WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2402 E.  ,  2024/2564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1802 E., 2023/459 K.
DAVA TARİHİ : 13.02.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/65 E., 2020/196 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacıların murisi ...'ın 23.11.2016 tarihinde vefat ettiğini, murisin 07.06.2004 tarihinde davaya konu vasiyetnameyi tanzim ettiğini, vefatından sonra İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1866 Esas sayılı dosyası ile vasiyetin açıldığını ve halen derdest olduğunu, murisin düzenlediği vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunu'nun 557/1 inci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden iptali gerektiğini, murisin davaya konu vasiyetnameyi düzenlediği sırada temyiz kudretinin bulunmadığını, murisin alzhemir hastası olduğunu ve vasiyetname düzenlemeye ehil olmadığını, vasiyetnamenin düzenlediği sırada alınan raporun murisin ehil olduğunun belirlenmesi açısından yeterli olmadığını, murisin vasiyetnameyi diğer yasal mirasçılardan miras paylarını kaçırma amaçlı muvazaalı bir şekilde düzenlediğini, murisin davacılardan...'e vasiyet etmeyi teklif ettiğini, ancak davacı ...'in diğer kardeşlerinin de hakkı olduğunu belirterek bu teklifi kabul etmemesi üzerine murisin davacıya küstüğünü, vasiyet edilen kişilerin murise bakmadıklarını, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla davaya konu vasiyetnamenin şekli olarak düzenlendiğini beyan ederek davaya konu vasiyetnamenin iptali ile bunun mümkün olmaması halinde muris muvazaası nedeniyle vasiyete konu taşınmazların davacıların yasal miras payları oranında iptali ile tapuya tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; davalılar ... dışında tarafların ortak miras bırakanı olan ...'ın 23.11.2016 tarihinde çocuksuz ve dul olarak vefat ettiğini, murisin davaya konu vasiyetnameyi kendi istek ve arzusu ile düzenlediğini, murisin ölümünden sonra durumdan haberdar olan davacıların bu davayı açtıklarını, dava dilekçesinde iddiaların aksine vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin akıl sağlığı ve temyiz kudretinin yerinde olduğunu, akıl ve ruh sağlığı bakımından hiçbir rahatsızlığının söz konusu olmadığını, vasiyetnamenin iptaline yönelik iddiaların hem murisin anısına saygısızlık ve hem de isteklerine aykırılık oluşturduğunu, murisin rahatsızlığının Romatoid Artrit hastalığı olup, bakıma muhtaç yaşadığını, müvekkillerinin 15-16 yıl murise aralıksız ve bilfiil baktıklarını ve her türlü ihtiyaçlarını karşıladıklarını, murisin kendi isteği ve iradesi ile hiçbir kimsenin baskısı olmadan ve mal kaçırma saiki de gütmeden vasiyetname düzenlediğini ve sağlıklı olduğunu da sağlık raporu ile belgelediğinden bahisle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 07.06.2004 tarihli vasiyetname, vasiyete ekli Devlet Hastanesi'nden alınan rapor, dinlenen tanık beyanları, tapu kaydı ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre vasiyetname tarihi itibariyle murisin akıl sağlığının yerinde olduğu, dolayısıyla fiil ehliyetine haiz olduğu, bu durumda düzenlenen vasiyetnamenin şekil ve içerik bakımından geçerli olup, iptalini gerektirir herhangi bir hususun olmadığı, TMK 557 nci maddesinde vasiyetnamenin iptali sebebinin sınırlı olarak sayıldığı, eldeki davada bu koşullardan hiçbirinin oluşmadığı, içerik itibariyle de davalıların murise ölünceye kadar baktıkları, dolayısıyla davalı yanın edimini yerine getirdiğinden muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının dinlenme olanağının da bulunmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin iş bu vasiyetnameyi düzenlemeden önce müvekkillerinden ...’a 2003 yılında vasiyet bırakmayı teklif etiğini, müvekkili ..., diğer kardeşlerinin de hakkının olduğunu bu nedenle bu vasiyeti kabul etmeyeceğini belirttiğini, bu konuşmadan sonra murisin müvekkile küstüğünü, bu gelişmeden sonra murisin diğer kişiler lehine vasiyet düzenlediğini, muris vasiyetinde her ne kadar vasiyet lehine düzenlenen kişilerin kendisine karşılıksız baktığını belirtmişse de bu kişiler hiçbir zaman murise bakmadıklarını, muris, diğer mirasçılardan mal kaçırmak için şekli olarak iş bu vasiyetnameyi düzenlediğini, bu vasiyeti müvekkillerinden mal kaçırma amaçlı düzenlediğini, iş bu nedenle muvazaa nedeniyle, vasiyetinin iptali ile, vasiyete konu taşınmazların müvekkillerinin yasal miras payları oranında iptali gerekirken, mahkeme gerekçeli kararında, davalıların uzun süre boyunca murise bakmalarını gerekçe göstererek muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasını reddettiğini, kabul anlamına gelmemek koşulu ile davalıların murise uzun süre bakmaları, murisin muvazaa yapmadığı anlamına gelmediğini, oysa ki dosya kapsamına bakıldığı, murisin vasiyetnameyi düzenlemeden önce, davacı müvekkile taşınmazların kendilerine verilmesi için teklifte bulunulduğu müvekillerinin bunu kabul etmediğini ve bu nedenle aralarının açıldığı dosya kapsamında dinlettiğimiz tanık beyanları ile sabit olduğunu, bu nedenlerle, mahkemenin muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescilinin reddine ilişkin gerekçeli kararı dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrarlar kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4271 sayılı Kanun'un 557 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.