtları kendiliğinden eski hale dönmeyeceğine göre, davacı tarafça halen kendi mülkiyetinde bulunmayan bir alana yönelik olarak ecrimisil istenemez. O halde, mahkemece asıl davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.